?> korkular arşivleri - Tepeleme
Ağu 282014
 
669 views

Topluluk Önünde Konuşma Korkusu Olanlar İçin EFT – Tepeleme

Topluluk önünde konuşma korkusu

Foto: cdn.medindia.net

Belki biliyorsunuzdur, Amerika Birleşik Devletlerinde yayınlanan istatistiklere göre, insanların en büyük korkusu “Topluluk Önünde Konuşma Korkusu“. Oranı %74. Ölüm korkusu bile ondan daha sonra geliyor.

Diğer korkularda olduğu gibi, bu korkunun altında da genellikle eğitim sisteminden kaynaklanan bazı sorunlar yatmaktadır. Bunun en tipik örneklerinden biri, “Kırmızı Kalem Sendromu“dur. Pek çok kişide bu korku, arkadaşlarının yanında küçük düşme, başarısızlık, alay konusu olma gibi öykülere dayanmaktadır. Sorunla yüzleşmek yerine kaçmak, sonunda belirgin bir “topluluk önünde konuşma korkusu” ile sonuçlanmaktadır.

Oysa çözüm, bu korku ile yüzleşmekten geçer. EFT bu nedenle iyi bir çözüm aracıdır. Çünkü yüzleşme mekanizması bu yöntemin bel kemiğidir.

Aşağıda temel bir kısa uygulama örneği veriyorum. (Vuruş noktalarına buradan ulaşabilirsiniz)

Kurgu cümlesi: Topluluk önünden konuşmaktan korkuyor olsam da; kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.

Yerini saptayın: Önce korkunuzu zihninizde canlandırın ve vücudunuzun neresinde odaklandığını tespit edin.

Düzeyini belirleyin: Bu korkuya sıfır ile on arasında bir değer verin. Sıfır ise, hiç bir etkisi yok; on ise, dayanılamayacak kadar güçlü anlamına gelsin.

Kurgu aşaması: Bir elinizle diğer elinizin karate noktasına sürekli vururken kurgu cümlesini 3 kez sesli olarak tekrarlayın.

Tepe noktası: Korkuyor olsam da…

Kaş başlangıcı:  Korkuyor olsam da…

Göz ucu:  Korkuyor olsam da…

Göz altı:  Korkuyor olsam da…

Burun:  Korkuyor olsam da…

Çene:  Korkuyor olsam da…

Köprücük kemiği:  Korkuyor olsam da…

Koltuk altı:  Korkuyor olsam da…

Tepe noktası:  Korkuyor olsam da…

Nefes: Derin bir nefes alın ve bir hamlede boşaltın.

Yeniden değerlendirme: Topluluk önünde konuşma korkunuzu tekrar zihninizde canlandırın. Yerini ve derecesini yeniden belirleyin.

Derece iki, bir veya sıfır ise uygulamayı bitirin. Aksi halde 3 -4 kez yineleyin.  Eğer korkunun yerinde ve düzeyinde değişiklik olmuyorsa, ısrar etmeyin ve uygulamayı başka bir zamana erteleyin veya bir başka yerde tekrarlayın.

EFT uygulaması yaparken yanınızda su bulundurun. Su, uygulamaların etkisini arttırmaktadır. Elbette su tüketiminizi de gereksiz yere abartmayın.

Sorularınızı  yazının altındaki yorumlar bölümünden sorabilir veya telefon edebilirsiniz.

Korkularınızdan kaçmanın onların büyüyüp güçlenmesiyle sonuçlandığını unutmayın.

ahmet aksoy

Gamet Gelişim – 0216 450 5784 – Kadıköy – İstanbul

Kaynaklar:
Topluluk Önünde Konuşma Korkusu Olanlar İçin Birkaç İpucu

May 012014
 
275 views

Çocuklar ve Gençler İçin Pratik Stres Denetimi

Tepeleme (EFT) yöntemi, bedensel enerji sisteminin dengelenmesini sağlar.
Bu yöntem, Eski Çin tıbbı tarafından keşfedilen enerji meridyenleri ve bu meridyenlerin üzerinde bulunan bazı basınç noktalarının parmak uçları ile aktive edilerek dengelenmesi temeline dayanır.

Bu yöntem, TFT (Düşünce Alanları Terapisi) ve EFT (Duygusal Özgürleşme Teknikleri) isimleri altında günümüz koşullarına uyarlanmıştır.

TFT metodunda her problemin çözümü için ayrı bir vuruş dizisi kullanılır. Oysa EFT metodunda farklı problemler için de olsa, aynı basınç noktalarına, üstelik aynı sırayla vurulur.

Son yıllarda, basınç noktalarının sayısına ve sıralamasına bağlı olarak değişik isimler altında çeşitli düzenlemeler duyurulmuştur.

Tepeleme yöntemi de temel itibariyle bir EFT (Duygusal Özgürleşme Tekniği) uygulamasıdır.

Ancak, zaman içinde bilinçaltı sorgulama, Temporal Tepeleme, Sanal Tepeleme gibi metotlarla birleşerek esnek ve dinamik bir uygulama haline dönüşmüştür.

Tepeleme, hem çocuklar hem de diğer aile bireyleri tarafından eşzamanlı olarak kullanılabilen bir çözüm aracıdır.

