?> yüzleşme arşivleri - Tepeleme
Eki 172016
 
958 views

Tepelemeyle Kendinizi Özgürleştirin

eft-tepelemeTepeleme, bilinçaltımızı olumlu bir şekilde harekete geçirmenin en etkin yollarından biridir.

Tepeleme (EFT), bilinçaltımızın, bizi korumak amacıyla aldığı yanlış önlemlerin bize yarar sağlamadığının farkına varmasını sağlar.

Peki Tepeleme için neler yapmamız gerekir?

Hemen listeliyorum:

1- Problemimizi saptarız (farkındalık)
2- Problemimizi tanımlarız (kurgu cümlesi, 1. bölüm)
3- Aslında bu problemle birlikte de yaşayabileceğimizi, bu durumun dünyanın sonu olmadığını vurgularız (kurgu cümlesi, 2. bölüm)
4- İlgili problemin yarattığı duygusal sıkıntının düzeyini ve bedenimizdeki yansımalarını belirleriz (farkındalık – ölçme)
5- Bilinçaltımızın kapısını tıklatır, mesajımızı işitmesini sağlarız (vuruşlar)
6- Sıkıntı düzeyinde ve bedenimizdeki yansımalarında bir değişiklik olup olmadığını kontrol ederiz (kontrol)
7- Sıkıntı düzeyi istenen düzeye inmediyse, yaptıklarımızı tekrarlarız (tekrar)

Daha da özetlersek, bilinçaltımızın yaşadığımız sorunun farkına varmasını sağlar ve onu en uygun çözümü bulmaya davet ederiz.

Tepeleme yöntemi, bilinçaltı için yeni kalıplar türetip onları empoze etmez. Tam tersine, bazı olumsuz kalıpları çözümleyip, oradaki kör düğümlerin çözülmesini sağlar.

Tepeleme yöntemi buyurgan bir yöntem kullanmaz. Tam tersine, birlikte çalışmayı, güçlerimizi birleştirmeyi, işi ustasına devretmeyi önerir.

Bizim ustamız, bilinçaltımızdır.

Ve bilinçaltımızın tek amacı bizi korumak, kollamak, varlığımızı sürdürmemizi ve mutlu olmamızı sağlamaktır.

Bilinçaltımız bu konuda o kadar yoğun ve titiz bir çalışma içindedir ki, bazen, aldığı önlemlerin bizim için fayda yerine zarar üretmekte olduğunun farkına bile varmaz. Yaptıklarının doğru olduğuna emindir.

Bizim, yani bilinçli zihnimizin görevi ise bilinçaltımızın bu -yanlış- tavrını farketmesini sağlamaktır. Bilinçaltımız bu durumu farkettiği an, o problem “bir anda” çözülüverir. Çünkü aslında o sorunu yaratmakta olan -tamamen- bilinçaltımızın kendisidir.

İşte bu yüzden Tepeleme yöntemi “mucizeler” yaratır. (Sonuç itibariyle gerçekten de öyledir.)

Ama asıl mucize, bilinçaltımızın ta kendisidir!..

Tepeleme yöntemini, farkındalık düzeyimizi nasıl arttırabileceğimizi ve benzer konuları izleyen yazılarımda ele alacağım.

Tepeleme – EFT yöntemi hem çok basit, hem de çok zordur. Doğru kullanmadığınız taktirde etkisini yakalamanız da kolay değildir. Çok kolay ve basit göründüğü için pek çok kişi onu küçümseme eğilimi gösterir. Oysa, ne denli önemli bir fırsatı kaçırmakta olduklarının farkında bile değildirler.

Tepelemenin gerçek etkisini görmek ve yaşamak için, onu, bir uzman denetiminde öğrenin ve uygulayın! Belli bir aşamaya geldikten sonra kendi başınıza da kullanabilirsiniz.

Onun gücünü kavradığınızda, gündelik yaşamınızın doğal bir parçası olacak; yaşam kalitenizin, sağlığınızın ve mutluluğunuzun çok daha üst düzeylere çıkmasına katkıda bulunacaktır.

Bu konuda toplu ve bireysel çalışmalar yapacağız. Gelişmeleri yine bu sayfalardan duyuracağım.

Kendinizi geliştirmek, sorunlarınızı çözmek ve kendi geleceğinizi kendi ellerinizle yeniden inşa etmek istiyorsanız, beni izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy

Not: Sorularınızı yorum alanını kullanarak bana yöneltebilirsiniz. Ya da facebook grubumuza üye olup (https://www.facebook.com/groups/tepeleme/), gelişmeleri oradan izleyebilirsiz.

