?> eft-tepeleme arşivleri - Sayfa 3 / 4 - Tepeleme
Ara 092012
 
354 views

Topyekun Arınma açısından gereksiz ve zararlı alışkanlıklarınız da birer çöptür. Onlardan kurtulmalısınız.

Evren düzene ve dengeye ihtiyaç duyar.

Örneğin 60 m3 lük hacmi olan sıradan bir odanın içinde yaklaşık 2.7×10(25) (yani 10 üzeri 25, yani yan yana 25  sıfır) adet gaz molekülü bulunuyor. Ama rastgele molekül hareketleri öyle bir denge oluşturuyor ki, odanın her tarafındaki hava basıncı pratik olarak birbirinin aynı. Aynı anda tüm moleküllerin tek bir noktaya toplanması ve odanın diğer taraflarının mutlak bir vakum haline gelmesi olasılığı da var ama, gerçek hayatta böyle örneklere  rastlamıyoruz.

Çünkü tüm nesneler minimum enerji seviyelerine ulaşmaya çalışıyor.

Sıvılar, yerçekiminin etkisiyle daha aşağılara akıp, potansiyel enerjilerinden kurtulmaya çalışıyor. Nehirler dağların doruklarına değil, denize doğru koşuyorlar.

Çukur bir tabağın içine bıraktığınız pinpon topu, hemen, erişebildiği en alçak noktaya yöneliyor. Ama onun önüne bir engel koyarsanız, dengeye kavuşmasını da engellemiş olursunuz. Aynı şey, sıvılar için de geçerlidir. Onları engelleyebilirsiniz. Ama o sıvıların daha düşük enerji seviyelerine ulaşma (arzularını) engellemeniz mümkün olmaz!

Su, yolunu bulur! Onun önündeki engelleri, çöpleri temizlerseniz; bu süreç çok daha çabuk tamamlanır.

Düşünce ve duygularınız da su gibi akıcıdır. Onların dengeye kavuşabilmesi için, beyninizdeki çöpleri yani saplantıları, olumsuz inanışları, kısıtlayıcı inançları ve güvensizlikleri, işe yaramayacak düşünceleri ortadan kaldırmanız gerekir. Engeller kalkınca, düşünce ve duygularınız da gideceği yeri kolayca bulacaktır!

EFT – Tepeleme, bu tür duygusal ve zihinsel arınmalar açısından çok etkili bir yöntemdir. Bu yöntemde sorunlarınızla yüzleşir, onların dolaylı ve gereksiz olumsuz etkileşimlerinden kurtulursunuz. EFT, hem fiziksel, hem duygusal, hem de zihinsel sorunlarınızla baş edebilmeniz için pratik ve etkili araçlar sunar.

Ahmet Aksoy

Ara 042012
 
343 views

19 Kasım tarihinde yaptığımız Başlangıç Düzeyi Tepeleme Atölyesi sırasında gerçekleştirdiğimiz EFT – Tepeleme uygulamasının video görüntülerini youtube sitesinde Kazayı Gördüm başlığıyla yayınladık.

Atölye ile ilgili yazımıza şu linkten ulaşabilirsiniz:
http://eft-tepeleme.gamet.com.tr/2012/11/19/baslangic-duzeyi-tepeleme-atolyesi/

Videoya erişmek için  fotoğrafı veya aşağıdaki video linkini tıklayabilirsiniz.

kazayi gordum eft tepeleme
yükleyen: ahmetax54
Ölümlü bir kazaya şahit olduğu için uyku düzeni ve yaşam kalitesi olumsuz etkilenen arkadaşımızla yaptığımız EFT – Tepeleme uygulamasının video görüntüleri

Düşük Çözünürlük Video linki: http://youtu.be/Ldg7pz_3zhs

Yüksek Çözünürlük Video linki: http://youtu.be/PNvuEjUwvDU

Orijinal video dosyasının boyutu internet ölçülerine göre oldukça büyük olduğu için youtube.com üzerinden daha kolay erişilebilmesi için görüntü kalitesinden epeyce feragat etmek zorunda kaldık ve tekrarlamaları kaldırdık. Burada asıl önemli olan, konuya ilişkin fikir verebilmektir. Kısacası, yirmi dakikalık bir uygulama, ağır bir duygusal travmayla başa çıkabilmek için yeterli olabiliyor.

Ahmet Aksoy

Eki 312012
 
375 views

Bir danışanımız, böcek korkusu şikayetiyle geldi. Aynı zamanda uçak korkusu da varmış ama, baskın sorunu böceklerle ilgili.

Sorunu yurtdışında başlamış. Gittiği ülkede çok iri ve çok hızlı hareket eden kahverengi hamam böcekleriyle karşılaşmış. Hem de her yerde…

Kendi evi dışındaki neredeyse her mekanda bu davetsiz konuklarla karşılaştığını anlattı. Hatta bir arkadaş ziyaretindeyken yaşadığı olayda çığlık çığlığa bağırarak oradan kaçmaya çalıştığını hatırlıyor ama, film, işte orada kopmuş!..

Yurtdışına gitmeden 2 yıl önce, Türkiye’deyken de bir olay yaşamış.

Eşiyle birlikte bir arkadaşlarının evinde konuk olmuşlar. Danışanımız sabaha karşı uyanmış. Odanın her yerinde hamam böcekleri varmış. Hareketi farkedince hemen kaçışmışlar. Derhal evden ayrılmak istemiş ama eşini uyandıramamış. O da kendi başına evden ayrılmış.