Bu sayede anne baba ile çocuklar ortak çalışma yaparlarken birbirleriyle daha iyi kaynaşırlar. Buna ilaveten, toplu uygulamalar çok daha tesirli olmakta; hem bireysel, hem de ailevi problemler çok daha hızlı bir biçimde halledilebilmektedir.

Tepeleme uygulaması için mutlaka bir problem olması gerekli değildir Bu metod, aile bireyleri arasındaki bağları güçlendirmek amacıyla da kullanılabilir.

Toplu uygulamalar sırasında bireysel enerji alanları, ailesel ölçekteki enerji alanları ile kaynaşarak güçlenmekte ve daha etkin bir yapıya dönüşmektedir.

Aile içinde ve grup tepelemelerinde problemin yerini ve boyutunu saptamaya gerek kalmaz. Bu aşamalar atlanır ve sadece kısa uygulama yapılır.

Çocuklarla tekil uygulama yapılırken aşağıdaki noktaları kullanan kısa reçeteyi tercih etmek yerinde olur:
1- Tepe
2- Kaş
3- Göz ucu
4- Göz altı
5- Burun
6- Çene
7- Köprücük
8- Koltuk altı

Tepeleme sırasında kurgu cümlesi, karate noktasına devamlı vuruşlar yaparken 3 defa
yinelenir. Daha sonra yukarıda sıraladığımız basınç noktalarına ortalama 6 veya 7 defa vurulur ve bu sırada hatırlatma kelimeleri söylenir.

Koltuk altı noktasında döngü sona erdiğinde derin bir soluk alınır ve sesli olarak hızla boşaltılır. Bütün bu döngü mümkünse 3 defa yinelenir.

Gençler kendi bedenleri üzerindeki basınç noktalarına kendileri vuruş yapabilirler.
Çocuklarla uygulama yapılırken çocuğun ve problemin vaziyetine uygun alternatifler kullanılabilir.

Temel alternatifler şunlardır:
1- Çocuk, kendi bedeni üzerindeki basınç noktalarına kendisi vuruş yapar
2- Çocuğun vücudundaki basınç noktalarına bir aile ferdi veya tepeleme
uzmanı tarafından vuruşlar yapılır
3- Çocuk, vuruşları kendi gövdesine değil, elindeki bir oyuncağa uygular
4- Çocuk uyurken yanında veya bir başka mekanda, onun problemi veya motivasyonu için bir aile ferdi veya tepeleme uzmanı kendi vücudu üzerindeki basınç noktalarına vuruşlar yapar.

Tepeleme, çocukların ve gençlerin enerji seviyelerini dengeleyen etkili bir yöntemdir. Bu yöntem sadece duygusal problemleri çözmek için değil, motivasyon sağlamak ve özgüveni pekiştirmek amacıyla da kullanılabilir.

Eğer çocuklarınızda stres, korku, fobi, çalışma güçlüğü ve öğrenme güçlüğü, sınav stresi, özgüven eksikliği gibi problemler gözlemekteyseniz lütfen ücretsiz bir ön değerlendirme yapmak için bizi arayın.

Çocuk ve gençlere yönelik tepeleme çalışmalarımıza ilişkin yeni yazılarımızı web
sitemizden izleyebilirsiniz. Sorularınızı ve sorunlarınızı lütfen bizimle paylaşın.

Ahmet Aksoy

 Çocuklar ve Gençler İçin Pratik Stres Denetimi

Tem 302013
 
415 views

Bu Kahverengi Kıllı Canavarlar İle Nasıl Başa Çıkarız?

Daha konuşmaya başlamadan, yüzünde bir tiksinti ifadesi belirdi.

“Benim sorunum böceklerle..” dedi. Bunları söylerken, tedirgin bakışlarıyla etrafı tarıyordu. “Kendi evim dışında hiç bir yerde rahat edemiyorum. Sokakta bile…”

Hamam Böcekleri

Hamam Böcekleri

Aynı zamanda uçak korkusu da varmış ama, böcek korkusuna kıyasla sözünü etmeye bile değmediğini söyledi.

Böcek Korkusu, yurtdışında başlamış. Gittiği ülkede havalar çok sıcak ve nemliymiş. Orada, ülkemizdekilere kıyasla çok iri ve çok hızlı hareket eden kahverengi hamam böcekleriyle karşılaşmış. Evlerde, bahçelerde, parklarda, hatta sokaklarda…

Kendi evi dışındaki neredeyse her mekanda bu davetsiz konuklarla karşılaştığını anlattı. Bir arkadaşı onu bir bahçe partisine davet etmiş. Güleryüzlü insanlar, müzik, sohbet… Derken, bir ara, kolunun üzerinde bir gariplik hissetmiş. Kafasını çevirip baktığında orada, kolunun üzerinde kocaman, koyu kahverengi, kıllı bir böceğin kendisine baktığını görmüş. Bir anda çığlık çığlığa bağırarak panik içinde oradan oraya koşmaya başladığını anımsıyor. Ama sonra, film kopmuş!..

