?> kısıtlayıcı inançlar arşivleri - Tepeleme
Mar 172013
 
302 views

Kırmızı Kalem Sendromu

Kırmızı Kalem Sendromu

2013 yılının Ocak ayında, Colorado Üniversitesi sosyologlarından Richard Dukes ve Heather Albani, Journal of Social Science dergisine bir açıklama yaptılar. Bu açıklamada, sınav kağıtlarına not verirken kırmızı kalem kullanılmasının öğrencileri tedirgin ettiğini, öğretmen-öğrenci ilişkilerini zayıflattığını ve belki de öğrenme düzeyini düşürdüğünü söylediler. Araştırmacılar, yaptıkları deneylerin sonucunda kırmızı yerine mavi veya yeşil kalem kullanımının daha gerçekçi tepkiler yarattığını saptadıklarını vurguladılar.

Bu görüşleri paylaşan çevrelere göre not verme sırasında kırmızı kalem kullanılması, öğrenciler tarafından bir “tehdit” unsuru olarak algılanıyor.

Buna karşın bazı eski eğitimciler, kırmızı kalem kullanımını savunuyor ve bu rengin uyarıları daha kolay algılanır hale getirdiği için öğrenciler tarafından da desteklendiğini söylüyor.

Kırmızı rengin “vurgulama” özelliği taşıdığına katılmamak mümkün değil. Ancak bu rengin, olumsuz uyarılar için öğretici yanından çok, tehdit edici, aşağılayıcı yanının çok daha baskın bir nitelik taşıdığı muhakkak.

Bazı gözlemciler, bir çok insanda kitap okumayı ve yeni şeyler öğrenmeyi zorlaştıran blokajlar olduğunu ve bu blokajların “Kırmızı Kalem Sendromu” nedeniyle ortaya çıktığını söylüyor. Çevrenize bakarsanız, bu tür örnekleri kolayca görebilirsiniz.

Elbette suçu sadece “kırmızı kalem”e yüklemek doğru değil. Sorunun aslını, öğrencilerin arkadaşları önünde küçük düştüğü, aşağılandığı, kendisini değersiz hissettiği olaylarda aramak lazım.

Bazı derslerde zorlanan ve o derste başarılı olmadıklarını söyleyen öğrencilerin pek çoğunun geçmişinde, o dersle ilgili olumsuz bir anı vardır. Bu tür olumsuz anılar, o kişilerin bilinçaltı tarafından “başarısız duruma düşmemek için hiç denememek” stratejisine dönüştürülür. Başarısızlık baştan kabul edilir ve o konuda risk alıp çaba gösterilmez.

Bu davranış, “cam tavan sendromu” olarak ta adlandırılıyor.

Fillerin eğitiminde aynı yaklaşımın bilinçli olarak kullanıldığını duymuşsunuzdur. Bebek fillerin ayaklarına kelepçe takılıyor ve bu kelepçe güçlü bir zincir veya halatla, zorlasalar da sökemeyecekleri bir kazığa bağlanıyor. Bebek fil, bu kısıtlamadan kurtulabilmek için her yolu deniyor ama, nafile!.. Sonunda pes ediyor. Ve ömrü boyunca bir daha asla prangasından kurtulmaya çalışmıyor. Muazzam bir fiziksel güce sahip olan yetişkin filleri, basit zincirler, oldukları yerde tutmaya yetiyor.

Kesin bir kaynak olmasa da, bazı sirk yangınlarında fillerin, kaçamayacaklarına inandıkları için yanarak öldükleri anlatılıyor.

Farkında bile olmadan, bizler de aynı duruma düşmeyelim. Nedeni ne olursa olsun, geçmiş yaşamımızda edindiğimiz blokajlardan kurtulmak mümkün. Bilinçaltı Sorgulama ve EFT-Tepeleme bu sorunları çözmenize yardımcı olur.

Sizde, çocuklarınızda veya çevrenizde benzer sorunları yaşayanlar varsa bizimle bağlantı kurmanız yeterlidir. Sorun varsa, birlikte çözeriz!

