?> tepeleme arşivleri - Sayfa 2 / 4 - Tepeleme
Mar 142014
 
410 views

EFT Videoları

Joe vitale
Bu videoda Joe Vitale, EFT ile nasıl tanıştığını, topluluk önünde konuşma korkusundan ve gereksiz kilolarından nasıl kurtulduğunu anlatıyor. Tıklayın. İzleyin.

EFT – Tepeleme konusunda daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız, sitemizdeki diğer yazıları da okuyabilirsiniz.

Ahmet Aksoy

 

Tem 302013
 
496 views

Bu Kahverengi Kıllı Canavarlar İle Nasıl Başa Çıkarız?

Daha konuşmaya başlamadan, yüzünde bir tiksinti ifadesi belirdi.

“Benim sorunum böceklerle..” dedi. Bunları söylerken, tedirgin bakışlarıyla etrafı tarıyordu. “Kendi evim dışında hiç bir yerde rahat edemiyorum. Sokakta bile…”

Hamam Böcekleri

Hamam Böcekleri

Aynı zamanda uçak korkusu da varmış ama, böcek korkusuna kıyasla sözünü etmeye bile değmediğini söyledi.

Böcek Korkusu, yurtdışında başlamış. Gittiği ülkede havalar çok sıcak ve nemliymiş. Orada, ülkemizdekilere kıyasla çok iri ve çok hızlı hareket eden kahverengi hamam böcekleriyle karşılaşmış. Evlerde, bahçelerde, parklarda, hatta sokaklarda…

Kendi evi dışındaki neredeyse her mekanda bu davetsiz konuklarla karşılaştığını anlattı. Bir arkadaşı onu bir bahçe partisine davet etmiş. Güleryüzlü insanlar, müzik, sohbet… Derken, bir ara, kolunun üzerinde bir gariplik hissetmiş. Kafasını çevirip baktığında orada, kolunun üzerinde kocaman, koyu kahverengi, kıllı bir böceğin kendisine baktığını görmüş. Bir anda çığlık çığlığa bağırarak panik içinde oradan oraya koşmaya başladığını anımsıyor. Ama sonra, film kopmuş!..

“O tarihten sonra, böcek görmeye dayanamaz oldum.” dedi. “Ama her böcek değil. Mesela örümcek veya sinekler beni çok fazla etkilemiyor. Onlardan da hoşlanmıyorum ama, o kahverengi, tüylü şeylere hiç dayanamıyorum!” Bunları söylerken yüzü allak bullak oluyordu.

Konuşmayı biraz derinleştirdik.

Yurtdışına gitmeden 2 yıl kadar önce, Türkiye’deyken de bir olay yaşamış.

Eşiyle birlikte yakın bir arkadaşlarının evinde konuk olmuşlar. Her şey yolundaymış. Keyifli bir akşam geçirmişler. Gece de orada kalmışlar.

Danışanımız sabaha karşı bir huzursuzluk duygusuyla uyanmış. Ortalık alacakaranlıkmış. Etrafına bakındığında odanın her yerinde; duvarlarda, tavanda, masanın üzerinde bazı karaltılar görmüş.

“Önce o karaltıların ne olduklarını anlamadım.” diye açıkladı. “Fakat, ışığı yaktığımda, tüm o karaltılar bir anda kaçışmaya başlayınca, durumu kavradım!.. İşte o an elim ayağım kesildi! Sanki bir şeyler üzerime çullandı, nefes alamaz oldum. Tek istediğim şey, bir an önce oradan ayrılmaktı. Derhal eşimi uyandırmaya çalıştım ama, uykusu o kadar ağırdı ki, bir türlü uyandıramadım! Sonunda dayanamadım, panik içinde, tek başına sokağa fırladım!”

Genel olarak böceklere karşı bir tiksinti duymakla birlikte, sadece kahverengi olan ve hızlı hareket eden böcekler karşısında kontrolünü kaybediyormuş.

Böceklerle ilgili bir anısını ve o sırada yaşadığı duyguları zihninde yeniden canlandırmasını istedim. Yüzü buruştu. Ellerini göğsüne götürdü: “Kalbim ve göğsüm sıkışıyor, nefes almakta zorlanıyorum!” dedi.

Sıkıntısının şiddeti 7 düzeyindeydi.

Önce kurgu cümlesini oluşturdum:

“Yakınımda kahverengi ve hızlı yürüyen bir böcek görsem bile kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.”

Bu cümleyi daha kolay söylenebilecek ve sıkıntıyı daha iyi yansıtan yeni bir forma dönüştürdük:

“Kahverengi, ev tipi böceklerden korkuyor olsam da, kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.”