Genel olarak böceklere karşı bir tiksinti duymakla birlikte, sadece kahverengi renkli olan ve hızlı hareket eden böcekler karşısında kontrolünü kaybediyormuş.

Bu duyguları zihninde yeniden canlandırdığında kalbinin sıkıştığını belirtti. Sıkıntı şiddeti 7 düzeyindeydi.

Kurgu cümlemizi önce şöyle oluşturduk:

“Yakınımda kahverengi ve hızlı yürüyen bir böcek görsem bile kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.”

Daha sonra aynı cümleyi daha kolay söylenebilecek yeni bir forma dönüştürdük:

“Kahverengi ev tipi böceklerden korkuyor olsam da, kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.”

Uygulama zamanımız dar olduğu için kısa uygulama yapmayı tercih ettik.

İlk tur sonunda sıkıntı şiddeti 7’den 4’e düştü. Yine kalbi sıkışıyordu.

İkinci tur sonunda da kalp sıkışması vardı, ama sıkıntı şiddeti 3’e inmişti.

Bir kez daha uyguladık.

Bu kez danışanımızın kalbindeki sıkışma ortadan kalktı. Korku ise kendini sıradan bir tiksintiye bıraktı.

Ertesi gün yaptığımız telefon görüşmesinde, etrafında hiç böcek bulunmadığı için sonucu tam olarak test edemediğini; ama böcek korkusu konusunda kendini çok daha rahat hissettiğini söyledi. Bir sonraki hafta Antalya’ya gidecekmiş. Orada mutlaka böceklerle karşılaşacağını, döndüğü zaman sonucu bize de ileteceğini söyledi.

Sonucu biz de merakla bekliyoruz.

Ahmet Aksoy

Eki 242012
 
405 views

Süpürge

En tehlikeli ve zararlı çöpler beynimizde bulunur.

Korku, nefret, kin, kendini veya başkalarını küçümseme gibi saplantılar gerek sahibine, gerekse başkalarına büyük zararlar verebilir. Her iki durumda da hem kişi, hem toplum için kesinlikle zarar hanesine yazılacak bir sonuç oluşur.

Bunlar duygusal ve düşünsel çöplerdir. Bunlardan arınmak, bu tür çöplerden bir an önce temizlenmek gerekir.

Yolunuzun önündeki çöpleri, engelleri temizleyin. Böylelikle hem kendi yolunuzu, hem de size ulaşmak isteyenlerin yolunu açmış, ulaşılabilirliğinizi kolaylaştırmış olursunuz.

Örneğin evinizdeki veya ofisinizdeki çalışma masanızın üzerinde üst üste bir sürü şeyin yığılı olduğunu düşünün. Kağıt zımbasına ihtiyaç duyduğunuzda, mevcut kalabalığı karıştırarak aradığınıza ulaşmaya çalışırsınız. Her şey üstüste olduğu için hiçbir nesneye standart bir yer ayırmanız mümkün olmaz.

Oysa düzenli, tertipli; üstünde sadece gerekli nesnelerin bulunduğu bir masada aradığınız şeylere anında ulaşırsınız. Herşeyin durduğu yer tanımlı olmasa bile, sadece bir göz atmanız, hedefinizi görmeniz için yeterli olacaktır.

Aynı yaklaşımı yaşamınızın her alanına uygulayabilirsiniz: Eğer saklanmak gibi bir amacınız yoksa, hem çevrenizdeki, hem de beyninizdeki gereksiz şeyleri, çöpleri uzaklaştırın. Hayatınızın kolaylaştığını, herşeyin çok daha kolay ve düzgün bir şekilde gerçekleştiğini göreceksiniz.

Topyekun arınma açısından zihinsel ve duygusal temizlik özel bir önem taşır. Çünkü bunlar algılama sistemimiz üzerinde belirleyici etkilere sahiptir. EFT-Tepeleme ve benzeri yöntemler bu konuda en önemli yardımcılarımız olmaya adaydır.

Ahmet Aksoy

Eki 242012
 
510 views

Başağrısı

EFT-Tepeleme baş ağrılarıyla baş edebilmek amacıyla da kullanılabilir.

Ancak, ağrı mekanizmasının aslında bir uyarı sistemi olduğunu kesinlikle unutmamalıyız.  Bu nedenle -özellikle- tekrarlayan ve sürekli ağrıların nedenini belirlemek üzere uygun bir hekime danışmak doğru olur.

Eğer ağrının sebebini biliyorsak, rahatsız edici etkisini gidermenin olumsuz bir etkisi olmaz. Böyle bir durumda EFT-Tepeleme uygulayabiliriz.

Danışanlarımızdan birinin böyle bir baş ağrısı vardı. Doktora gitmiş, çeşitli tahliller yaptırmış ve sonuçta bu ağrıların strese bağlı olduğu belirlenmişti. Danışanımız ilaç kullanmaktan hoşlanmıyordu. Bu nedenle doktorun önerdiği ağrı kesicileri de çok zorunlu kalmadıkça kullanmıyordu.

Ağrı, sağ şakak bölgesindeydi. Genellikle akşam saatlerinde ve 6-7 şiddetinde  ortaya çıkıyordu.

Kurgu cümlemizi şöyle oluşturduk: “Sağ şakağımdaki ağrıya rağmen, kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.”