May 012014
 
273 views

Çocuklar ve Gençler İçin Pratik Stres Denetimi

Tepeleme (EFT) yöntemi, bedensel enerji sisteminin dengelenmesini sağlar.
Bu yöntem, Eski Çin tıbbı tarafından keşfedilen enerji meridyenleri ve bu meridyenlerin üzerinde bulunan bazı basınç noktalarının parmak uçları ile aktive edilerek dengelenmesi temeline dayanır.

Bu yöntem, TFT (Düşünce Alanları Terapisi) ve EFT (Duygusal Özgürleşme Teknikleri) isimleri altında günümüz koşullarına uyarlanmıştır.

TFT metodunda her problemin çözümü için ayrı bir vuruş dizisi kullanılır. Oysa EFT metodunda farklı problemler için de olsa, aynı basınç noktalarına, üstelik aynı sırayla vurulur.

Son yıllarda, basınç noktalarının sayısına ve sıralamasına bağlı olarak değişik isimler altında çeşitli düzenlemeler duyurulmuştur.

Tepeleme yöntemi de temel itibariyle bir EFT (Duygusal Özgürleşme Tekniği) uygulamasıdır.

Ancak, zaman içinde bilinçaltı sorgulama, Temporal Tepeleme, Sanal Tepeleme gibi metotlarla birleşerek esnek ve dinamik bir uygulama haline dönüşmüştür.

Tepeleme, hem çocuklar hem de diğer aile bireyleri tarafından eşzamanlı olarak kullanılabilen bir çözüm aracıdır.

Bu sayede anne baba ile çocuklar ortak çalışma yaparlarken birbirleriyle daha iyi kaynaşırlar. Buna ilaveten, toplu uygulamalar çok daha tesirli olmakta; hem bireysel, hem de ailevi problemler çok daha hızlı bir biçimde halledilebilmektedir.

Tepeleme uygulaması için mutlaka bir problem olması gerekli değildir Bu metod, aile bireyleri arasındaki bağları güçlendirmek amacıyla da kullanılabilir.

Toplu uygulamalar sırasında bireysel enerji alanları, ailesel ölçekteki enerji alanları ile kaynaşarak güçlenmekte ve daha etkin bir yapıya dönüşmektedir.

Aile içinde ve grup tepelemelerinde problemin yerini ve boyutunu saptamaya gerek kalmaz. Bu aşamalar atlanır ve sadece kısa uygulama yapılır.

Çocuklarla tekil uygulama yapılırken aşağıdaki noktaları kullanan kısa reçeteyi tercih etmek yerinde olur:
1- Tepe
2- Kaş
3- Göz ucu
4- Göz altı
5- Burun
6- Çene
7- Köprücük
8- Koltuk altı

Tepeleme sırasında kurgu cümlesi, karate noktasına devamlı vuruşlar yaparken 3 defa
yinelenir. Daha sonra yukarıda sıraladığımız basınç noktalarına ortalama 6 veya 7 defa vurulur ve bu sırada hatırlatma kelimeleri söylenir.

Koltuk altı noktasında döngü sona erdiğinde derin bir soluk alınır ve sesli olarak hızla boşaltılır. Bütün bu döngü mümkünse 3 defa yinelenir.

Gençler kendi bedenleri üzerindeki basınç noktalarına kendileri vuruş yapabilirler.
Çocuklarla uygulama yapılırken çocuğun ve problemin vaziyetine uygun alternatifler kullanılabilir.

Temel alternatifler şunlardır:
1- Çocuk, kendi bedeni üzerindeki basınç noktalarına kendisi vuruş yapar
2- Çocuğun vücudundaki basınç noktalarına bir aile ferdi veya tepeleme
uzmanı tarafından vuruşlar yapılır
3- Çocuk, vuruşları kendi gövdesine değil, elindeki bir oyuncağa uygular
4- Çocuk uyurken yanında veya bir başka mekanda, onun problemi veya motivasyonu için bir aile ferdi veya tepeleme uzmanı kendi vücudu üzerindeki basınç noktalarına vuruşlar yapar.

Tepeleme, çocukların ve gençlerin enerji seviyelerini dengeleyen etkili bir yöntemdir. Bu yöntem sadece duygusal problemleri çözmek için değil, motivasyon sağlamak ve özgüveni pekiştirmek amacıyla da kullanılabilir.

Eğer çocuklarınızda stres, korku, fobi, çalışma güçlüğü ve öğrenme güçlüğü, sınav stresi, özgüven eksikliği gibi problemler gözlemekteyseniz lütfen ücretsiz bir ön değerlendirme yapmak için bizi arayın.

Çocuk ve gençlere yönelik tepeleme çalışmalarımıza ilişkin yeni yazılarımızı web
sitemizden izleyebilirsiniz. Sorularınızı ve sorunlarınızı lütfen bizimle paylaşın.