“O tarihten sonra, böcek görmeye dayanamaz oldum.” dedi. “Ama her böcek değil. Mesela örümcek veya sinekler beni çok fazla etkilemiyor. Onlardan da hoşlanmıyorum ama, o kahverengi, tüylü şeylere hiç dayanamıyorum!” Bunları söylerken yüzü allak bullak oluyordu.

Konuşmayı biraz derinleştirdik.

Yurtdışına gitmeden 2 yıl kadar önce, Türkiye’deyken de bir olay yaşamış.

Eşiyle birlikte yakın bir arkadaşlarının evinde konuk olmuşlar. Her şey yolundaymış. Keyifli bir akşam geçirmişler. Gece de orada kalmışlar.

Danışanımız sabaha karşı bir huzursuzluk duygusuyla uyanmış. Ortalık alacakaranlıkmış. Etrafına bakındığında odanın her yerinde; duvarlarda, tavanda, masanın üzerinde bazı karaltılar görmüş.

“Önce o karaltıların ne olduklarını anlamadım.” diye açıkladı. “Fakat, ışığı yaktığımda, tüm o karaltılar bir anda kaçışmaya başlayınca, durumu kavradım!.. İşte o an elim ayağım kesildi! Sanki bir şeyler üzerime çullandı, nefes alamaz oldum. Tek istediğim şey, bir an önce oradan ayrılmaktı. Derhal eşimi uyandırmaya çalıştım ama, uykusu o kadar ağırdı ki, bir türlü uyandıramadım! Sonunda dayanamadım, panik içinde, tek başına sokağa fırladım!”

Genel olarak böceklere karşı bir tiksinti duymakla birlikte, sadece kahverengi olan ve hızlı hareket eden böcekler karşısında kontrolünü kaybediyormuş.

Böceklerle ilgili bir anısını ve o sırada yaşadığı duyguları zihninde yeniden canlandırmasını istedim. Yüzü buruştu. Ellerini göğsüne götürdü: “Kalbim ve göğsüm sıkışıyor, nefes almakta zorlanıyorum!” dedi.

Sıkıntısının şiddeti 7 düzeyindeydi.

Önce kurgu cümlesini oluşturdum:

“Yakınımda kahverengi ve hızlı yürüyen bir böcek görsem bile kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.”

Bu cümleyi daha kolay söylenebilecek ve sıkıntıyı daha iyi yansıtan yeni bir forma dönüştürdük:

“Kahverengi, ev tipi böceklerden korkuyor olsam da, kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.”

Zamanımız kısıtlıydı. Bu yüzden, kısa uygulama yapmayı tercih ettim.

İlk tur sonunda sıkıntı şiddeti 7’den 4’e indi. Ancak, kalbindeki ve göğsündeki daralma duygusu devam ediyordu.

İkinci tur sonunda kalp ve göğüs sıkışması yine vardı, ama sıkıntı şiddeti 3’e inmişti.

Bir kez daha uyguladık.

Bu kez danışanımızın kalbindeki sıkışma ortadan kalktı. Korku ise kendini sıradan bir tiksintiye bıraktı.

Ahmet Aksoy

Haz 092013
 
268 views

Yine korkulardan bahsedeceğim.

ÖlümÇünkü, ne yaparsak yapalım, korkular, yaşamımızın doğal bir parçası olmaya devam ediyor. Onlardan kaçmanın, onları görmezden gelmeye çalışmanın bize bir faydası olmuyor. Korkularımızı tetikleyecek ortamlardan kaçınmanın da hiç bir yararı yok.

Korkularımızı biz seçmiyoruz. Onlar, bizim bilinçli tercihlerimiz değil. Ama varlar. Biz istemesek te, var olmaya devam ediyorlar.

İşte bu yüzden, korkularımızla başa çıkmanın aslında hiç te o kadar zor olmadığını bilmeli, çözüm yolları bulunduğunun  farkında ve bilincinde olmalıyız.

Orta yaşlıların yaşadığı en yaygın korkulardan biri, ölüm korkusu.

Mantıklı bir durum. Yaşamak, güzeldir ne de olsa. Yaş ilerleyince, kaçınılmaz olan son da yaklaşıyor ve korkuyu tetikliyor.

Ancak, danışanlarımızla yaptığımız görüşmelerde ölüm korkusunun aslında pek te kişisel olmadığını gözlüyoruz.

Aslında insanlar ölmekten korkmuyor.  Onların asıl korkuları, kendilerini sorumlu hissettikleri kişileri yalnız ve çaresiz bırakmak. İnsanlar, işte bundan korkuyor. Çünkü ölümün doğal bir sonuç olduğunun farkındalar. Ama yapmak zorunda olduklarını düşündükleri ve henüz tamamlayamadıkları bazı işleri yarım bırakma olasılığı onları korkutuyor.

Şu dizeler de bunu vurgulamıyor mu?

Ölüm Allahın emri/ Ayrılık olmasaydı...”

EFT – Tepeleme, bu açıdan çok yararlı bir yöntem.

Eğer böyle bir sorununuz varsa ve yardım alma fırsatı bulamadıysanız kendinizi bu bakış açısıyla sorgulayın.

Sizi korkutan ne? Ölümün kendisi mi?

Yoksa henüz tamamlayamadığınız işler mi var?

Siz olmazsanız çaresiz kalacağını düşündüğünüz kişiler mi var?