Standart uygulama ile ilk tur sonundaki ağrı şiddeti 5’e, ikinci turu tamamladığımızda ağrı şiddeti ikiye düştü. Uygulamaya devam etmeye gerek görmedik.

Ertesi gün danışanımızdan aldığımız facebook mesajı şöyleydi: ” Gece yatmadan EFT yaptım, sorunsuz uyudum.”

Eğer siz de nedenini bildiğiniz kronik ağrılar yaşıyor ve bu ağrılardan kurtulmak için kimyasal ilaçlar kullanmaktan  rahatsızlık duyuyorsanız, EFT-Tepeleme yöntemini mutlaka deneyin!

Ahmet Aksoy

 

Eki 102012
 
828 views

Uçak korkusu

Yüksekten korkma, doğal bir korunma içgüdüsüdür. Yüksek bir yerden düşme olasılığını azaltmaya yönelen koruyucu bir davranıştır.

Ancak bu durum, güvenli bir ortamdayken bile “tehlike” sinyallerinin tetiklenmesini engelleyemiyorsa, durum kontrolden çıkmış ve koruyuculuk özelliğinin ötesine geçmiş demektir.

Uçak korkusu da benzer bir korku.

Sigorta şirketlerinin itibar ettiği istatistiklere göre en güvenilir ulaşım araçları uçaklar. Bu da çok doğal. Çünkü uçak maliyetleri çok yüksek. Bu yüzden havayolu şirketleri, yatırımlarını güven altına almak için gerekli güvenlik önlemlerini fazlasıyla yerine getirmek zorundalar.

Bu kadar güvenli bir ulaşım aracından korku duymayı, mantıklı bir gerekçeyle açıklamak pek mümkün değil.

Uçak korkusu, çeşitli özellikler taşıyabiliyor. Örneğin bazılarının korkusu uçak havalandığında bitiyor. Oysa bazılarında asıl korku uçak havalandığında doruk noktasına ulaşıyor. Bazıları sadece türbülansa girildiğinde korkuyla yüzleşiyor. Bazılarında ise uçağa binme düşüncesi bile korkuyu tetiklemek için yeterli oluyor.

Korkuların temelinde genellikle yaşanmış öyküler yer alır. Bu öyküleri bulup çıkardığınızda, sorunun çözümüne büyük oranda yaklaşırsınız. Ama bu, zaman alan bir süreçtir. Bu yüzden bazı durumlarda nedeni sorgulama fırsatınız olmaz. Hemen  sonuç almanız gerekir.

Bir danışanımızın uçak korkusu vardı.

Kendisi, görevi gereği çok sık seyahat ediyordu. Uçağa binmekten çekindiği için bu seyahatleri eşiyle birlikte otomobille yapıyorlardı. Dolayısıyla bu durum her ikisi için aşırı derecede yorucu oluyordu.

Sohbet sırasında, aslında çok zorda kaldığı zaman uçağa binebildiğini ama, ayağı beton zemine değinceye kadar çektiklerinin bir işkenceden farklı olmadığını anlattı.

Bu işkenceye bir son vermek için, en kısa zamanda  EFT uygulamaya karar verdik.

Birkaç gün sonra fırsat çıktı. Danışanımızın acilen İzmir’e  gitmesi gerekti.  Zamanı çok  kısıtlıydı ve uçak yolculuğu  tek alternatif gibi görünüyordu.

Yoğun programının arasında, kısa bir görüşme için bir araya geldik. Önce sarkaç yöntemiyle bilinçaltı sorgulama yaparak korkusunun düzeyini sınadık. Duygusal tepkileri olağanüstü güçlüydü.

Bunun üzerine birkaç tur uzun Tepeleme uygulaması yaptık. Göğsünü sıkıştıran endişe seviyesi 8’den, 5-6 düzeyine kadar geriledi.

Sonra da Temporal Tepeleme uyguladık ve üzerindeki uçuş  geriliminden tamamen sıyrılmasını sağladık.

Tekrar Bilinçaltı Sorgulama uygulayarak “uçağa binme korkusu”nun etkisini büyük oranda yitirmiş olduğundan emin olduk. Tüm bu uygulamalar yarım saat içinde tamamlandı.

Ertesi gün danışanımızın duygu yoğunluğunun tahminimizden de fazla olduğunun farkına vardık. Çünkü sorgulama sırasında kullandığımız kristalin ucundan bir parça kopmuştu. Uygulama sırasında bunun farkına  varmamıştık ve kristali ondan başka kullanan olmamıştı.

Bir hafta sonra danışanımızdan beklediğimiz güzel haberi aldık. Her şey yolunda gitmiş ve çok rahat bir yolculuk yapmıştı.

O tarihten bu yana zaman zaman, fırsat bulduğu her yerde uçak korkusu probleminden nasıl kurtulduğunun öyküsünü anlattığının haberini alıyor ve mutlu oluyoruz.

Ahmet Aksoy

 

 

Eyl 152012
 
802 views

Bulaşıcı olmayan ama ömür boyu süren bir cilt hastalığı var: Sedef (Psoriasis). Bu hastalığın en belirgin özelliğini deri üzerindeki çeşitli boyutlarda kırmızı veya gümüş rengi cilt lekeleri oluşturuyor. Sedefe benzer ve deri üzerinde lekeler şeklinde ortaya çıkan başka hastalıklar da var.

İlaçlar bu tür hastalıkların fiziksel tarafını kolayca çözümlese de, duygusal tarafına hiç bir şey yapamıyor.