Ahmet Aksoy

 Çocuklar ve Gençler İçin Pratik Stres Denetimi

Haz 092013
 
265 views

Yine korkulardan bahsedeceğim.

ÖlümÇünkü, ne yaparsak yapalım, korkular, yaşamımızın doğal bir parçası olmaya devam ediyor. Onlardan kaçmanın, onları görmezden gelmeye çalışmanın bize bir faydası olmuyor. Korkularımızı tetikleyecek ortamlardan kaçınmanın da hiç bir yararı yok.

Korkularımızı biz seçmiyoruz. Onlar, bizim bilinçli tercihlerimiz değil. Ama varlar. Biz istemesek te, var olmaya devam ediyorlar.

İşte bu yüzden, korkularımızla başa çıkmanın aslında hiç te o kadar zor olmadığını bilmeli, çözüm yolları bulunduğunun  farkında ve bilincinde olmalıyız.

Orta yaşlıların yaşadığı en yaygın korkulardan biri, ölüm korkusu.

Mantıklı bir durum. Yaşamak, güzeldir ne de olsa. Yaş ilerleyince, kaçınılmaz olan son da yaklaşıyor ve korkuyu tetikliyor.

Ancak, danışanlarımızla yaptığımız görüşmelerde ölüm korkusunun aslında pek te kişisel olmadığını gözlüyoruz.

Aslında insanlar ölmekten korkmuyor.  Onların asıl korkuları, kendilerini sorumlu hissettikleri kişileri yalnız ve çaresiz bırakmak. İnsanlar, işte bundan korkuyor. Çünkü ölümün doğal bir sonuç olduğunun farkındalar. Ama yapmak zorunda olduklarını düşündükleri ve henüz tamamlayamadıkları bazı işleri yarım bırakma olasılığı onları korkutuyor.

Şu dizeler de bunu vurgulamıyor mu?

Ölüm Allahın emri/ Ayrılık olmasaydı...”

EFT – Tepeleme, bu açıdan çok yararlı bir yöntem.

Eğer böyle bir sorununuz varsa ve yardım alma fırsatı bulamadıysanız kendinizi bu bakış açısıyla sorgulayın.

Sizi korkutan ne? Ölümün kendisi mi?

Yoksa henüz tamamlayamadığınız işler mi var?

Siz olmazsanız çaresiz kalacağını düşündüğünüz kişiler mi var?

İlk aşamada bunun yanıtını bulun.

Eğer gerçekten de ölümün kendisinden, ölmek kavramından korkuyorsanız, aşağıdaki kurgu cümlesini kullanarak Tepeleme uygulayabilirsiniz. Uzun reçeteyi kullanın. Ağır sorunlarda, kısaltılmış reçeteler yeterince etkili olmayabilir.

Kurgu cümlesi: Ölmekten korkuyor olsam da, kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.

Eğer asıl korkunuz kişisel değil de, sevdiğiniz kişileri yalnız ve çaresiz bırakma olasılığından kaynaklanıyor ise, bu konuda ne gibi önlemler alabileceğinizi düşünün.  O sevdiğiniz insanların size muhtaç kalmadan, kendi ayaklarının üzerinde durabilmesinin şartlarını yaratın. Bu durumda da Tepeleme yapabilirsiniz. Ancak kurgu cümlenizin, asıl soruna odaklanması gerekir.

Özetle, “Hiç ölmeyecekmiş gibi çalış, yarın ölecekmiş gibi yaşa.” düsturuyla hareket etmek en doğrusudur.

Yapacaklarını erteleme, süründürme. Üstlendiğin sorumlulukların gereğini en kısa zamanda yerine getir. Ancak, yeni sorumlulukları gönül rahatlığıyla üstlenmekten de geri durma.

Çünkü, ölümün ne zaman ve nasıl geleceğini bilmemiz mümkün değildir.

Bu, kaçınılmaz bir gerçeklik; ancak dolu dolu yaşamaktan vazgeçmek için de bir mazeret olamaz.

Her ne olursa olsun,  hem sorumluluklarınızı yerine getirmeye, hem de hayatınızı dolu dolu yaşamaya devam edin.

EFT – Tepeleme, size, sorunlarınızla yüzleşmede yardımcı olacaktır.

Ahmet Aksoy

 

 

Mar 272013
 
307 views

Sınav Kaygısı ile Nasıl Başa Çıkabilirsiniz?

Sınav kaygısı

Belli bir düzeydeki kaygı, karşılaştığınız sınavlar için etkin bir motivasyon kaynağı olur.
Ancak kaygının dozu gereken miktarın üzerine çıkarsa, bu kez önemli bir engelleyici haline dönüşür.