Zamanımız kısıtlıydı. Bu yüzden, kısa uygulama yapmayı tercih ettim.

İlk tur sonunda sıkıntı şiddeti 7’den 4’e indi. Ancak, kalbindeki ve göğsündeki daralma duygusu devam ediyordu.

İkinci tur sonunda kalp ve göğüs sıkışması yine vardı, ama sıkıntı şiddeti 3’e inmişti.

Bir kez daha uyguladık.

Bu kez danışanımızın kalbindeki sıkışma ortadan kalktı. Korku ise kendini sıradan bir tiksintiye bıraktı.

Ahmet Aksoy

Haz 112013
 
353 views

İşyerindeki Sorunlarımızı Tepelemek

bully3

İşyerleri, doğal olarak, bir çok problemi de barındırır.  Bu problemlerden bazıları kolayca atlatılır. Bazıları ise kalıcı hasarlar bırakır. Küçük kıskançlıklar ve çekemezlik sorunlarıyla başa çıkmak genellikle pek zor olmaz. Ancak  cinsel taciz ve mobbing gibi gizli, yarı gizli veya sistematik saldırılarla başa çıkmak hiç te kolay değildir.

Sıkıntının nedeni ve yöntemi ne olursa olsun,  kendimize güven duygumuzu asla yitirmemeliyiz.

EFT-tepeleme, bu açıdan bize çok yararlı araçlar sunar. Dile getirmekte, ya da başkalarıyla paylaşmakta bile zorlandığımız sorunlarla yüzleşmek; kişiliğimize sahip çıkmak ve kendimize güvenimizi pekiştirmek için bu araçlar yaşamsal öneme sahiptir.

Bayan danışanımız, 25 yaşlarında. Son işyerinden, işverenin yakın bir akrabasının uyguladığı yıldırma politikası -mobbing- nedeniyle ayrılmış. Yeni bir işe girmiş. Ancak, yeni işyerinde de benzer sorunlarla karşılaşmaktan korkuyor.

Korku, vücudunun bir kaç bölgesini birden etkiliyor.
Ensede ve şakaklarda ağrı, göğüste daralma var…
Yaşanan sıkıntının şiddetini  7 olarak saptadık.

Kurgu cümlemizi şöyle oluşturduk:
Eski işyerimde sorunlar yaşamış olsam da, kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.

Karate noktasına parmaklarımızla vururken kurgu cümlemizi 3 kez peşpeşe tekrarladık:

”Eski işyerimde sorunlar yaşamış olsam da, kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.”

Sonra vuruşlara geçtik:

Kaşın başlangıcı: Sorun yaşamış olsam da…
Göz ucu: Sorun yaşamış olsam da…
Göz altı: Sorun yaşamış olsam da…
Burun: Sorun yaşamış olsam da…
Çene: Sorun yaşamış olsam da…
Köprücük kemiği: Sorun yaşamış olsam da…
Koltuk altı: Sorun yaşamış olsam da…

Parmaklardaki noktalarla devam ettik.
Baş parmak: Sorun yaşamış olsam da…
İşaret parmağı: Sorun yaşamış olsam da…
Orta parmak: Sorun yaşamış olsam da…
Serçe parmak: Sorun yaşamış olsam da…

Gamut serisine geçtik.
Gamut noktasına sürekli vururken gözlerimizi kapadık…
Gözlerimizi açtık…
Başımızı oynatmadan sağ aşağı baktık…
Başımızı oynatmadan sol aşağı baktık…
Gözlerimizi saat yönünde çevirdik…
Gözlerimizi ters saat yönünden çevirdik…
“İyi ki doğdun” melodisini mırıldandık…
Hızlıca birden beşe kadar saydık…
Melodiyi tekrar mırıldandık…

Vuruşları ve 9-gamut serisini baştan sona ikinci kez tekrarladık. Tüm seri bitince derin bir nefes aldık ve ciğerlerimizi sıkıntılarımızla beraber bir hamlede boşalttık.

Değerlendirme yapmak için gözlerimizi kapadık. Yaşadığımız duygusal baskının yerini ve şiddetini tekrar saptadık: Ensedeki ağrı biraz daha azalmış ve yukarı doğru kaymıştı. Şakaklardaki ağrı kaybolmuş, yürekteki daralma biraz daha hafiflemişti. Şiddet ise 4′e kadar düşmüştü.

Oturum sırasında, danışanımızın gülümsemesi giderek belirginleşti. Rahatlamakta olduğu kolayca görülüyordu.