Hastaların pek çoğu şu duygusal sorunlardan bir veya bir kaçının etkisi altındadır: kızgınlık, endişe, sıkıntı, üzüntü, hayal kırıklığı, suçluluk, yetersizlik, keder, kendini dinleme, stres ve değersizlik…

Tepeleme – EFT yöntemi ilaçlar sayesinde elde ettiğiniz kimyasal çözümlerin, sorunun duygusal taraflarını da çözerek kalıcı hale gelmesini sağlar.

Bu amaçla:

1- Yaşadığınız olumsuz duyguların bir listesini yapın ve her satıra niçin böyle hissettiğinizi açıklayan 3 neden ekleyin. Daha sonra bu listeyi sıkıntı yoğunluğuna göre yeniden sıralayın. En yoğun duygular, sıranın en başında olsun.
Örnek: Kızgınım çünkü bu lekeler bir türlü geçmiyor.
Üzüntülüyüm, çünkü plaja gidemiyorum.
2- Listedeki her duyguya 1 ila 10 arasında bir değer verin.
3- Olumlama ve hatırlatıcı cümleleri oluşturun.
Örnek: Bu lekeler geçmediği için kızgın olsam da, kendimi seviyor…
Kızgın olsam da…
4- Kurgu cümlesini 3 kez tekrarlarken, karate noktasına sürekli vur.
5- Vuruşları yap ve hatırlatıcıyı söyle:
KB – Kaş başlangıcı : Kızgın olsam da…
GU – Göz ucu : Kızgın olsam da…
GA – Göz altı : Kızgın olsam da…
BR – Burun : Kızgın olsam da…
ÇN – Çene : Kızgın olsam da…
KK – Köprücük kemiği : Kızgın olsam da…
KA – Koltuk altı : Kızgın olsam da…
GN – Göğüs noktası : Kızgın olsam da…
BL – Bilekler: Kızgın olsam da…
TN – Tepe noktası : Kızgın olsam da…
6- Derin bir nefes al.
7- Sıkıntıyı tekrar derecelendir.
8- 3’ün altına düşmediyse vuruşları tekrarla.
9- 2 veya altına düştüğünde, listede yer alan bir sonraki soruna geç.

Bu uygulamayı yaparken araya dinlenme zamanları koy. Vücuduna su desteği yapmayı unutma.

Tüm listeyi tamamlayana kadar devam et.

Ahmet Aksoy

 

Eyl 122012
 
403 views

(Aşağıdaki yazı Haftalık Kitap Postası Dergisinin 07 Temmuz 2012 tarihli ilk sayısında yayınlanmıştır. )

STRES, çağdaş hastalıklarımızdan biri.
Gündelik endişelerimiz, kaygılarımız, korkularımız, karşılık bulmayan beklentilerimiz…
Bunların hepsi birer stres kaynağı.
Bizler, bu gündelik stres kaynaklarıyla açıkça yüzleşmek yerine onları bilinçaltımızın çekmecelerine tıkıştırmayı tercih ediyoruz. Üstlerini örtüyor, onları biriktiriyoruz. Görmezden gelip, unutmaya çalışıyoruz.
Ve sonra, durup dururken niçin sinirlendiğimizi, niçin hüzünlendiğimizi, ortada belirgin bir neden yokken herşeyden niçin korkar olduğumuzu merak ediyoruz.
Endişelerimiz, kaygılarımız, korkularımız ve karşılıksız beklentilerimiz bilinçaltımızın çekmecelerinde…
Stresin ana kaynağı da işte bu bilinçaltımızın çekmecelerinde biriktirdiklerimiz…
Ya çözüm?…
İşte bu çözümün adı: EFT-Tepeleme.
EFT, İngilizce “Emotional Freedom Techniques” sözcüklerinin kısaltılmış hali. Türkçe karşılığı: “Duygusal Özgürleşme Teknikleri”. Biz buna Türkçe “Tepeleme” diyoruz.
Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgilere http://eft-tepeleme.gamet.com.tr sitemizden ulaşabilirsiniz.
Bu tekniği herkesin bilmesinde yarar var.
Bu teknik, hem sırtımıza yüklediğimiz nasırlaşmış duygusal yüklerden arınmamızı sağlıyor; hem de yeni yüklerin oluşumunu en başından engelliyor. Dolayısıyla hem onarıcı, hem de koruyucu bir yapısı var.
EFT, tıbbi tedavilere bir alternatif değil. Ama, ilgili doktorun da izniyle etkin bir destek sağlayabilir.
EFT, ilköğretimin ilk basamaklarından itibaren, mümkünse daha erken yaşlarda öğrenilmesi gereken bir teknik. Çünkü bu teknik ömür boyu sürekli yararlanabileceğimiz önemli araçlar içeriyor. Tamamen teknik ve pratik. İlk başta uygulamayı bir uzman yardımıyla yapmalısınız. Biraz yetkinleştikten sonra kendi başınıza kolaylıkla yapabilirsiniz. EFT’nin etkili olması için özel felsefi inançlara da ihtiyacınız yok.
Deneyip sonucunu görün ve öyle karar verin.

EFT uygulamasının kökeni 4 bin yıl önceki Çin ve Japon akupressure tekniklerine kadar uzanıyor. Bu teknikler 20. yüzyılda batı tarafından anlaşılmaya, kabul görmeye ve günün şartlarına uyarlanmaya başlandı. İşte bu yeni uyarlamalardan bazıları 1950′lerden itbaren Uygulamalı Kinesioloji (Applied Kinesiology), Düşünce Alan Terapisi (TFT-Thought Field Therapy) gibi isimler altında tanındı ve kabul gördü.