Tüm bu sürecin sonuçlarını ilkel beynimizin tanıdığı 3 temel dürtü belirler:

  • savaş
  • kaç
  • ölü taklidi yap

Eğer gireceğiniz sınavın sizde hiç stres yaratmadığını düşünüyorsanız, o sınav sizin için önemli değildir. Belki de sadece ölü taklidi yapıyor veya kaçıyor olabilirsiniz.

İster küçük, ister büyük olsun, bütün sınavlar sizi etkiler. Ama her birine farklı tepkiler verirsiniz.

Aşağıdaki belirtiler sizde de var mı?

  • Terleme
  • Nabız atışınızda hızlanma
  • Nefes daralması
  • Mide bulantısı
  • Kendini sersemlemiş gibi hissetmek
  • Bir boşluk duygusu içinde olmak
  • Herşeyin anlamsız bir hale gelmeye başlaması
  • Endişe
  • Başarmaktan veya başaramamaktan korkma

Eğer önünüzdeki bir sınav yüzünden yukarıdaki belirtilerin tümünü veya bir kısmını yaşıyorsanız siz de sınav kaygısı yaşıyorsunuz demektir. Belirti sayısı fazlaysa, kaygı düzeyiniz de fazladır

Sınav kaygısını tetikleyen inançların bazıları şunlardır:
Yeterince hazırlanmış olmamak veya öyle düşünmek
Kendine güven duyamamak
İyi bir sonuç alabileceğine inanmamak
Sınav sırasında zamanı verimli kullanamamak

Aşırı Sınav Kaygısına Karşı Etkili yöntemler:

  • Sağlığına dikkat et
  • Yeterince ve doğru şekilde hazırlık yap
  • Hedefini iyi belirle
  • Zamanını etkin bir şekilde kullanmayı öğren
  • Kaygı düzeyini ayarla
    • Derin nefes al
    • Kaslarını gevşet
    • Dikkati dağıtacak etkenleri azalt
    • Ritüellerden yararlan
  • Korkularınla yüzleş
  • Olumlamalardan yararlan
  • EFT – Tepeleme yap

EFT – Tepeleme sadece sınav kaygısı için değil, aslında hayatımızın her alanına yönelen kaygı ve beklentiler için kullanılabilir. Üstelik EFT sadece olumsuzluklara karşı bir savunma aracı değil, aynı zamanda beklenti ve hedeflerimizi somutlaştırmamızı sağlayan etkin bir güdüleyicidir. EFT-Tepeleme, yukarıda sözünü ettiğimiz çalışmaların hepsini birleştirip kaynaştırır. Çünkü bu yöntemin özü “kendimizle yüzleşmek”, “zayıf ve güçlü yanlarımızla kendimizi tanımak”tır. Hem korku ve kaygılarımızı, hem zayıf taraflarımızı, hem de güçlü yanlarımızı farkedip tanımamızı sağlar. EFT bizi gerçeklerle yüzleştirir. Ayaklarımızı yere sağlam basabilmemizi, yaşamın gözlerinin taa içine bakabilmemizi sağlar.

İster kendiniz, ister yakınlarınız için olsun; planlanmış sınavlar sözkonusu ise, EFT öğrenmenizi ve onu hayatınızın bir parçası haline getirmenizi öneriyorum. Ayrıca, Tepeleme çalışmalarını içselleştirebilmeniz için kabaca bir aylık süreye gereksinim duyacağınızı da unutmayın. EFT son dakika önlemleri için kullanılacak bir yöntem değildir. Onu yaşamınızın doğal bir parçası yapmanız gerekir.

EFT öğren ve yaşamın denetimini eline al!

Ahmet Aksoy

Not: Yukarıdaki yazıyı, aslına bakarsanız bir hafta kadar önce yazmıştım. Ancak, özellikle YGS sınavına girecek öğrencilerin kafasını son anda karıştırmamak için bekledim. Çünkü alınması gereken önlemler ve yapılması gereken hazırlıklar aslında bir süreçtir. Son anda yapılan girişimler, faydadan çok zarar getirebilir.
Lütfen yukarıdaki yaklaşım ve önlemleri sınav kapıya dayandıktan sonra gündeme taşımayın. İster kendiniz, ister yakınlarınız için olsun, hazırlık sürecine yeterli zaman tanımayı ihmal etmeyin!
EFT ile hemen tanışın!

Mar 152013
 
347 views

korkularınızı tepeleyin

Büyük olasılıkla, sizin de kurtulmak istediğiniz korkularınız vardır.  Eğer yoksa, şanslı azınlıktansınız ve bu yazıyı okumaya ihtiyacınız yok demektir. Varsa, korkularınızı Tepeleyin!