İlk aşamada bunun yanıtını bulun.

Eğer gerçekten de ölümün kendisinden, ölmek kavramından korkuyorsanız, aşağıdaki kurgu cümlesini kullanarak Tepeleme uygulayabilirsiniz. Uzun reçeteyi kullanın. Ağır sorunlarda, kısaltılmış reçeteler yeterince etkili olmayabilir.

Kurgu cümlesi: Ölmekten korkuyor olsam da, kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.

Eğer asıl korkunuz kişisel değil de, sevdiğiniz kişileri yalnız ve çaresiz bırakma olasılığından kaynaklanıyor ise, bu konuda ne gibi önlemler alabileceğinizi düşünün.  O sevdiğiniz insanların size muhtaç kalmadan, kendi ayaklarının üzerinde durabilmesinin şartlarını yaratın. Bu durumda da Tepeleme yapabilirsiniz. Ancak kurgu cümlenizin, asıl soruna odaklanması gerekir.

Özetle, “Hiç ölmeyecekmiş gibi çalış, yarın ölecekmiş gibi yaşa.” düsturuyla hareket etmek en doğrusudur.

Yapacaklarını erteleme, süründürme. Üstlendiğin sorumlulukların gereğini en kısa zamanda yerine getir. Ancak, yeni sorumlulukları gönül rahatlığıyla üstlenmekten de geri durma.

Çünkü, ölümün ne zaman ve nasıl geleceğini bilmemiz mümkün değildir.

Bu, kaçınılmaz bir gerçeklik; ancak dolu dolu yaşamaktan vazgeçmek için de bir mazeret olamaz.

Her ne olursa olsun,  hem sorumluluklarınızı yerine getirmeye, hem de hayatınızı dolu dolu yaşamaya devam edin.

EFT – Tepeleme, size, sorunlarınızla yüzleşmede yardımcı olacaktır.

Ahmet Aksoy

 

 

May 302013
 
358 views

EFT ile Başarılı Sonuçlar Alabilirsiniz

eft-el-1024

Korkuların fiziksel, duygusal ve zihinsel bileşenleri vardır. Bazan sadece bir tanesi baskın etken olurken, bazan da hepsi birden etkili olur.

Korkuyu tetikleyen ortamlardan uzak durmak kendinizi daha rahat hissetmenizi sağlayabilir. Ancak bu davranış, korkunuzun daha da büyümesine neden olur. Asıl yapmanız gereken, korku ile yüzleşmektir. İşte bu konuda EFT – Tepeleme etkili ve yararlı bir araç olarak karşınıza çıkar.

EFT – Tepeleme, enerji meridyenlerindeki çi (chi) akışını düzenler ve dengeler. Dolayısı ile akışı engelleyen blokajlar ortadan kalktığı için, bu blokajların neden olduğu fiziksel, zihinsel ve duygusal sorunlar da etkisini kaybeder.

Korkunun nedeni tamamen fiziksel olabilir. Örneğin bir uçurumun kenarında duruyorsanız, korkunuz doğaldır. Ama, bir uçurumun kenarında durduğunuzu hayal ettiğinizde sırtınızdan soğuk terler boşanıyorsa, burada bir başka sorun var demektir.

Eğer korkunun ortaya çıkış tarihini, hatta onu hangi olayın tetiklediğini biliyorsanız, çözüme ulaşmak ta kolaylaşacaktır. Ama bunları bilemiyorsanız, hatta yapılan tüm araştırma ve sorgulara rağmen net bir nedene ulaşamıyorsanız dahi, EFT size uygun çözümler sunabilir. Çünkü EFTnin en büyük avantajlarından biri, yaşadığınız sorunun asıl nedenini bilmeseniz de, enerji sisteminizi dengeli ve akışkan hale getirerek çözüme ulaşmanızda yardıcı olmasıdır.

EFT, uygulaması çok kolay bir tekniktir. Vuruş noktalarının yerlerini ve vuruşları nasıl yapacağınızı bilmeniz yeterlidir. Ek olarak sorununuzu saptar ve onu bir cümle halinde ifade edersiniz. İşte burada küçük ama önemli bir nüans bulunur: Eğer EFT uygulamalarını içselleştiremezseniz, sonuç almakta zorlanırsınız.

Şöyle düşünün: Bir otomobilin nasıl çalıştığını, direksiyonu çevirerek onun yönünü değiştirebileceğinizi, fren ve gaz pedallarını uygun şekilde kullanarak onun hızlandırıp yavaşlatabileceğinizi biliyor olabilirsiniz. Hatta etrafınızda sürekli gözlediğiniz profesyonel sürücüler de olabilir. Ancak bu bilgi ve gözlemler sizi başarılı bir sürücü haline dönüştürmrk için yeterli olmaz. Sahip olduğunuz bilgi ile ne kendinizi, ne de başkalarını bir yerden bir başka yere taşıyamazsınız. İyi bir sürücü olabilmeniz için, sahip olduğunuz bilgileri, bir profesyonelin gözetiminde hayata geçirmek, onu otomatik bir davranış biçimine dönüştürmektir.