1990′larda Gary Craig isimli bir mühendis tarafından geliştirilen ve “Duygusal Özgürleşme Teknikleri” olarak isimlendirilen EFT (Emotional Freedom Techniques) pratik ve etkin bir yöntem olarak hızla yaygınlaştı.

EFT, enerji meridyenlerinin varlığına dayanır. Oysa, batı dünyasında herşeyin temelinde madde yer alır. Bununla birlikte, Albert Einstein tarafından bilimsel olarak ortaya konduğu gibi, aslında madde de enerjiden oluşmaktadır. Bu bakış açısıyla, maddesel bir varlık olan vücudumuzun, kendi enerji meridyenlerindeki değişimlerden etkilenmesinin nedenlerini kavramak ta daha kolay olur. Akupunktur ve akupressure uygulamaları da aynı enerji modeline dayanmaktadır.

EFT’nin amacı, enerji akışında denge sağlamaktır. Bu amaçla, vücudumuzdaki bazı akupunktur noktaları, parmak uçlarıyla vuruşlar yapılarak kinetik olarak uyarılır.

Bir EFT uygulamasında zihnimizde belli bir ifade üzerinde yoğunlaşır ve aynı zamanda gerekli noktalara parmak uçlarıyla vururuz. Bu vuruşlar, kendimizi gergin hissettiğimiz zamanlarda masanın üzerinde parmaklarımızla tempo tutmaya benzer.

Klinik çalışmalar, enerji akışındaki aksamaların gerginliğe yol açtığını göstermektedir. EFT uygulaması ile enerji akışı düzenlenmekte ve gerginlikle başa çıkmak mümkün olmaktadır.

EFT uygulaması her seferinde sadece tek bir soruna odaklanarak yapılır. Enerji meridyenleri üzerindeki belirli noktalar parmak vuruşlarıyla uyarılır ve enerji akışındaki düzensizlikler yeniden bir düzene sokulur. Böylece, o sorunun vücutta yarattığı olumsuzluklar ortadan kalkar. Böyle bir durumda, daha altta yatan başka sorunların yüzeye çıkması da mümkündür. Açığa çıkarak farkedilir hale gelen yeni sorunlar da her seferinde birer birer ele alınarak çözümleme işlemine devam edilir. EFT uygulanan kişi, alttan çıkan sorunların daha önceden farkında bile olmayabilir.

Her kaygı ve endişe durumu bedenin çeşitli yerlerinde sorunlar yaratır. EFT yöntemiyle bu sorunların giderilmesini sağlıyoruz. EFT uygulamaları, uygulanan kişinin tepkisine bağlı olarak kısa veya uzun sürebilir. Sorun bazan tek bir uygulama ile aşılabilirken, bazan da uzun süreli tekrarlar gerektirebilir.
EFT duygusal sıkıntıların giderek yoğunlaştığı son yıllarda, etkin ve başarılı bir yardımcı çözüm aracı olarak hızla yaygınlaşmaktadır.

EFT’nin nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntılara sonraki yazılarımızda yer vereceğiz.

Ahmet Aksoy

ahmetaksoy@gamet.com.tr

Eyl 092012
 
554 views

(Aşağıdaki yazı, 04.08.2012 tarihli Haftalık Kitap Postası Dergisi 5.sayısında yaynlanmıştır.)

Temporal Tepeleme (Temporal Tapping) yöntemi, kökenleri, EFT gibi eski Çin’e kadar uzanan enerji meridyen terapileri yöntemlerinden birisidir. Temporal Tepeleme, özellikle hızlı davranış değişiklikleri gerektiren durumlarda etkili olur. Bu yöntemin eski Çin’de asi ve zaptedilmesi zor -hiperaktif- çocukları denetim altında tutabilmek için geliştirildiği belirtiliyor.(Donna Eden, Energy Medicine) Aynı yöntem, dünyanın bazı bölgelerinde ağrı denetimi için kullanılmıştır. (Stuart D. Marmorstein, The Temporal Tap: Reprogramming Your Mind to Change Your Life)

Temporal Tepeleme yöntemi, standart ve kısaltılmış Tepeleme yöntemleriyle kıyaslandığında çok daha basit ve kısadır. Vuruş bölgesi olarak her iki kulağın üst yarısının etrafında çizilen bir yarım çemberin üzerinde yer alan noktalar kullanılır. Bu bölge, beynimizin “Temporal Lob” bölgesine denk gelir. Yöntemin adı da bu nedenle “Temporal Tepeleme”dir.

Vuruşların yapıldığı noktalar (bkz Resim 1), Üçlü Isıtıcı Meridyeninin üyeleridir. Bunlardan kulağın ön tarafındaki noktanın numarası 21′dir. Kulağın üst tarafındaki nokta, 20 numaralı noktadır. Diğerleri arkaya doğru 19, 18 ve 17 olarak uzanırlar. Üçlü Isıtıcı Meridyeninin bitiş kısmındaki 22 ve 23 numaralı noktaların yerleşimi de diğerlerine oldukça yakındır. 23 numaralı son nokta, kaş ucunda yer alır. 22 numaralı nokta ise kulağa biraz daha yakındır. Bu noktaların hepsini birden etkilemek için elin tüm parmaklarını bitiştirerek veya uçlarını bir yay oluşturacak şekilde birbirlerine yaklaştırarak kullanmak mümkündür. Bu durumda ilk vuruş sırasında serçe parmak kaş ucuna değecek şekilde tutulmalıdır. Vuruşlar her seferinde birkaç milimetre kadar kaydırılır. Bu şekilde yarı çember tamamlandığında başparmak veya işaret parmağı kulak arkasındaki 17 nolu noktayı uyarmış olur. Bu son nokta da uyarıldığı zaman, parmaklar yine başlangıç konumuna getirilir.