Tekrar baştan başlayarak kurguyu, vuruşları, 9-gamut serisini, vuruşları ve 9-gamut serisini bir kez daha yineledik. Danışanımızın sıkıntı şiddeti 2′ye düştü.

Son seride olumlamaları da devreye soktuk.

Kurgu cümlemiz yine aynı kaldı. Karate noktasına parmaklarımızla vururken kurgu cümlemizi 3 kez peşpeşe tekrarladık:
”Eski işyerimde sorunlar yaşamış olsam da, kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.”

Sonra vuruşlara geçtik:
Kaşın başlangıcı: Sorunlar yaşadım…
Göz ucu: Yine olabilir…
Göz altı: Yine sorun yaşayabilirim…
Burun: Herşey olabilir…
Çene: Yine sorun yaşayabilirim…
Köprücük kemiği: Sorunlarım olsa da…
Koltuk altı: Onlarla başedebilirim…

Parmaklardaki noktalarla devam ettik.
Baş parmak: Sorun yaşamış olsam da…
İşaret parmağı: Hiç önemli değil…
Orta parmak: Tekrar yaşayabilirim…
Serçe parmak: Herşeye hazırım…

9-Gamut serisine geçtik.
Gamut noktasına sürekli vururken gözlerimizi kapadık…
Gözlerimizi açtık…
Başımızı oynatmadan sağ aşağı baktık…
Başımızı oynatmadan sol aşağı baktık…
Gözlerimizi saat yönünde çevirdik…
Gözlerimizi ters saat yönünden çevirdik…
“İyi ki doğdun” melodisini mırıldandık…
Hızlıca birden beşe kadar saydık…
Melodiyi tekrar mırıldandık…

Sonra ikinci seri vuruşlara geçtik:
Kaşın başlangıcı: Ben kendime güveniyorum…
Göz ucu: Sorunlarla başa çıkabilirim…
Göz altı: Ben güçlüyüm…
Burun: Ben kendime güveniyorum…
Çene: Sorunları çözerim…
Köprücük kemiği: Kontrol bende…
Koltuk altı: Kendime güvenim tam…

Ve derin bir nefes alıp, tek hamlede boşalttık.

Tüm sıkıntılarımızla yüzleştik… Yeni sorunlarla yüzleşmeye de hazırız…

Ahmet Aksoy

Haz 092013
 
355 views

Yine korkulardan bahsedeceğim.

ÖlümÇünkü, ne yaparsak yapalım, korkular, yaşamımızın doğal bir parçası olmaya devam ediyor. Onlardan kaçmanın, onları görmezden gelmeye çalışmanın bize bir faydası olmuyor. Korkularımızı tetikleyecek ortamlardan kaçınmanın da hiç bir yararı yok.

Korkularımızı biz seçmiyoruz. Onlar, bizim bilinçli tercihlerimiz değil. Ama varlar. Biz istemesek te, var olmaya devam ediyorlar.

İşte bu yüzden, korkularımızla başa çıkmanın aslında hiç te o kadar zor olmadığını bilmeli, çözüm yolları bulunduğunun  farkında ve bilincinde olmalıyız.

Orta yaşlıların yaşadığı en yaygın korkulardan biri, ölüm korkusu.

Mantıklı bir durum. Yaşamak, güzeldir ne de olsa. Yaş ilerleyince, kaçınılmaz olan son da yaklaşıyor ve korkuyu tetikliyor.

Ancak, danışanlarımızla yaptığımız görüşmelerde ölüm korkusunun aslında pek te kişisel olmadığını gözlüyoruz.

Aslında insanlar ölmekten korkmuyor.  Onların asıl korkuları, kendilerini sorumlu hissettikleri kişileri yalnız ve çaresiz bırakmak. İnsanlar, işte bundan korkuyor. Çünkü ölümün doğal bir sonuç olduğunun farkındalar. Ama yapmak zorunda olduklarını düşündükleri ve henüz tamamlayamadıkları bazı işleri yarım bırakma olasılığı onları korkutuyor.

Şu dizeler de bunu vurgulamıyor mu?

Ölüm Allahın emri/ Ayrılık olmasaydı...”

EFT – Tepeleme, bu açıdan çok yararlı bir yöntem.

Eğer böyle bir sorununuz varsa ve yardım alma fırsatı bulamadıysanız kendinizi bu bakış açısıyla sorgulayın.

Sizi korkutan ne? Ölümün kendisi mi?

Yoksa henüz tamamlayamadığınız işler mi var?

Siz olmazsanız çaresiz kalacağını düşündüğünüz kişiler mi var?

İlk aşamada bunun yanıtını bulun.