EFT basit ve pratiktir. Ancak bu konuda kendinize veya başkalarına yetecek kadar uzmanlaşmadan önce, mutlaka EFT – Tepeleme uzmanlarından destek almalısınız. Aksi halde hem kendinize, hem de başkalarına -istemediğiniz halde- zarar verebilirsiniz.

EFT telefonla veya bilgisayar aracılığıyla da uygulanabilir. Eğer vuruş noktalarının yerlerini ve vuruş tekniğini biliyorsanız, bir EFT uzmanı size telefon aracılığı ile kolayca yardımcı olabilir. Üstelik bilgisayar üzerinden skype gibi görsel iletişim sağlayan bir program kullanırsanız EFT uzmanı ile hem sesli, hem de görsel temas sağlayarak, yüzyüze yapılanlar kadar etkili EFT – Tepeleme oturumları yapmanız mümkün olur.

EFT – Tepeleme Yöntemini etkili bir araç haline dönüştürmek istiyorsanız, onu içselleştirin ve yaşamınızın doğal bir parçası haline dönüştürün.

Siz, yeter ki kararınızı verin. Biz zaten buradayız.

Ahmet Aksoy

Yazının başına dön

Mar 272013
 
310 views

Sınav Kaygısı ile Nasıl Başa Çıkabilirsiniz?

Sınav kaygısı

Belli bir düzeydeki kaygı, karşılaştığınız sınavlar için etkin bir motivasyon kaynağı olur.
Ancak kaygının dozu gereken miktarın üzerine çıkarsa, bu kez önemli bir engelleyici haline dönüşür.

Tüm bu sürecin sonuçlarını ilkel beynimizin tanıdığı 3 temel dürtü belirler:

  • savaş
  • kaç
  • ölü taklidi yap

Eğer gireceğiniz sınavın sizde hiç stres yaratmadığını düşünüyorsanız, o sınav sizin için önemli değildir. Belki de sadece ölü taklidi yapıyor veya kaçıyor olabilirsiniz.

İster küçük, ister büyük olsun, bütün sınavlar sizi etkiler. Ama her birine farklı tepkiler verirsiniz.

Aşağıdaki belirtiler sizde de var mı?

  • Terleme
  • Nabız atışınızda hızlanma
  • Nefes daralması
  • Mide bulantısı
  • Kendini sersemlemiş gibi hissetmek
  • Bir boşluk duygusu içinde olmak
  • Herşeyin anlamsız bir hale gelmeye başlaması
  • Endişe
  • Başarmaktan veya başaramamaktan korkma

Eğer önünüzdeki bir sınav yüzünden yukarıdaki belirtilerin tümünü veya bir kısmını yaşıyorsanız siz de sınav kaygısı yaşıyorsunuz demektir. Belirti sayısı fazlaysa, kaygı düzeyiniz de fazladır

Sınav kaygısını tetikleyen inançların bazıları şunlardır:
Yeterince hazırlanmış olmamak veya öyle düşünmek
Kendine güven duyamamak
İyi bir sonuç alabileceğine inanmamak
Sınav sırasında zamanı verimli kullanamamak

Aşırı Sınav Kaygısına Karşı Etkili yöntemler:

  • Sağlığına dikkat et
  • Yeterince ve doğru şekilde hazırlık yap
  • Hedefini iyi belirle
  • Zamanını etkin bir şekilde kullanmayı öğren
  • Kaygı düzeyini ayarla
    • Derin nefes al
    • Kaslarını gevşet
    • Dikkati dağıtacak etkenleri azalt
    • Ritüellerden yararlan
  • Korkularınla yüzleş
  • Olumlamalardan yararlan
  • EFT – Tepeleme yap

EFT – Tepeleme sadece sınav kaygısı için değil, aslında hayatımızın her alanına yönelen kaygı ve beklentiler için kullanılabilir. Üstelik EFT sadece olumsuzluklara karşı bir savunma aracı değil, aynı zamanda beklenti ve hedeflerimizi somutlaştırmamızı sağlayan etkin bir güdüleyicidir. EFT-Tepeleme, yukarıda sözünü ettiğimiz çalışmaların hepsini birleştirip kaynaştırır. Çünkü bu yöntemin özü “kendimizle yüzleşmek”, “zayıf ve güçlü yanlarımızla kendimizi tanımak”tır. Hem korku ve kaygılarımızı, hem zayıf taraflarımızı, hem de güçlü yanlarımızı farkedip tanımamızı sağlar. EFT bizi gerçeklerle yüzleştirir. Ayaklarımızı yere sağlam basabilmemizi, yaşamın gözlerinin taa içine bakabilmemizi sağlar.

İster kendiniz, ister yakınlarınız için olsun; planlanmış sınavlar sözkonusu ise, EFT öğrenmenizi ve onu hayatınızın bir parçası haline getirmenizi öneriyorum. Ayrıca, Tepeleme çalışmalarını içselleştirebilmeniz için kabaca bir aylık süreye gereksinim duyacağınızı da unutmayın. EFT son dakika önlemleri için kullanılacak bir yöntem değildir. Onu yaşamınızın doğal bir parçası yapmanız gerekir.

EFT öğren ve yaşamın denetimini eline al!