Temporal Tepeleme Vuruş Noktaları

Resim 1:Temporal Tepelemede kullanılan Üçlü Isıtıcı noktaları- (Fotoğraf ve düzenleme: Ayşe Nilden Aksoy)

Vuruşların hepsi hızlı bir tempoyla yapılır. Arzu edilirse, sadece işaret ve orta parmağın bitiştirilmiş uçları kullanılabilir. Vuruş şiddeti darbeyi hissedecek, hatta çıkardığı sesi duyacak kadar güçlü olmalı; ancak, can yakacak kadar sert vurulmamalıdır.

Temporal Tepeleme yönteminde vuruşların sadece önden arkaya doğru yapılması önemlidir. Donna Eden, “Energy Medicine – Enerji Tıbbı” isimli kitabında, bu yönün, Üçlü Isıtıcı Meridyenindeki enerji akışına ters olduğu için alışkanlıklar üzerinde özellikle etkili olduğunu vurguluyor.

Yöntemin bir de düşünsel ve sözel tarafı var.

Kulağımızı çevreleyen vuruşları yaparken, kısa bir cümle halinde derdimizi dile getirmemiz gerekir. Sol kulağımızın çevresine vuruşları yaparken, olumsuz cümleler kurarak problemimizi dile getiririz. Buradaki amacımız, yüzleşme uygulayarak, ilgili alışkanlığı zayıflatmaktır. Sol tarafa yaptığımız bu vuruşlar, beynimizin sol tarafını, yani mantık süzgeçlerinin aktif olduğu bölgeyi uyarır ve bilinçli zihnimize söylediğimiz cümleye itiraz etmesine fırsat verilmemesi sağlanır. Olumsuz yapıdaki bu cümle ve vuruş serisi tercihan 3 kez yinelenir.

Daha sonra sağ tarafa geçilir. Bu tarafta, benzer cümle bu kez olumlu bir yapıda söylenir. Yani tam bir olumlama cümlesi kullanılır. Sağ beyin lobu doğrudan verilen komutu almaya daha yatkın olduğu için, verdiğimiz olumlama doğrudan bilinçaltına ulaşır. Böylece, tercih ettiğimiz yeni alışkanlığı daha da güçlendirmiş oluruz.

Eğer amacımız herhangi bir eski alışkanlığı değiştirmek değil de, sadece yeni bir alışkanlığı kazandırmak ise, sol tarafı hiç kullanmaksızın, sadece sağ kulağımızın çevresine vuruşları uygulamak ve olumlama cümlelerini söylemek yeterli olur.

Temporal Tepeleme uygulamasında genel öneri sol tarafa vuruş yaparken olumsuz cümlelerin, sağ tarafa vururken olumlu cümlelerin tekrarlanması şeklindedir. Bunun yanısıra her iki tarafa da hem olumlu, hem de olumsuz cümleleri yinelerken aynı anda vuranlar, sadece sağ tarafı kullananlar, hatta sağ ile sol bölgeyi ters olarak (sağ tarafı olumsuz cümleler için, sol tarafı olumlu cümleler için) kullananlar da vardır.

Bizzat yaptığımız deneysel çalışmalarda, çoğunluğun tercih ettiği uygulamaların daha etkin olduğunu gözlemledik. Bu nedenle size de sol tarafa vuruş yaparken olumsuz, sağ tarafa vuruş yaparken olumlu cümleler kurmanızı öneriyoruz.
Şimdi para ve zenginlikle ilgili bir örnek verelim.

  • Sol Kulak: Ben değerli biri değilim (3 kez tekrarla)
  • Sağ Kulak: Ben değerli biriyim (3 kez tekrarla)
  • Sol Kulak: Ben gerektiği kadar paraya sahip değilim (3 kez tekrarla)
  • Sağ Kulak: Ben gerekenden daha fazla paraya sahibim (3 kez tekrarla)
  • Sol Kulak: Zenginlik benim hakkım değil (3 kez tekrarla)
  • Sağ Kulak: Zenginlik benim hakkım (3 kez tekrarla)
  • Sol Kulak: Para kazanmak benim için kolay değil (3 kez tekrarla)
  • Sağ Kulak: Para kazanmak benim için çok kolay (3 kez tekrarla)
  • Sol Kulak: Paranın fazlası yarar getirmez (3 kez tekrarla)
  • Sağ Kulak: Paranın fazlası iyidir. Onu paylaşabilirim (3 kez tekrarla)
  • Sol Kulak: Ben başarılı biri değilim (3 kez tekrarla)
  • Sağ Kulak: Ben başarılı biriyim (3 kez tekrarla)
  • Sol Kulak: Ben başarılı olursam, arkadaşlarım yanımda kalmaz (3 kez tekrarla)
  • Sağ Kulak: Ben başarılı olursam, çevrem de zenginleşir (3 kez tekrarla)

Yukarıdaki cümleler sadece örnek olarak verilmiştir. Elbette bu cümleleri aynen kullanabilirsiniz ama, daha iyi sonuçlar almak için kendi cümlelerinizi, kendi sözcüklerinizle oluşturmanız daha etkili olur. Önce olumlama cümlelerinizi oluşturun. Sonra da olumsuz cümlelerinizi.

