?> bilinçaltı arşivleri - Tepeleme
Mar 102014
 
291 views

Olumlamalar Bilinçaltımızın Savunma Kalkanlarıdır

yoncaOlumlama cümleleri yalnızca “güzel sözler” değildir.

Bunlar kısa ve basit cümlelerdir. Yalındırlar. Ve genellikle ta çocukluk döneminde yaşadığımız, bazan da hala sürmekte olan “olumsuzlama” cümlelerinin yıkıcı etkilerini aşındırmayı amaçlar.

Yapmamız gereken tek şey bu olumlama cümlelerini okumak ve mümkün olduğu kadar çok tekrarlamaktır.

Örneğin “İdeal kilomu koruyorum” olumlamasını ele alalım.

Eğer zaten ideal kilonuzdaysanız, yinelemenizde bir sakınca olmayacak demektir. Aslında tam da ideal kilonuzda olmayabilirsiniz. Belki biraz eksiğiniz, ya da fazlanız vardır. Ve “İdeal kilomu koruyorum” dediğinizde, içinizden bir ses “Amma da attın! Ne ideal kilosu?!” diyorsa, kesinlikle bu olumlamaya ihtiyacınız var demektir. Çünkü bilinçli zihniniz bu itirazı dile getirdiğine göre, bilinçaltınızda da bu konu bir sorun olarak kategorize edilmiş durumdadır.

Bazılarımız yakın çevremizden iyi niyetli uyarılar alırız: “Çok kilo almaya başladın. Şu ekmeği kes!..”. Ya da “Üflesem uçacaksın, biraz kendine dikkat et!” Hatta bu cümleleri bazan doğrudan kendimiz kurarız.

Bu iyi niyetli(!) uyarıların hepsi, bilinçaltımıza birer olumsuzlama olarak işlenir. Bu uyarılar tekrarlandıkça, bilinçaltımız tarafından daha fazla dikkate alınmaya başlanır ve bu doğrultuda olumsuz duygular tetiklenir. Çözüm yöntemlerinden biri, bu olumsuzlamaların etkisini olumlama cümleleriyle dengelemeye çalışmaktır.

Olumlamaları herkes olumlu karşılamaz. Bazı insanlarda “Olumlama Direnci” görülür. Bu kişiler, olumlama cümlelerini küçümseyerek reddetme eğilimindedir. Oysa bu davranışın kökeninde genellikle “olumsuzlama”ların oluşturduğu içsel olumsuzluklar ve güvensizlikler yatar.

http://www.gamet.com.tr/pobasvur/index-1.php adresinden “Pozitif Olumlamalar ve Sorumlamalar” isimli PDF kitapçığı ücretsiz olarak indirebilirsiniz.

Her olumlama cümlesi, herkese hitap etmez. Çünkü herkesin öyküsü farklıdır.
Bu nedenle, herkesin kendi olumlama dağarcığını oluşturması gerekir.
Bunun ilk adımı ise, kişisel farkındalığın geliştirilmesidir.

Her gün farklı bir olumlama yayınladığımız bir haberleşme listemiz var. 3 ay sonra olumlamalar tekrar başa dönüyor ve baştan itibaren tekrarlanıyor. Zaman zaman bazı olumlama cümlelerini yeniden düzenliyor veya değiştiriyoruz. Eğer dilerseniz http://www.gamet.com.tr/pobasvur/index-6.php sayfasındaki mini formumuzu doldurup, günlük olumlama listemize siz de üye olabilirsiniz.

Her gün ileteceğimiz olumlamaları siz de deneyin! Posta kutunuza gelen olumlama mesajını önce gözden geçirin. Eğer okuduğunuz olumlama cümlesi hoşunuza gidiyor, ya da sizde olumsuz bir tepki yaratıyorsa, onu mutlaka dikkate alın ve kendi olumlama listenize ekleyin.

Olumlamaları mümkünse yüksek sesle, hatta melodik olarak tekrarlayın. Ya da, bir kağıda yazın ve o kağıdı gün boyu cebinizde taşıyın ve sık sık çıkarıp yeniden okuyun, ya da seslendirin. Eğer hiçbirini yapamıyorsanız, silmeden önce en azından bir kez olsun sessizce içinizden okuyun…

Olumlamalar sihirli cümleler değildir. Dile getirdikleri şeylere inanmıyor olsanız da kullanın. Çünkü bunlar, o anda var olması gereken gerçekleri değil, beklentileri vurgular. Bilin ki, bilinçaltınız hemen tepki vermeyecektir. Sabredin ve yaşadığınız değişimleri izleyin.

Şaşırtıcı sonuçlarına şahit olacaksınız.

Lütfen yazılarımızı paylaşın ve bizi izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy

Mar 152013
 
343 views

korkularınızı tepeleyin

Büyük olasılıkla, sizin de kurtulmak istediğiniz korkularınız vardır.  Eğer yoksa, şanslı azınlıktansınız ve bu yazıyı okumaya ihtiyacınız yok demektir. Varsa, korkularınızı Tepeleyin!

Demek ki siz de genel çoğunluğa dahilsiniz. O halde bu yazıyı sonuna kadar okuyun ve yaşam kalitenizi yükseltmenin en pratik yollarından birini öğrenin: EFT – Tepeleme.