Ahmet Aksoy

Not: Yukarıdaki yazıyı, aslına bakarsanız bir hafta kadar önce yazmıştım. Ancak, özellikle YGS sınavına girecek öğrencilerin kafasını son anda karıştırmamak için bekledim. Çünkü alınması gereken önlemler ve yapılması gereken hazırlıklar aslında bir süreçtir. Son anda yapılan girişimler, faydadan çok zarar getirebilir.
Lütfen yukarıdaki yaklaşım ve önlemleri sınav kapıya dayandıktan sonra gündeme taşımayın. İster kendiniz, ister yakınlarınız için olsun, hazırlık sürecine yeterli zaman tanımayı ihmal etmeyin!
EFT ile hemen tanışın!

Mar 152013
 
351 views

korkularınızı tepeleyin

Büyük olasılıkla, sizin de kurtulmak istediğiniz korkularınız vardır.  Eğer yoksa, şanslı azınlıktansınız ve bu yazıyı okumaya ihtiyacınız yok demektir. Varsa, korkularınızı Tepeleyin!

Demek ki siz de genel çoğunluğa dahilsiniz. O halde bu yazıyı sonuna kadar okuyun ve yaşam kalitenizi yükseltmenin en pratik yollarından birini öğrenin: EFT – Tepeleme.

EFT – Tepeleme, korku ve fobilerle başa çıkmada giderek daha fazla kabul gören bir araçtır. EFT, sizin de yaşam kalitenizi arttırmanıza, sizi rahatsız eden korkulardan onlarla yüzleşerek kurtulmanıza yardımcı olabilir.

Günümüzde en çok rastlanan fobi ve korkulardan bazıları şunlar:

  • Açık yer ve kalabalıktan korkma (Agorafobi)
  • Asansöre binmekten korkma
  • Başarmaktan korkma
  • Başarısızlıktan korkma (Kakorafiyafobi)
  • Böcek korkusu (Entomofobi)
  • Cinsellikten korkma (Erotofobi)
  • Dişçi korkusu (Dentofobi)
  • Hastalık korkusu (Patofobi)
  • Hastane korkusu (Nozokomefobi)
  • İğne korkusu (Belonefobi)
  • Kapalı yerde kalma korkusu (Klostrofobi)
  • Karanlıktan korkma (Akluofobi)
  • Kedi korkusu (Ailurofobi)
  • Kitap korkusu (Bibliofobi)
  • Korkmaktan korkma (Fobofobi)
  • Köpek korkusu (Kinofobi)
  • Örümceklerden korkma (Araknofobi)
  • Reddedilme korkusu
  • Sınav korkusu (testofobi)
  • Toplum önünde konuşma korkusu
  • Trafiğe çıkma korkusu
  • Uçma korkusu (Aviofobi)
  • Yabancılardan korkma (Ksenofobi)
  • Yalnızlık korkusu (Manofobi)
  • Yılan korkusu (Ofidiyofobi)
  • Yükseklik korkusu (Akrofobi)

Bu listeye yüzlerce yeni satır eklemek mümkün.

Ama, şimdi DURUN! Yukarıdaki listeyi biraz daha dikkatle inceleyin. Acaba sizde de bu korkulardan var mı? Ya da listeye eklemek istediğiniz başka korkular?

Örneğin beş-on kişilik bir grubun önünde konuşmanız gerektiğinde eliniz-ayağınız birbirine dolaşıyor mu?

Sınava girdiğinizde çok iyi bildiğiniz şeyler bir anda aklınızdan uçup gidiyor mu?

Asansöre veya uçağa binmekte zorlanıyor musunuz?

Pek çok yöntem denediniz ama başarılı bir sonuç elde edemediniz mi?

Bunların hepsine EFT sayesinde çözüm bulmanız mümkün. Çünkü yaklaşık 15 yıllık EFT tarihi boyunca binlerce, onbinlerce insan korkularıyla yüzleşip normal yaşantılarına döndüler.

EFT, PTSD (Post Traumatic Stress Disorder – Travma Sonrası Stres Bozukluğu) gibi ağır vakalarda bile umulmadık başarılar sağlamıştır. Bu nedenle, korkularla başa çıkmada çok daha hızlı ve etkin sonuçlar alınmaktadır.

Korkularınızdan korkmayın! Onlarla yüzleşin! Onlarla barışın!

EFT korkularınızdan arınmada size yardımcı olacaktır. Korkunuzun nedeni bilinçli zihninizin erişemediği kadar derinlerdeyse bile, Bilinçaltı Sorgulama onu yüzeye taşıyacaktır.

Yeter ki siz, korkularınızla yüzleşmeye hazır olun!

Bizi arayın: 0216 450 5784 – 0533 339 0959 – 0533 472 7723

Ahmet Aksoy

Şub 132013
 
318 views

korku

Hepimizin korkuları vardır. Bu doğal. Çünkü korkunun özünde, kendimizi koruma içgüdüsü yatar.

Diyelim ki ev kadınısınız. Yükseklikten hiç korkmuyorsunuz ve bir binanın 5. katında oturuyorsunuz. Bu durumda, evinizin pencerelerini silmek istediğinizde, pervasızca pencerenin dışına çıkar, hiç bir önlem almaya gerek duymadan pencerenizi silersiniz. Bu davranışınız, gereksiz yere risk almaktır. Korku eksikliği, gereksiz risk almaya davetiye çıkarır.