Demek ki siz de genel çoğunluğa dahilsiniz. O halde bu yazıyı sonuna kadar okuyun ve yaşam kalitenizi yükseltmenin en pratik yollarından birini öğrenin: EFT – Tepeleme.

EFT – Tepeleme, korku ve fobilerle başa çıkmada giderek daha fazla kabul gören bir araçtır. EFT, sizin de yaşam kalitenizi arttırmanıza, sizi rahatsız eden korkulardan onlarla yüzleşerek kurtulmanıza yardımcı olabilir.

Günümüzde en çok rastlanan fobi ve korkulardan bazıları şunlar:

  • Açık yer ve kalabalıktan korkma (Agorafobi)
  • Asansöre binmekten korkma
  • Başarmaktan korkma
  • Başarısızlıktan korkma (Kakorafiyafobi)
  • Böcek korkusu (Entomofobi)
  • Cinsellikten korkma (Erotofobi)
  • Dişçi korkusu (Dentofobi)
  • Hastalık korkusu (Patofobi)
  • Hastane korkusu (Nozokomefobi)
  • İğne korkusu (Belonefobi)
  • Kapalı yerde kalma korkusu (Klostrofobi)
  • Karanlıktan korkma (Akluofobi)
  • Kedi korkusu (Ailurofobi)
  • Kitap korkusu (Bibliofobi)
  • Korkmaktan korkma (Fobofobi)
  • Köpek korkusu (Kinofobi)
  • Örümceklerden korkma (Araknofobi)
  • Reddedilme korkusu
  • Sınav korkusu (testofobi)
  • Toplum önünde konuşma korkusu
  • Trafiğe çıkma korkusu
  • Uçma korkusu (Aviofobi)
  • Yabancılardan korkma (Ksenofobi)
  • Yalnızlık korkusu (Manofobi)
  • Yılan korkusu (Ofidiyofobi)
  • Yükseklik korkusu (Akrofobi)

Bu listeye yüzlerce yeni satır eklemek mümkün.

Ama, şimdi DURUN! Yukarıdaki listeyi biraz daha dikkatle inceleyin. Acaba sizde de bu korkulardan var mı? Ya da listeye eklemek istediğiniz başka korkular?

Örneğin beş-on kişilik bir grubun önünde konuşmanız gerektiğinde eliniz-ayağınız birbirine dolaşıyor mu?

Sınava girdiğinizde çok iyi bildiğiniz şeyler bir anda aklınızdan uçup gidiyor mu?

Asansöre veya uçağa binmekte zorlanıyor musunuz?

Pek çok yöntem denediniz ama başarılı bir sonuç elde edemediniz mi?

Bunların hepsine EFT sayesinde çözüm bulmanız mümkün. Çünkü yaklaşık 15 yıllık EFT tarihi boyunca binlerce, onbinlerce insan korkularıyla yüzleşip normal yaşantılarına döndüler.

EFT, PTSD (Post Traumatic Stress Disorder – Travma Sonrası Stres Bozukluğu) gibi ağır vakalarda bile umulmadık başarılar sağlamıştır. Bu nedenle, korkularla başa çıkmada çok daha hızlı ve etkin sonuçlar alınmaktadır.

Korkularınızdan korkmayın! Onlarla yüzleşin! Onlarla barışın!

EFT korkularınızdan arınmada size yardımcı olacaktır. Korkunuzun nedeni bilinçli zihninizin erişemediği kadar derinlerdeyse bile, Bilinçaltı Sorgulama onu yüzeye taşıyacaktır.

Yeter ki siz, korkularınızla yüzleşmeye hazır olun!

Bizi arayın: 0216 450 5784 – 0533 339 0959 – 0533 472 7723

Ahmet Aksoy

Şub 132013
 
311 views

korku

Hepimizin korkuları vardır. Bu doğal. Çünkü korkunun özünde, kendimizi koruma içgüdüsü yatar.

Diyelim ki ev kadınısınız. Yükseklikten hiç korkmuyorsunuz ve bir binanın 5. katında oturuyorsunuz. Bu durumda, evinizin pencerelerini silmek istediğinizde, pervasızca pencerenin dışına çıkar, hiç bir önlem almaya gerek duymadan pencerenizi silersiniz. Bu davranışınız, gereksiz yere risk almaktır. Korku eksikliği, gereksiz risk almaya davetiye çıkarır.

Korkuların çoğunu öğreniriz. Bazılarını yaşayarak, bazılarını da aldığımız eğitimle.
Elimizi yanan ateşe sokmamayı, yüksek yerden atlamamayı, tehlikeli aletlerle oynamamayı öğreniriz. Bu sayede edindiğimiz korkular, yaşamımızın daha güvenli ve daha konforlu geçmesini sağlar.