Yukarıda verdiğim ve olumsuz-olumlu cümle çiftini peşpeşe kullanmak yerine, önce sadece olumsuz cümleleri sol kulağın çevresine vurarak peş peşe tekrarlamanız, sonra da sağ kulağın çevresine vururken olumlu cümleleri kullanmanız mümkün. Size hangisi daha uygun geliyorsa, o yöntemi kullanın. Larry Nims’in Gary Craig ile birlikte yaptığı bir sahne gösterisinde, bu tekniğin bir tür telepatik etkileşim amacıyla kullanıldığı görülüyor.

Larry Nims, sadece düşünce yoluyla Gary Craig’in kas davranışlarını yönetiyor. Bu etkileme biçimi, “Suret EFTsi” (Surrogate EFT) yöntemindeki etkiyle oldukça benzeşiyor. Kendi vücudumuz üzerinde oluşturduğumuz etkilerin ya da zihinsel olarak yoğunlaştığımız düşüncelerin, arada fiziksel bir temas olmaksızın bir başka bedende aynalanıyor olması dikkate değer.

Temporal Tepeleme ile ilgili deneysel uygulamalarımızı ve araştırmalarımızı ilgiyle -ve bazan şaşkınlıkla- sürdürüyoruz. Özellikle Bilinçaltı Sorgulama ile birlikte kullanıldığında bu yöntem, davranışlar üzerinde çok hızlı ve etkin sonuçlar üretiyor. Bu konudaki bilgi birikimi ve deneyimlerimizi en kısa zamanda yeni bir kitapta toplayarak sizlerle paylaşacağız.

Gelecek haftaki konumuz Bilinçaltı Sorgulama’da buluşmak üzere…

Ahmet Aksoy
ahmetaksoy@gamet.com.tr

http://eft-tepeleme.gamet.com.tr

Meraklısına not: Üçlü Isıtıcı Meridyen noktalarına yaptığımız vuruşların yeri itibariyle bir başka yan etki yarattığını düşünüyoruz: İç kulaktaki hassas denge organının, bu vuruşlardan etkilenme olasılığı var. Kafatasının herhangi bir yerine yapılan benzer vuruşlar da elbette kafamızı çevreleyen tüm noktaları ve onların ait olduğu meridyenleri etkileyecektir.

Referanslar:
(1) Donna Eden, Energy Medicine
(2) Stuart D. Marmorstein, The Temporal Tap: Reprogramming Your Mind to Change Your Life
(3) Larry Nims, Be Set Free Fast: Release Your Discomforts Now
(4) Roger Callahan, Tapping The Healer Within
(5) Gary Craig, The EFT Course
(6) Carol Tuttle
(7) Christine Sutherland