Eğer gerçekten de ölümün kendisinden, ölmek kavramından korkuyorsanız, aşağıdaki kurgu cümlesini kullanarak Tepeleme uygulayabilirsiniz. Uzun reçeteyi kullanın. Ağır sorunlarda, kısaltılmış reçeteler yeterince etkili olmayabilir.

Kurgu cümlesi: Ölmekten korkuyor olsam da, kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.

Eğer asıl korkunuz kişisel değil de, sevdiğiniz kişileri yalnız ve çaresiz bırakma olasılığından kaynaklanıyor ise, bu konuda ne gibi önlemler alabileceğinizi düşünün.  O sevdiğiniz insanların size muhtaç kalmadan, kendi ayaklarının üzerinde durabilmesinin şartlarını yaratın. Bu durumda da Tepeleme yapabilirsiniz. Ancak kurgu cümlenizin, asıl soruna odaklanması gerekir.

Özetle, “Hiç ölmeyecekmiş gibi çalış, yarın ölecekmiş gibi yaşa.” düsturuyla hareket etmek en doğrusudur.

Yapacaklarını erteleme, süründürme. Üstlendiğin sorumlulukların gereğini en kısa zamanda yerine getir. Ancak, yeni sorumlulukları gönül rahatlığıyla üstlenmekten de geri durma.

Çünkü, ölümün ne zaman ve nasıl geleceğini bilmemiz mümkün değildir.

Bu, kaçınılmaz bir gerçeklik; ancak dolu dolu yaşamaktan vazgeçmek için de bir mazeret olamaz.

Her ne olursa olsun,  hem sorumluluklarınızı yerine getirmeye, hem de hayatınızı dolu dolu yaşamaya devam edin.

EFT – Tepeleme, size, sorunlarınızla yüzleşmede yardımcı olacaktır.

Ahmet Aksoy

 

 

May 302013
 
445 views

EFT ile Başarılı Sonuçlar Alabilirsiniz

eft-el-1024

Korkuların fiziksel, duygusal ve zihinsel bileşenleri vardır. Bazan sadece bir tanesi baskın etken olurken, bazan da hepsi birden etkili olur.

Korkuyu tetikleyen ortamlardan uzak durmak kendinizi daha rahat hissetmenizi sağlayabilir. Ancak bu davranış, korkunuzun daha da büyümesine neden olur. Asıl yapmanız gereken, korku ile yüzleşmektir. İşte bu konuda EFT – Tepeleme etkili ve yararlı bir araç olarak karşınıza çıkar.

EFT – Tepeleme, enerji meridyenlerindeki çi (chi) akışını düzenler ve dengeler. Dolayısı ile akışı engelleyen blokajlar ortadan kalktığı için, bu blokajların neden olduğu fiziksel, zihinsel ve duygusal sorunlar da etkisini kaybeder.

Korkunun nedeni tamamen fiziksel olabilir. Örneğin bir uçurumun kenarında duruyorsanız, korkunuz doğaldır. Ama, bir uçurumun kenarında durduğunuzu hayal ettiğinizde sırtınızdan soğuk terler boşanıyorsa, burada bir başka sorun var demektir.

Eğer korkunun ortaya çıkış tarihini, hatta onu hangi olayın tetiklediğini biliyorsanız, çözüme ulaşmak ta kolaylaşacaktır. Ama bunları bilemiyorsanız, hatta yapılan tüm araştırma ve sorgulara rağmen net bir nedene ulaşamıyorsanız dahi, EFT size uygun çözümler sunabilir. Çünkü EFTnin en büyük avantajlarından biri, yaşadığınız sorunun asıl nedenini bilmeseniz de, enerji sisteminizi dengeli ve akışkan hale getirerek çözüme ulaşmanızda yardıcı olmasıdır.

EFT, uygulaması çok kolay bir tekniktir. Vuruş noktalarının yerlerini ve vuruşları nasıl yapacağınızı bilmeniz yeterlidir. Ek olarak sorununuzu saptar ve onu bir cümle halinde ifade edersiniz. İşte burada küçük ama önemli bir nüans bulunur: Eğer EFT uygulamalarını içselleştiremezseniz, sonuç almakta zorlanırsınız.

Şöyle düşünün: Bir otomobilin nasıl çalıştığını, direksiyonu çevirerek onun yönünü değiştirebileceğinizi, fren ve gaz pedallarını uygun şekilde kullanarak onun hızlandırıp yavaşlatabileceğinizi biliyor olabilirsiniz. Hatta etrafınızda sürekli gözlediğiniz profesyonel sürücüler de olabilir. Ancak bu bilgi ve gözlemler sizi başarılı bir sürücü haline dönüştürmrk için yeterli olmaz. Sahip olduğunuz bilgi ile ne kendinizi, ne de başkalarını bir yerden bir başka yere taşıyamazsınız. İyi bir sürücü olabilmeniz için, sahip olduğunuz bilgileri, bir profesyonelin gözetiminde hayata geçirmek, onu otomatik bir davranış biçimine dönüştürmektir.