Bu tür korkular, güvenlik sınırlarımızı belirler. Her birinin çok net mantıksal açıklamaları vardır.

Ancak, bize öğretilmemiş ya da doğuştan var olmayan abartılı korkularımız da olabilir.

Örneğin yüksekten korkuyoruzdur. Ama o kadar korkuyoruzdur ki, içerideyken, bir kaç katlı bir binanın penceresine bile yaklaşamıyoruzdur. Asansöre, teleferiğe, uçağa binemiyoruzdur.

Kediden, köpekten, fareden, böcekten korkuyoruzdur. Ama öylesine korkuyoruzdur ki, bunların yakın çevremizde olabileceği düşüncesi bile bizi kontrolden çıkarıyordur.
Olasılıklar çok…

Bu tür korkuları da öğreniriz. Özellikle çocukluk dönemlerinde yaşadığımız bazı olaylar nedeniyle. Olayları ve korkumuzun nedenlerini bilmeyiz. Bildiğimiz tek şey, korkunun kendisidir. Mantıkla bağdaşmaz. Ama, elimizden de bir şey gelmez…

Bu korkuların başlangıcı bizim dışımızdaki nedenlere bağlı olabilir. Ancak onları biz kendimiz büyütür, geliştiririz. Çünkü bir korkunun dikte ettiği davranışı kayıtsız-şartsız yerine getirmemiz, o korkumuzun daha da büyümesine yol açar.

Diyelim ki kapalı yerlerden korkuyoruz. Bu nedenle asansöre binmezsek, küçük odalarda bulunmaktan kaçınırsak; her seferinde korkumuzu biraz daha palazlandırmış oluruz. Çünkü bu korkunun yönlendiricisi bilinçaltımızdır. Ve bilinçaltımız, bu korkuyu, aslında, bizi korumak için kullanmaktadır. Biz de bilinçli olarak bu davranışı destekleyen kısıtlamaları desteklediğimizde, bilinçaltımızın yönlendirmesini onaylıyoruz demektir. İşte bu destek, korkumuzu daha katı, daha güçlü bir hale sokar.

Peki çözümü yok mu?

Elbette var!.. Üstelik, korkuların çoğu hiç te karmaşık olmayan, çok basit nedenlere dayanır. Bu nedenle, çözümlenmeleri de pek çok başka sorunla kıyaslandığında, daha kolaydır.

Korkularımızla başa çıkmak istiyorsak, ilk olarak, onlarla yüzleşmemiz gerekiyor. Korkmuyormuş gibi rol yapıp kaçmak, çözüme götürmez, sorunu büyütür.

Önce, sorunun kaynağını keşfetmek lazım. Bunu tek başınıza yapmanız pek mümkün değildir. Mutlaka, profesyonel yardım almalısınız.

Bu konuda biz, öncelikle, danışanlarımızın yaşam öykülerini dinler ve onlara çapraz sorular yöneltiriz. Ayrıca, Bilinçaltı Sorgulama yöntemini kullanarak doğrudan bilinçaltının yanıtlarına ulaşırız. Böylece, sorunun kökenine inmek kolaylaşır. Nedeni bulduğumuzda, hem mantıksal, hem de duygusal çözümlemelerle korkunun aşırılığını ortadan kaldırırız. EFT, telkin, hafif trans, NLP gibi araçlarla sonuca gideriz.

EFT – Tepeleme, korkularla başa çıkmada özellikle çok etkin bir yöntemdir. Savaş, tecavüz, deprem, yangın gibi nedenlerle oluşan ağır PTSD vakalarında bile başarıyla uygulanabilmektedir.

Eğer yaşamınızı kısıtlayan, kalitesini düşüren korkularınız varsa, onların daha fazla büyümesine izin vermeyin. Korkularınızdan korkmayın. Onlarla yüzleşin.

Özgürce yaşamanın tadını çıkarın!

Ahmet Aksoy

Ara 092012
 
310 views

Daha ana karnındayken başlayan olumsuz duygusal ve fiziksel etkilenmeler tüm yaşamımız boyunca bizi yönlendirmeye devam ediyor. Nedensiz korku ve davranışlarımızın pek çoğunun altında, bu baskılanmış etkiler var.

EFT – Tepeleme aracılığıyla bu tür -nedeni açıkça bilinmeyen- korku ve inançlarımızla yüzleşmemiz ve onların olumsuz etkilerinden kurtulmamız mümkün.