Eyl 082012
 
378 views

EFT – TEPELEME

Deneysel bir çalışma olan EFT [TEPELEME] isimli kitabımızı eşimle birlikte Aralık 2011′de yayınladık.
EFT, İngilizce “Emotional Freedom Techniques” sözcüklerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltma. Açılımı, “Duygusal Özgürleşme Tekniği”.
Kitabımızı özellikle adadığımız iki toplum kesimi var: birincisi öğrenciler, ikincisi ise Van depremzedeleri. Kitabımızda, her iki kesimin sorunlarına yönelik özel bölümler yer alıyor.
EFT – Tepeleme tekniği, kısaca, vücudumuzun enerji meridyenleri üzerinde yer alan bazı akupunktur noktalarının parmak uçlarıyla vurarak sistematik biçimde uyarılmasına dayanır. Bu teknik, fiziksel ve/veya psikolojik sorunlarımızın pek çoğunun vücudumuzdaki enerji akış sisteminde oluşan tıkanıklardan kaynaklandığını varsayar. Eğer enerji sistemimizdeki tıkanıklıklar ortadan kaldırılırsa, onlara bağlı sorunlar da ortadan kalkacaktır.
Eşim mimardır. Ben ise inşaat mühendisiyim. Her ikimiz de bilimsel gerçekliğe önem ve değer veririz. İşte bu nedenle, bu çalışmalarımızı soyut kavramlara değil, kendi deneyimlerimize ve gözlemlerimize dayandırdık.
Son yıllarda oldukça sık kullandığım bir deyiş var: “Herşey olacağına varır”.
Gerçekten de öyle oluyor.
Koşullar neyi gerektiriyorsa, o gerçekleşiyor.
Ama bunu basit bir kadercilik anlayışı olarak görmemek lazım. Bu, sadece gerçekçilik. Anlamasak ta, gerçekleri kabulleniş. Üstelik, sadece bildiklerimizi değil, bilmediklerimizi, bilemediklerimizi de…
EFT ile 2010 yılının Şubat ayında tanıştım. Ayrıntılarını anımsamıyorum bile. Benim için tamamen tesadüf. ( Oysa eşim, aynı konuyla yıllar önce tanışmış. Hatta bu konuya benim dikkatimi çekmeye de çalışmıştı. Ama ben, tam bir vurdumduymazlıkla karşılamış, gülüp geçmiştim.)
Her nasıl olduysa, Gary Craig tarafından hazırlanan ve erişime açık olan “EFT Manual” isimli dokümanı internetten indirip okudum.
Bu tür tekniklere genellikle kuşkuyla bakarım. Bana yabancı ve kuşkulu gelen her şeyi de peşinen reddeder, gerekirse sonradan incelemeye alırım. Ancak bu tekniğin yaratıcısının bir mühendis olması ve sistemi bir takım felsefi dayatmalara bağlamaya çalışmaması özellikle ilgimi çekti. Üstelik yöntem, çok basit, net ve açık bir şekilde tanımlanmıştı. Özetle, temel yaklaşım şöyleydi: “Dene ve Gör”. Olup biteni ispatlamaya, ya da açıklamaya çalışma girişimi yok. Sadece: “Dene ve Gör!”…
Ben de aynen öyle yaptım.
Önce test edilecek bir sorunumu saptadım.
Ayaklarım kendimi bildim bileli hep üşür. Bu nedenle evde çıplak ayakla ve terliksiz dolaşmam pek mümkün olmaz. Hele kışları mutlaka yün veya tiftik bir çetik giyerim. O zaman da ayağımda yün çetiklerim vardı.
EFT’yi sınamak için kendi açımdan böylesine zor bir konu seçmiştim. Yıllardır süregelen, kronik bir sorun…
Kurgu (setup) cümlem şöyleydi : “Ayaklarım üşüyor olsa bile, kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.” (Üstelik ayaklarımın üşümesi nedeniyle yaşadığım sıkıntıyı derecelendirmeyi de unutmuştum.)
Tüm döngüyü – kurgu, vuruşlar ve gamut- bilgisayar ekranındaki dokümana baka baka bir kaç kez tekrarladım.
Hayret!
Tüm uygulama sadece 10 dakika sürmüş, ama ayaklarımdaki karıncalanmaya benzeyen sürekli üşüme duygusu gerçekten de kaybolmuştu! Acemice yapılan bir uygulamanın sonucunda bu kadar net bir sonuç alabilmek gerçekten şaşırtıcıydı. (Uygulamanın etkisi, bir sonraki kış başına kadar sürdü. Neredeyse 8 ay. Ayaklarımın tekrar üşümeye başladığını farkedince, bu kez daha bilinçli bir şekilde tekrar EFT uyguladım ve tüm kış boyunca bir daha ayaklarımın üşümesinden yakınmadım.)
Bu şaşırtıcı sonucu alınca, merak ve ilgiyle EFT konusunu araştırmaya başladım. Türkçe kaynak yoktu. Bu nedenle internet üzerinden bulabildiğim her türlü İngilizce kaynağı taradım. EFT nasıl ve ne zaman ortaya çıkmış? Bu kadar etkin sonuçlar vermesinin nedenleri neymiş? Ne tür sorunlara uygulanabiliyormuş? Daha bir sürü soru…
Bir yandan da eşimle birlikte denemelere ve uygulamalara başladık. Öğrenciler, sanatçılar, ev hanımları, gayrimenkul uzmanları, gençler, yaşlılar…
Sonuçta ulaştığımız özet şu oldu: EFT’yi, tanımlanabilir her türlü soruna rahatlıkla uygulamak mümkün. Ancak, herkeste aynı sonucu vermeyebilir. Bazılarında 10 dakika içinde tüm sıkıntılar ortadan kalkarken, bazılarında belirgin bir etki gözlenmiyor. Bazı durumlarda ise etki, bir kaç gün sonra ortaya çıkıyor. Ama bugüne kadar bizzat yaptığımız uygulamalarda yanıt alamadığımız tek bir örnek bile olmadı.
Çeşitli ülkelerde, farklı alanlarda EFT uygulamaları var. Örneğin bazı okullarda öğrencilerin enerjilerini dengelemek ve stresten arınmalarını sağlamak için uygulanıyor. Bir diğer önemli etki alanı ise PTSD (Travma Sonrası Stres Düzensizliği). Amerika’da Vietnam, Körfez ve Irak savaşından ağır sorunlarla dönen ve tıbbi çözümlerden yeterince yararlanamayan askerlere uygulandığında önemli başarılar elde edilmiş.
İngilizce kökenli EFT (Emotional Freedom Techniques) sözcüğü yerine, artık, TEPELEME sözcüğünü kullanmayı yeğliyoruz. Yeni uygulamalarda başımızın tepesi, en önemli noktalardan birisi. Parmak uçlarıyla vurma teriminin İngilizce karşılığı olan “tapping”, tepeleme sözcüğünü andırıyor. Zaten yapmak istediğimiz şey de “sorunlarımızı tepelemek”ten başka bir şey değil! Tepeleme terimi bu nedenle akılda çok daha kolayca yer edebilir.
EFT – Tepeleme tekniği, günlük yaşamın yoğun baskısıyla başa çıkabilmek açısından inanılmaz derecede basit ama etkili bir araç.
Size de öneriyoruz.
İnanmak zorunda değilsiniz.
Sadece deneyin ve sonucuna kendiniz karar verin!

Kitabımızı kendi olanaklarımızla bastırdık ve dağıtımcıya vermedik. Eğer bu eseri edinmek isterseniz http://eft-tepeleme.gamet.com.tr/eft-tepeleme-kitabi/ linkine tıklayarak ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

Ahmet Aksoy – Nilüfer Aksoy

Nilüfer Aksoy: 0533 472 7723 – naksoy@gamet.com.tr
Ahmet Aksoy: 0533 339 0959 – ahmetaksoy@gamet.com.tr