EFT basit ve pratiktir. Ancak bu konuda kendinize veya başkalarına yetecek kadar uzmanlaşmadan önce, mutlaka EFT – Tepeleme uzmanlarından destek almalısınız. Aksi halde hem kendinize, hem de başkalarına -istemediğiniz halde- zarar verebilirsiniz.

EFT telefonla veya bilgisayar aracılığıyla da uygulanabilir. Eğer vuruş noktalarının yerlerini ve vuruş tekniğini biliyorsanız, bir EFT uzmanı size telefon aracılığı ile kolayca yardımcı olabilir. Üstelik bilgisayar üzerinden skype gibi görsel iletişim sağlayan bir program kullanırsanız EFT uzmanı ile hem sesli, hem de görsel temas sağlayarak, yüzyüze yapılanlar kadar etkili EFT – Tepeleme oturumları yapmanız mümkün olur.

EFT – Tepeleme Yöntemini etkili bir araç haline dönüştürmek istiyorsanız, onu içselleştirin ve yaşamınızın doğal bir parçası haline dönüştürün.

Siz, yeter ki kararınızı verin. Biz zaten buradayız.

Ahmet Aksoy

Yazının başına dön

Mar 272013
 
392 views

Sınav Kaygısı ile Nasıl Başa Çıkabilirsiniz?

Sınav kaygısı

Belli bir düzeydeki kaygı, karşılaştığınız sınavlar için etkin bir motivasyon kaynağı olur.
Ancak kaygının dozu gereken miktarın üzerine çıkarsa, bu kez önemli bir engelleyici haline dönüşür.

Tüm bu sürecin sonuçlarını ilkel beynimizin tanıdığı 3 temel dürtü belirler:

  • savaş
  • kaç
  • ölü taklidi yap

Eğer gireceğiniz sınavın sizde hiç stres yaratmadığını düşünüyorsanız, o sınav sizin için önemli değildir. Belki de sadece ölü taklidi yapıyor veya kaçıyor olabilirsiniz.

İster küçük, ister büyük olsun, bütün sınavlar sizi etkiler. Ama her birine farklı tepkiler verirsiniz.

Aşağıdaki belirtiler sizde de var mı?

  • Terleme
  • Nabız atışınızda hızlanma
  • Nefes daralması
  • Mide bulantısı
  • Kendini sersemlemiş gibi hissetmek
  • Bir boşluk duygusu içinde olmak
  • Herşeyin anlamsız bir hale gelmeye başlaması
  • Endişe
  • Başarmaktan veya başaramamaktan korkma

Eğer önünüzdeki bir sınav yüzünden yukarıdaki belirtilerin tümünü veya bir kısmını yaşıyorsanız siz de sınav kaygısı yaşıyorsunuz demektir. Belirti sayısı fazlaysa, kaygı düzeyiniz de fazladır

Sınav kaygısını tetikleyen inançların bazıları şunlardır:
Yeterince hazırlanmış olmamak veya öyle düşünmek
Kendine güven duyamamak
İyi bir sonuç alabileceğine inanmamak
Sınav sırasında zamanı verimli kullanamamak

Aşırı Sınav Kaygısına Karşı Etkili yöntemler:

  • Sağlığına dikkat et
  • Yeterince ve doğru şekilde hazırlık yap
  • Hedefini iyi belirle
  • Zamanını etkin bir şekilde kullanmayı öğren
  • Kaygı düzeyini ayarla
    • Derin nefes al
    • Kaslarını gevşet
    • Dikkati dağıtacak etkenleri azalt
    • Ritüellerden yararlan
  • Korkularınla yüzleş
  • Olumlamalardan yararlan
  • EFT – Tepeleme yap

EFT – Tepeleme sadece sınav kaygısı için değil, aslında hayatımızın her alanına yönelen kaygı ve beklentiler için kullanılabilir. Üstelik EFT sadece olumsuzluklara karşı bir savunma aracı değil, aynı zamanda beklenti ve hedeflerimizi somutlaştırmamızı sağlayan etkin bir güdüleyicidir. EFT-Tepeleme, yukarıda sözünü ettiğimiz çalışmaların hepsini birleştirip kaynaştırır. Çünkü bu yöntemin özü “kendimizle yüzleşmek”, “zayıf ve güçlü yanlarımızla kendimizi tanımak”tır. Hem korku ve kaygılarımızı, hem zayıf taraflarımızı, hem de güçlü yanlarımızı farkedip tanımamızı sağlar. EFT bizi gerçeklerle yüzleştirir. Ayaklarımızı yere sağlam basabilmemizi, yaşamın gözlerinin taa içine bakabilmemizi sağlar.