Korkuların çoğunu öğreniriz. Bazılarını yaşayarak, bazılarını da aldığımız eğitimle.
Elimizi yanan ateşe sokmamayı, yüksek yerden atlamamayı, tehlikeli aletlerle oynamamayı öğreniriz. Bu sayede edindiğimiz korkular, yaşamımızın daha güvenli ve daha konforlu geçmesini sağlar.

Bu tür korkular, güvenlik sınırlarımızı belirler. Her birinin çok net mantıksal açıklamaları vardır.

Ancak, bize öğretilmemiş ya da doğuştan var olmayan abartılı korkularımız da olabilir.

Örneğin yüksekten korkuyoruzdur. Ama o kadar korkuyoruzdur ki, içerideyken, bir kaç katlı bir binanın penceresine bile yaklaşamıyoruzdur. Asansöre, teleferiğe, uçağa binemiyoruzdur.

Kediden, köpekten, fareden, böcekten korkuyoruzdur. Ama öylesine korkuyoruzdur ki, bunların yakın çevremizde olabileceği düşüncesi bile bizi kontrolden çıkarıyordur.
Olasılıklar çok…

Bu tür korkuları da öğreniriz. Özellikle çocukluk dönemlerinde yaşadığımız bazı olaylar nedeniyle. Olayları ve korkumuzun nedenlerini bilmeyiz. Bildiğimiz tek şey, korkunun kendisidir. Mantıkla bağdaşmaz. Ama, elimizden de bir şey gelmez…

Bu korkuların başlangıcı bizim dışımızdaki nedenlere bağlı olabilir. Ancak onları biz kendimiz büyütür, geliştiririz. Çünkü bir korkunun dikte ettiği davranışı kayıtsız-şartsız yerine getirmemiz, o korkumuzun daha da büyümesine yol açar.

Diyelim ki kapalı yerlerden korkuyoruz. Bu nedenle asansöre binmezsek, küçük odalarda bulunmaktan kaçınırsak; her seferinde korkumuzu biraz daha palazlandırmış oluruz. Çünkü bu korkunun yönlendiricisi bilinçaltımızdır. Ve bilinçaltımız, bu korkuyu, aslında, bizi korumak için kullanmaktadır. Biz de bilinçli olarak bu davranışı destekleyen kısıtlamaları desteklediğimizde, bilinçaltımızın yönlendirmesini onaylıyoruz demektir. İşte bu destek, korkumuzu daha katı, daha güçlü bir hale sokar.

Peki çözümü yok mu?

Elbette var!.. Üstelik, korkuların çoğu hiç te karmaşık olmayan, çok basit nedenlere dayanır. Bu nedenle, çözümlenmeleri de pek çok başka sorunla kıyaslandığında, daha kolaydır.

Korkularımızla başa çıkmak istiyorsak, ilk olarak, onlarla yüzleşmemiz gerekiyor. Korkmuyormuş gibi rol yapıp kaçmak, çözüme götürmez, sorunu büyütür.

Önce, sorunun kaynağını keşfetmek lazım. Bunu tek başınıza yapmanız pek mümkün değildir. Mutlaka, profesyonel yardım almalısınız.

Bu konuda biz, öncelikle, danışanlarımızın yaşam öykülerini dinler ve onlara çapraz sorular yöneltiriz. Ayrıca, Bilinçaltı Sorgulama yöntemini kullanarak doğrudan bilinçaltının yanıtlarına ulaşırız. Böylece, sorunun kökenine inmek kolaylaşır. Nedeni bulduğumuzda, hem mantıksal, hem de duygusal çözümlemelerle korkunun aşırılığını ortadan kaldırırız. EFT, telkin, hafif trans, NLP gibi araçlarla sonuca gideriz.

EFT – Tepeleme, korkularla başa çıkmada özellikle çok etkin bir yöntemdir. Savaş, tecavüz, deprem, yangın gibi nedenlerle oluşan ağır PTSD vakalarında bile başarıyla uygulanabilmektedir.

Eğer yaşamınızı kısıtlayan, kalitesini düşüren korkularınız varsa, onların daha fazla büyümesine izin vermeyin. Korkularınızdan korkmayın. Onlarla yüzleşin.

Özgürce yaşamanın tadını çıkarın!

Ahmet Aksoy

Ara 092012
 
313 views

Daha ana karnındayken başlayan olumsuz duygusal ve fiziksel etkilenmeler tüm yaşamımız boyunca bizi yönlendirmeye devam ediyor. Nedensiz korku ve davranışlarımızın pek çoğunun altında, bu baskılanmış etkiler var.

EFT – Tepeleme aracılığıyla bu tür -nedeni açıkça bilinmeyen- korku ve inançlarımızla yüzleşmemiz ve onların olumsuz etkilerinden kurtulmamız mümkün.

Ancak bu tür iç temizlikleri kendi başımıza yapmamız pek kolay olmuyor. Tıpkı ormanın içindeyken sadece ağaçları görebildiğimiz gibi, kendi sorunlarımızı tarafsız bir bakış açısıyla yakalayıp bizzat değerlendirmemiz pek olanaklı değil. Bu nedenle de “iç temizlik” çalışmalarının EFT – Tepeleme profesyonellerinin denetiminde gerçekleştirilmesi gerekir.