Ancak bu tür iç temizlikleri kendi başımıza yapmamız pek kolay olmuyor. Tıpkı ormanın içindeyken sadece ağaçları görebildiğimiz gibi, kendi sorunlarımızı tarafsız bir bakış açısıyla yakalayıp bizzat değerlendirmemiz pek olanaklı değil. Bu nedenle de “iç temizlik” çalışmalarının EFT – Tepeleme profesyonellerinin denetiminde gerçekleştirilmesi gerekir.

İçsel Temizlik çalışmalarının asıl kritik tarafı korku, kısıtlayıcı inanç gibi  sınırlamaların doğru biçimde tespit edilmesidir.

Bu amaçla yeni bir çalışma başlattık: “İç temizlik Oturumları

Bu oturumlar, sistematik bireysel çalışmalardan oluşuyor.

İlk aşamada özel anketlerle bilinçli olarak farkında olduğumuz sorunlarımızı belirliyor ve bu inançların bilinçaltımız tarafından da paylaşılıp paylaşılmadığını saptamak üzere Bilinçaltı Sorgulamalar uyguluyoruz.

Bilinçli zihnimizin önem verdiği inançlar her zaman gerçeği yansıtmak zorunda değildir.  Bilinçli zihnimizin süzgeçlerine göre önemli gibi görünen bir konu, aslında bilinçaltımız tarafından paylaşılmıyorsa; bizler, farkında bile olmadan “kişisel sabotajlar” üretmeye başlayabiliyoruz. Böyle bir durumda gerçek sorunlarımızın farkına varmamız pek olası değil.

Bilinçaltı Sorgulama, bu açıdan bize önemli ipuçları sağlıyor.

Önümüzdeki günlerde “Zenginlikle İlgili Kısıtlayıcı İnançlar” başlıklı kısaltılmış bir anket yayınlayacağız. Bu anketi kendinize uygulayarak kişisel durumunuzu saptayabilir ve yardıma ihtiyacınız olup olmadığını belirleyebilirsiniz.

İçsel Temizlik, farkında olmamız gereken çok önemli bir konudur. Bu konuyla ilgili yazılarımızı sürdüreceğiz. Kendinizi daha iyi tanımanız ve gerektiğinde önlem alabilmeniz açısından sitemizi ve yazılarımızı izlemenizi öneriyoruz.

İçsel Temizlik uygulayarak bilinçli zihninizi ve bilinçaltınızı senkronize ettiğinizde sınırlarınızın alabildiğine genişlediğini farkedebilir, yaşamın tadını daha fazla çıkarabilirsiniz.

Bizi izlemeye devam edin!

Ahmet Aksoy

 

Kas 192012
 
271 views

İlk başlarda atölyeye  ilgi oldukça yüksek olmakla beraber, bilfiil katılanlar beklediğimiz kadar fazla değildi. Atölyeyi kaçıranlar, neler kaçırdıklarını asla bilemeyecekler.

Çalışmamızda, konuya uzak kişilerde EFT Direnci”nin genellikle yüksek olmasının etkisini uzun uzadıya değerlendirdik.

Katılımcı sayısı az olunca, çözüme yönelik uygulamaları ön plana çıkarmak mümkün oldu. İki arkadaşımızla doğrudan kişisel sorunları üzerinde çalıştık ve bu çalışmalardan birini de  video olarak kayda aldık. Ölümlü bir kazaya şahit olan arkadaşımızla ilgili Tepeleme uygulamasını içeren bu videoyu önümüzdeki günlerde sizlerle de paylaşacağız.

Diğer çalışmamızda ise arkadaşımızın temel sorunlarını peş peşe çözümledik. Hem standart tepeleme uygulamaları yaptık, hem de Temporal Tepeleme yöntemiyle sınırlayıcı inançlarını yeniden düzenledik. Bilinçaltı Sorgulama yöntemiyle bilinçli zihin ile bilinçaltının senkronize çalışmasını sağladık. Çalışmayı tamamlandığımızda hem mutluluk, hem de şaşkınlık vardı.

Siz de Tepeleme Teknikleriyle ister başlangıç, isterse uzmanlık düzeyinde ilgileniyor ve bu konuda kendinizi geliştirmek istiyorsanız bizi hemen arayabilirsiniz! Hem birlikte sorunlarınıza çözümler bulabiliriz, hem de  Tepeleme yönteminin inceliklerini uygulamalı olarak öğrenmeniz mümkün olur.

EFT – Tepeleme Sisteminin gücünü farkedince bir yandan şaşıracak, öte yandan da bu yöntemi daha önce öğrenmemiş olmanıza hayıflanacaksınız…

Bizi aramak isterseniz: 0216 450 5784

Ahmet Aksoy

Gamet Gelişim EFT-Tepeleme

 

Kas 042012
 
289 views

(Aşağıdaki yazı Gamet Gelişim Bülteni Sayı-3‘te yayınlanmıştır.)