İster kendiniz, ister yakınlarınız için olsun; planlanmış sınavlar sözkonusu ise, EFT öğrenmenizi ve onu hayatınızın bir parçası haline getirmenizi öneriyorum. Ayrıca, Tepeleme çalışmalarını içselleştirebilmeniz için kabaca bir aylık süreye gereksinim duyacağınızı da unutmayın. EFT son dakika önlemleri için kullanılacak bir yöntem değildir. Onu yaşamınızın doğal bir parçası yapmanız gerekir.

EFT öğren ve yaşamın denetimini eline al!

Ahmet Aksoy

Not: Yukarıdaki yazıyı, aslına bakarsanız bir hafta kadar önce yazmıştım. Ancak, özellikle YGS sınavına girecek öğrencilerin kafasını son anda karıştırmamak için bekledim. Çünkü alınması gereken önlemler ve yapılması gereken hazırlıklar aslında bir süreçtir. Son anda yapılan girişimler, faydadan çok zarar getirebilir.
Lütfen yukarıdaki yaklaşım ve önlemleri sınav kapıya dayandıktan sonra gündeme taşımayın. İster kendiniz, ister yakınlarınız için olsun, hazırlık sürecine yeterli zaman tanımayı ihmal etmeyin!
EFT ile hemen tanışın!

Mar 172013
 
421 views

Kırmızı Kalem Sendromu

Kırmızı Kalem Sendromu

2013 yılının Ocak ayında, Colorado Üniversitesi sosyologlarından Richard Dukes ve Heather Albani, Journal of Social Science dergisine bir açıklama yaptılar. Bu açıklamada, sınav kağıtlarına not verirken kırmızı kalem kullanılmasının öğrencileri tedirgin ettiğini, öğretmen-öğrenci ilişkilerini zayıflattığını ve belki de öğrenme düzeyini düşürdüğünü söylediler. Araştırmacılar, yaptıkları deneylerin sonucunda kırmızı yerine mavi veya yeşil kalem kullanımının daha gerçekçi tepkiler yarattığını saptadıklarını vurguladılar.

Bu görüşleri paylaşan çevrelere göre not verme sırasında kırmızı kalem kullanılması, öğrenciler tarafından bir “tehdit” unsuru olarak algılanıyor.

Buna karşın bazı eski eğitimciler, kırmızı kalem kullanımını savunuyor ve bu rengin uyarıları daha kolay algılanır hale getirdiği için öğrenciler tarafından da desteklendiğini söylüyor.

Kırmızı rengin “vurgulama” özelliği taşıdığına katılmamak mümkün değil. Ancak bu rengin, olumsuz uyarılar için öğretici yanından çok, tehdit edici, aşağılayıcı yanının çok daha baskın bir nitelik taşıdığı muhakkak.

Bazı gözlemciler, bir çok insanda kitap okumayı ve yeni şeyler öğrenmeyi zorlaştıran blokajlar olduğunu ve bu blokajların “Kırmızı Kalem Sendromu” nedeniyle ortaya çıktığını söylüyor. Çevrenize bakarsanız, bu tür örnekleri kolayca görebilirsiniz.

Elbette suçu sadece “kırmızı kalem”e yüklemek doğru değil. Sorunun aslını, öğrencilerin arkadaşları önünde küçük düştüğü, aşağılandığı, kendisini değersiz hissettiği olaylarda aramak lazım.

Bazı derslerde zorlanan ve o derste başarılı olmadıklarını söyleyen öğrencilerin pek çoğunun geçmişinde, o dersle ilgili olumsuz bir anı vardır. Bu tür olumsuz anılar, o kişilerin bilinçaltı tarafından “başarısız duruma düşmemek için hiç denememek” stratejisine dönüştürülür. Başarısızlık baştan kabul edilir ve o konuda risk alıp çaba gösterilmez.

Bu davranış, “cam tavan sendromu” olarak ta adlandırılıyor.