İçsel Temizlik çalışmalarının asıl kritik tarafı korku, kısıtlayıcı inanç gibi  sınırlamaların doğru biçimde tespit edilmesidir.

Bu amaçla yeni bir çalışma başlattık: “İç temizlik Oturumları

Bu oturumlar, sistematik bireysel çalışmalardan oluşuyor.

İlk aşamada özel anketlerle bilinçli olarak farkında olduğumuz sorunlarımızı belirliyor ve bu inançların bilinçaltımız tarafından da paylaşılıp paylaşılmadığını saptamak üzere Bilinçaltı Sorgulamalar uyguluyoruz.

Bilinçli zihnimizin önem verdiği inançlar her zaman gerçeği yansıtmak zorunda değildir.  Bilinçli zihnimizin süzgeçlerine göre önemli gibi görünen bir konu, aslında bilinçaltımız tarafından paylaşılmıyorsa; bizler, farkında bile olmadan “kişisel sabotajlar” üretmeye başlayabiliyoruz. Böyle bir durumda gerçek sorunlarımızın farkına varmamız pek olası değil.

Bilinçaltı Sorgulama, bu açıdan bize önemli ipuçları sağlıyor.

Önümüzdeki günlerde “Zenginlikle İlgili Kısıtlayıcı İnançlar” başlıklı kısaltılmış bir anket yayınlayacağız. Bu anketi kendinize uygulayarak kişisel durumunuzu saptayabilir ve yardıma ihtiyacınız olup olmadığını belirleyebilirsiniz.

İçsel Temizlik, farkında olmamız gereken çok önemli bir konudur. Bu konuyla ilgili yazılarımızı sürdüreceğiz. Kendinizi daha iyi tanımanız ve gerektiğinde önlem alabilmeniz açısından sitemizi ve yazılarımızı izlemenizi öneriyoruz.

İçsel Temizlik uygulayarak bilinçli zihninizi ve bilinçaltınızı senkronize ettiğinizde sınırlarınızın alabildiğine genişlediğini farkedebilir, yaşamın tadını daha fazla çıkarabilirsiniz.

Bizi izlemeye devam edin!

Ahmet Aksoy

 

Eki 312012
 
258 views

Bir danışanımız, böcek korkusu şikayetiyle geldi. Aynı zamanda uçak korkusu da varmış ama, baskın sorunu böceklerle ilgili.

Sorunu yurtdışında başlamış. Gittiği ülkede çok iri ve çok hızlı hareket eden kahverengi hamam böcekleriyle karşılaşmış. Hem de her yerde…

Kendi evi dışındaki neredeyse her mekanda bu davetsiz konuklarla karşılaştığını anlattı. Hatta bir arkadaş ziyaretindeyken yaşadığı olayda çığlık çığlığa bağırarak oradan kaçmaya çalıştığını hatırlıyor ama, film, işte orada kopmuş!..

Yurtdışına gitmeden 2 yıl önce, Türkiye’deyken de bir olay yaşamış.

Eşiyle birlikte bir arkadaşlarının evinde konuk olmuşlar. Danışanımız sabaha karşı uyanmış. Odanın her yerinde hamam böcekleri varmış. Hareketi farkedince hemen kaçışmışlar. Derhal evden ayrılmak istemiş ama eşini uyandıramamış. O da kendi başına evden ayrılmış.

Genel olarak böceklere karşı bir tiksinti duymakla birlikte, sadece kahverengi renkli olan ve hızlı hareket eden böcekler karşısında kontrolünü kaybediyormuş.

Bu duyguları zihninde yeniden canlandırdığında kalbinin sıkıştığını belirtti. Sıkıntı şiddeti 7 düzeyindeydi.

Kurgu cümlemizi önce şöyle oluşturduk:

“Yakınımda kahverengi ve hızlı yürüyen bir böcek görsem bile kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.”

Daha sonra aynı cümleyi daha kolay söylenebilecek yeni bir forma dönüştürdük:

“Kahverengi ev tipi böceklerden korkuyor olsam da, kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.”

Uygulama zamanımız dar olduğu için kısa uygulama yapmayı tercih ettik.

İlk tur sonunda sıkıntı şiddeti 7’den 4’e düştü. Yine kalbi sıkışıyordu.

İkinci tur sonunda da kalp sıkışması vardı, ama sıkıntı şiddeti 3’e inmişti.

Bir kez daha uyguladık.

Bu kez danışanımızın kalbindeki sıkışma ortadan kalktı. Korku ise kendini sıradan bir tiksintiye bıraktı.

Ertesi gün yaptığımız telefon görüşmesinde, etrafında hiç böcek bulunmadığı için sonucu tam olarak test edemediğini; ama böcek korkusu konusunda kendini çok daha rahat hissettiğini söyledi. Bir sonraki hafta Antalya’ya gidecekmiş. Orada mutlaka böceklerle karşılaşacağını, döndüğü zaman sonucu bize de ileteceğini söyledi.

Sonucu biz de merakla bekliyoruz.

Ahmet Aksoy