Ahmet Aksoy

Mar 082013
 
299 views

zenginlik

Zengin Olmak İster misiniz?

Zenginlikle İlgili İnançlar Anketi

Aşağıdaki açıklamaları okuyun ve yanıtlayın. Daha rahat edecekseniz, sayfanın alt tarafındaki Yazdır seçeneğini kullanabilirsiniz. (Sadece ilk 2 sayfayı bastırmanız yeterlidir.)
Tamamen katıldıklarınıza 2 puan, kısmen katıldıklarınıza 1 puan, hiç katılmadıklarınıza ise 0 (sıfır) puan verin. Yanıtlarken uzun uzun düşünmeyin. Hızlı bir şekilde ve mümkünse ilk aklınıza gelen seçeneği işaretleyin. Bu bir mantık bulmacası değildir. Sadece sezgilerinize kulak verin.

01- (   ) Çok para kazanmak için insanları sömürmek lazım.
02- (   ) Daha fazla kazanabilmek için çok daha fazla çalışmak zorundayım.
03- (   ) Zenginlik insana mutsuzluk getirir.
04- (   ) Para kazanabilmek için önce büyük bir sermaye olması lazım.
05- (   ) Ben para kazanmakta becerikli değilim.
06- (   ) Benim anne veya babamdan daha fazla kazanmam mümkün değil.
07- (   ) Sadece hayalperestler zengin olacaklarını düşünür. Oysa ben gerçekçiyim.
08- (   ) Ne kadar fazla paraya sahip olursam, o kadar fazla sorunum olur.
09- (   ) Ben başarılı olursam arkadaşlarım beni kıskanır ve benden uzaklaşır.
10- (   ) Çok fazla yükselirsem, o kadar kötü düşerim.
11- (   ) Zengin olmadığım için kendimi daha güvende hissediyorum.
12- (   ) Fakir insanların, namusuyla çalışarak zenginleşmesi mümkün değildir.
13- (   ) Ben başarısız biriyim.
14- (   ) Paran çoksa, o para seni de yönetmeye başlar.
15- (   ) Bu devirde bir dayın olmadan başarılı olamazsın.
16- (   ) Gelecek bana hiç te güzel şeyler vaat etmiyor.
17- (   ) Fazla para insanı baştan çıkarır.
18- (   ) Hayal kırıklığı yaşamamak için beklentilerimi küçük tutmalıyım.
19- (   ) Zengin insanlar açgözlü ve acımasız olur.
20- (   ) Bana kimse yüksek ücret ödemez.

Şimdi verdiğiniz puanları toplayın:

1- Toplam puanınız 10’dan azsa zenginlikle ilgili kısıtlayıcı inançlar konusunda şanslısınız demektir.
2- Toplam puanınız 10 ile 20 arasındaysa durumunuz çok vahim olmasa da, bu konuda önlem almanızda yarar var diyebiliriz.
3- Toplam puanınız 20 ve üzerindeyse acil yardım almanız gerekir. Sahip olduğunuz kısıtlayıcı inançlar, yaşamınız üzerinde ağır bir baskı oluşturuyor ve sağlıklı kararlar verebilmenizi engelliyor. Mutlaka bir İçsel Temizlik çalışması yapmalı veya yaptırmalısınız.

Zenginlikle ilgili duygular ve sezgisel değerlendirmeler genellikle çocukluk dönemlerinde şekillenen karmaşık mekanizmalardır. Pek çok insanın bilinçaltında zenginliğin refah değil, bela getirdiği düşüncesi yatar. Bu insanlar, bu nedenle, kendilerini korumak içgüdüsüyle farkında bile olmadan kendi çabalarını sabote ederler. Çok çalıştığı halde bir türlü karşılığını alamayan insanların yaşadığı bu ikilem, aslında, kısıtlayıcı inançlarının eseridir.

Önümüzdeki günlerde bu konuya ilişkin arınma, temporal tepeleme, alfatrans gibi yöntemleri irdeleyen yeni yazılar yayınlayacağız.

Eğer anketten yüksek puan aldıysanız, mutlaka bizi izleyin!

Gamet Gelişim