Fillerin eğitiminde aynı yaklaşımın bilinçli olarak kullanıldığını duymuşsunuzdur. Bebek fillerin ayaklarına kelepçe takılıyor ve bu kelepçe güçlü bir zincir veya halatla, zorlasalar da sökemeyecekleri bir kazığa bağlanıyor. Bebek fil, bu kısıtlamadan kurtulabilmek için her yolu deniyor ama, nafile!.. Sonunda pes ediyor. Ve ömrü boyunca bir daha asla prangasından kurtulmaya çalışmıyor. Muazzam bir fiziksel güce sahip olan yetişkin filleri, basit zincirler, oldukları yerde tutmaya yetiyor.

Kesin bir kaynak olmasa da, bazı sirk yangınlarında fillerin, kaçamayacaklarına inandıkları için yanarak öldükleri anlatılıyor.

Farkında bile olmadan, bizler de aynı duruma düşmeyelim. Nedeni ne olursa olsun, geçmiş yaşamımızda edindiğimiz blokajlardan kurtulmak mümkün. Bilinçaltı Sorgulama ve EFT-Tepeleme bu sorunları çözmenize yardımcı olur.

Sizde, çocuklarınızda veya çevrenizde benzer sorunları yaşayanlar varsa bizimle bağlantı kurmanız yeterlidir. Sorun varsa, birlikte çözeriz!

Ahmet Aksoy

Kas 192012
 
357 views

İlk başlarda atölyeye  ilgi oldukça yüksek olmakla beraber, bilfiil katılanlar beklediğimiz kadar fazla değildi. Atölyeyi kaçıranlar, neler kaçırdıklarını asla bilemeyecekler.

Çalışmamızda, konuya uzak kişilerde EFT Direnci”nin genellikle yüksek olmasının etkisini uzun uzadıya değerlendirdik.

Katılımcı sayısı az olunca, çözüme yönelik uygulamaları ön plana çıkarmak mümkün oldu. İki arkadaşımızla doğrudan kişisel sorunları üzerinde çalıştık ve bu çalışmalardan birini de  video olarak kayda aldık. Ölümlü bir kazaya şahit olan arkadaşımızla ilgili Tepeleme uygulamasını içeren bu videoyu önümüzdeki günlerde sizlerle de paylaşacağız.

Diğer çalışmamızda ise arkadaşımızın temel sorunlarını peş peşe çözümledik. Hem standart tepeleme uygulamaları yaptık, hem de Temporal Tepeleme yöntemiyle sınırlayıcı inançlarını yeniden düzenledik. Bilinçaltı Sorgulama yöntemiyle bilinçli zihin ile bilinçaltının senkronize çalışmasını sağladık. Çalışmayı tamamlandığımızda hem mutluluk, hem de şaşkınlık vardı.

Siz de Tepeleme Teknikleriyle ister başlangıç, isterse uzmanlık düzeyinde ilgileniyor ve bu konuda kendinizi geliştirmek istiyorsanız bizi hemen arayabilirsiniz! Hem birlikte sorunlarınıza çözümler bulabiliriz, hem de  Tepeleme yönteminin inceliklerini uygulamalı olarak öğrenmeniz mümkün olur.

EFT – Tepeleme Sisteminin gücünü farkedince bir yandan şaşıracak, öte yandan da bu yöntemi daha önce öğrenmemiş olmanıza hayıflanacaksınız…

Bizi aramak isterseniz: 0216 450 5784

Ahmet Aksoy

Gamet Gelişim EFT-Tepeleme

 

Kas 072012
 
370 views

18 ve 24 Kasım tarihlerinde iki aşamalı bir atölye çalışması ile size Tepeleme (EFT)yöntemiyle hayatınızı kolaylaştırmanızı sağlayacak araçlar sunacağız.

İlk gün yapacağımız başlangıç düzeyi çalışmamızda Tepelemenin nasıl bir araç olduğunu, tarihçesini ve uygulama türlerini inceleyeceğiz. Böylece Tepelemeyi ne zaman, nerede, hangi sıklıkta ve nasıl uygulayacağınızı öğreneceksiniz.

İlk günün ikinci bölümünde ise örnek uygulamalarla deneyimlerimizi pekiştirme fırsatımız olacak ve uzun, kısa, temporal, suret, uzaktan, toplu Tepeleme uygulamalarını deneyimleyeceğiz.
Dileyenler ikinci gün yapacağımız ikinci düzey çalışmalarına da katılabilecek.

24 Kasımdaki çalışmalarımız daha çok EFT konusunda uzmanlaşmış veya uzmanlaşmayı planlayan katılımcılara yönelik olacak. Bu çalışmanın başında vuruş noktalarının Enerji Meridyenleriyle ilişkisini ele alacağız. Temporal Tepeleme, Bilinçaltı Sorgulama, Standart ve diğer Tepeleme yöntemleriyle birebir ve gruplar halinde uygulamalar yapacağız. Bu çalışmalar, bir profesyonel veya profesyonel adayı olarak aklınızın takıldığı tüm soruların yanıtlanmasını sağlayacak.