Amfiteatr

Hooponopono, Huna isimli eski bir Hawai uygulamasından günümüz şartlarına uyarlanmıştır.

Dr Ihaleakala Hew Len’in düşüncesine göre  (http://hooponopono.org/index.htm)
Ben yaşantımı ve ilişkilerimi aşağıdaki anlayışa göre oluştururum:
1- Fiziksel evren, düşüncelerimin gerçekleşmesidir (actualization).

2- Eğer düşüncelerim kanserli ise, bunlar kanserli bir fiziksel gerçeklik yaratacaktır.

3- Eğer düşüncelerim olgunlaşmış ve kusursuzsa, onlar SEVGİ ile ışıldayan bir gerçeklik yaratır.

4- Ben, yaratmış olduğum fiziksel evrenden %100 sorumluyum.

5- Ben hastalıklı bir gerçeklikteki kanserli düşüncelerin iyileştirilmesinden %100 sorumluyum.

6- Dışarıda herhangi bir şey yoktur. Her şey benim zihnimdeki düşünceler halinde var olur.

Konuyla ilgili diğer ayrıntıları yukarıdaki siteden veya başka kaynaklardan edinebilirsiniz.

Ben, hooponopononun ayrıntılarına girmek yerine, pratik bir uygulama aracını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu yöntemi, EFT-Tepeleme uygulamalarınızın yanısıra kullanabilirsiniz.

Önemli olan nokta şudur: Biz, sadece kendimizi değiştirme gücüne sahibiz. Kendimizi değiştirdiğimizde, çevremiz de bundan etkilenir. Biz kenimizi iyi hissediyorsak, çevremize de bu duyguyu aktarırız. Bu nedenle değişimin odağına “başkalarını” değil, “kendimizi” koyalım!

Amfiteatr Yöntemi ile Hooponopono

1. Gözlerini kapat. Gevşe ve rahatla. Gözlerinin önünde büyük bir amfiteatr canlandır. Öylesine büyük olsun ki, seninle bağlantılı olan tanıdığın ve tanımadığın, yaşayan ve ölmüş herkesi içine alabilsin. Etraf biraz karanlık olsun. Sen, aşağıdaki aydınlatılmış sahnenin ortasında dur. Herkes seni görebilsin ve söylediğin her şeyi duyabilsin.
Amfiteatrdaki herkesin alnındaki üçüncü gözün altın rengi bir ışıkla parladığını imgele. Sana en yakın olanların ışığı daha parlak olsun. Aşağıdan yukarıya doğru baktığında bu ışıkları karanlığın içinde ışıldayan yıldızlar olarak gör.

2. Kendiliğinden senin yanına gelen olmazsa, ışığı en fazla parlayan kişiyi sahneye çağır.

3. Karşındaki kişiye şunu sor: “Olabileceğim en mükemmel kişi haline dönüşebilmem için bana yardımcı olur musun?” Eğer olumsuz veya belirsiz bir yanıt alırsan, o kişinin tekrar eski yerine dönmesini rica et ve ikinci aşamaya geri dön. Net olarak “Evet” yanıtı alırsan, bir sonraki aşamaya geç.

4. Karşındaki kişiyle göz göze gelin ve birbirinize şu cümleleri içtenlikle söyleyin:

1. Seni seviyorum
2. Senden özür diliyorum
3. Seni affediyorum
4. Seni özgür bırakıyorum

5. Karşındaki kişinin üçüncü gözündeki ışığın yavaşça zümrüt yeşiline döndüğünü gör. Birbirinize gülümseyin. Sonra o yavaşça yerden yükselsin ve bir ışık bulutunun içinde kaybolsun. Ama onun hep orada olduğunu ve herhangi bir nedenle gereksinim duyarsan, hemen yanında olacağını bil ve bunu hisset!

6. Tekrar 2 nolu aşamaya dön ve tribünlerde bulunan herkes için aynı işlemi yap.

Herkesi aynı çalışma sırasında mutlaka çağırmak zorunda değilsin.
Yorulduğunda ya da “bu kadarı yeter” diye düşündüğünde, çalışmayı bırakabilirsin.

Kendini ve koşulları gereksiz yere zorlama. Herşeyin doğal bir akış içinde gerçekleşmesine izin ver. Sana ne kadar zarar vermiş olursa olsun, karşındakini affetmenin büyüklüğünü ve yüreğindeki ferahlamayı yaşa! Buna izin ver!

İhtiyaç duyduğunda kendini de çağır! En başta kendini affetmen ve kendini olduğun gibi kabullenmen gerektiğini asla unutma!

Ahmet Aksoy