Atölye Programı

I – İlk Gün – Başlangıç Düzeyi (18 Kasım 2012 Pazar Saat: 10.00 – 17.00)
EFT nedir?
EFT’nin tarihçesi
Enerji Meridyenleri
Vuruş Noktaları
Standart Tepeleme
Kısaltılmış Tepeleme
Sanal Tepeleme

II – İkinci Gün – Uzmanlık Düzeyi ( 24 Kasım 2012 Cumartesi Saat: 09.00 – 18.00)
Enerji Meridyenleri ile vuruş noktalarının ilişkisi
Temporal Tepeleme
Bilinçaltı Sorgulama
Standart Tepeleme
Kısaltılmış Tepeleme
Suret Tepelemesi
Sanal Tepeleme
Nefes Tepelemesi

Yerimiz kısıtlıdır. Lütfen yerinizi ayırtmak ve diğer ayrıntılar için  bizi hemen arayın.

Başvuru telefonlarımız: 0216 450 5784 – 0533 472 7723 – 0533 339 0959
Atölye danışmanları: Ahmet Aksoy – Nilüfer Aksoy
Atölye adresimiz: Çeltikçi Sk No: 3 Yalı Ap Zemin kat Kadıköy (Deniz Otelin arkasındaki sokak)

Not: Çalışmalara rahat giysilerle katılmanızı öneriyoruz.
İkinci seviye uzmanlık çalışmalarına katılmak isteyenler mümkünse yanlarında bir sarkaç bulundursunlar. Bu sarkacın dengeli olması (her yöne doğru rahatça salınabilmesi) önemlidir.
Atölye öncesinde bünyenizin susuz kalmadığından emin olun. Bol su tüketin.
Çalışmalar sırasında bünyenizde alkol bulunmamalıdır.
Eğer ağır yatıştırıcı ilaçlar kullanıyorsanız, bu tür ilaçlar kullanmadığınız daha sonraki bir dönemde düzenleyeceğimiz çalışmalara katılabilirsiniz.
Enerji çalışmalarına katılmanızı engelleyecek fiziksel veya zihinsel rahatsızlıklarınız varsa, lütfen doktorunuzun onayını alın.

Eki 242012
 
399 views

Süpürge

En tehlikeli ve zararlı çöpler beynimizde bulunur.

Korku, nefret, kin, kendini veya başkalarını küçümseme gibi saplantılar gerek sahibine, gerekse başkalarına büyük zararlar verebilir. Her iki durumda da hem kişi, hem toplum için kesinlikle zarar hanesine yazılacak bir sonuç oluşur.

Bunlar duygusal ve düşünsel çöplerdir. Bunlardan arınmak, bu tür çöplerden bir an önce temizlenmek gerekir.

Yolunuzun önündeki çöpleri, engelleri temizleyin. Böylelikle hem kendi yolunuzu, hem de size ulaşmak isteyenlerin yolunu açmış, ulaşılabilirliğinizi kolaylaştırmış olursunuz.

Örneğin evinizdeki veya ofisinizdeki çalışma masanızın üzerinde üst üste bir sürü şeyin yığılı olduğunu düşünün. Kağıt zımbasına ihtiyaç duyduğunuzda, mevcut kalabalığı karıştırarak aradığınıza ulaşmaya çalışırsınız. Her şey üstüste olduğu için hiçbir nesneye standart bir yer ayırmanız mümkün olmaz.

Oysa düzenli, tertipli; üstünde sadece gerekli nesnelerin bulunduğu bir masada aradığınız şeylere anında ulaşırsınız. Herşeyin durduğu yer tanımlı olmasa bile, sadece bir göz atmanız, hedefinizi görmeniz için yeterli olacaktır.

Aynı yaklaşımı yaşamınızın her alanına uygulayabilirsiniz: Eğer saklanmak gibi bir amacınız yoksa, hem çevrenizdeki, hem de beyninizdeki gereksiz şeyleri, çöpleri uzaklaştırın. Hayatınızın kolaylaştığını, herşeyin çok daha kolay ve düzgün bir şekilde gerçekleştiğini göreceksiniz.

Topyekun arınma açısından zihinsel ve duygusal temizlik özel bir önem taşır. Çünkü bunlar algılama sistemimiz üzerinde belirleyici etkilere sahiptir. EFT-Tepeleme ve benzeri yöntemler bu konuda en önemli yardımcılarımız olmaya adaydır.

Ahmet Aksoy