EFT – Tepeleme, korku ve fobilerle başa çıkmada giderek daha fazla kabul gören bir araçtır. EFT, sizin de yaşam kalitenizi arttırmanıza, sizi rahatsız eden korkulardan onlarla yüzleşerek kurtulmanıza yardımcı olabilir.

Günümüzde en çok rastlanan fobi ve korkulardan bazıları şunlar:

  • Açık yer ve kalabalıktan korkma (Agorafobi)
  • Asansöre binmekten korkma
  • Başarmaktan korkma
  • Başarısızlıktan korkma (Kakorafiyafobi)
  • Böcek korkusu (Entomofobi)
  • Cinsellikten korkma (Erotofobi)
  • Dişçi korkusu (Dentofobi)
  • Hastalık korkusu (Patofobi)
  • Hastane korkusu (Nozokomefobi)
  • İğne korkusu (Belonefobi)
  • Kapalı yerde kalma korkusu (Klostrofobi)
  • Karanlıktan korkma (Akluofobi)
  • Kedi korkusu (Ailurofobi)
  • Kitap korkusu (Bibliofobi)
  • Korkmaktan korkma (Fobofobi)
  • Köpek korkusu (Kinofobi)
  • Örümceklerden korkma (Araknofobi)
  • Reddedilme korkusu
  • Sınav korkusu (testofobi)
  • Toplum önünde konuşma korkusu
  • Trafiğe çıkma korkusu
  • Uçma korkusu (Aviofobi)
  • Yabancılardan korkma (Ksenofobi)
  • Yalnızlık korkusu (Manofobi)
  • Yılan korkusu (Ofidiyofobi)
  • Yükseklik korkusu (Akrofobi)

Bu listeye yüzlerce yeni satır eklemek mümkün.

Ama, şimdi DURUN! Yukarıdaki listeyi biraz daha dikkatle inceleyin. Acaba sizde de bu korkulardan var mı? Ya da listeye eklemek istediğiniz başka korkular?

Örneğin beş-on kişilik bir grubun önünde konuşmanız gerektiğinde eliniz-ayağınız birbirine dolaşıyor mu?

Sınava girdiğinizde çok iyi bildiğiniz şeyler bir anda aklınızdan uçup gidiyor mu?

Asansöre veya uçağa binmekte zorlanıyor musunuz?

Pek çok yöntem denediniz ama başarılı bir sonuç elde edemediniz mi?

Bunların hepsine EFT sayesinde çözüm bulmanız mümkün. Çünkü yaklaşık 15 yıllık EFT tarihi boyunca binlerce, onbinlerce insan korkularıyla yüzleşip normal yaşantılarına döndüler.

EFT, PTSD (Post Traumatic Stress Disorder – Travma Sonrası Stres Bozukluğu) gibi ağır vakalarda bile umulmadık başarılar sağlamıştır. Bu nedenle, korkularla başa çıkmada çok daha hızlı ve etkin sonuçlar alınmaktadır.

Korkularınızdan korkmayın! Onlarla yüzleşin! Onlarla barışın!

EFT korkularınızdan arınmada size yardımcı olacaktır. Korkunuzun nedeni bilinçli zihninizin erişemediği kadar derinlerdeyse bile, Bilinçaltı Sorgulama onu yüzeye taşıyacaktır.

Yeter ki siz, korkularınızla yüzleşmeye hazır olun!

Bizi arayın: 0216 450 5784 – 0533 339 0959 – 0533 472 7723

Ahmet Aksoy

Mar 082013
 
332 views

zenginlik

Zengin Olmak İster misiniz?

Zenginlikle İlgili İnançlar Anketi

Aşağıdaki açıklamaları okuyun ve yanıtlayın. Daha rahat edecekseniz, sayfanın alt tarafındaki Yazdır seçeneğini kullanabilirsiniz. (Sadece ilk 2 sayfayı bastırmanız yeterlidir.)
Tamamen katıldıklarınıza 2 puan, kısmen katıldıklarınıza 1 puan, hiç katılmadıklarınıza ise 0 (sıfır) puan verin. Yanıtlarken uzun uzun düşünmeyin. Hızlı bir şekilde ve mümkünse ilk aklınıza gelen seçeneği işaretleyin. Bu bir mantık bulmacası değildir. Sadece sezgilerinize kulak verin.

01- (   ) Çok para kazanmak için insanları sömürmek lazım.
02- (   ) Daha fazla kazanabilmek için çok daha fazla çalışmak zorundayım.
03- (   ) Zenginlik insana mutsuzluk getirir.
04- (   ) Para kazanabilmek için önce büyük bir sermaye olması lazım.
05- (   ) Ben para kazanmakta becerikli değilim.
06- (   ) Benim anne veya babamdan daha fazla kazanmam mümkün değil.
07- (   ) Sadece hayalperestler zengin olacaklarını düşünür. Oysa ben gerçekçiyim.
08- (   ) Ne kadar fazla paraya sahip olursam, o kadar fazla sorunum olur.
09- (   ) Ben başarılı olursam arkadaşlarım beni kıskanır ve benden uzaklaşır.
10- (   ) Çok fazla yükselirsem, o kadar kötü düşerim.
11- (   ) Zengin olmadığım için kendimi daha güvende hissediyorum.
12- (   ) Fakir insanların, namusuyla çalışarak zenginleşmesi mümkün değildir.
13- (   ) Ben başarısız biriyim.
14- (   ) Paran çoksa, o para seni de yönetmeye başlar.
15- (   ) Bu devirde bir dayın olmadan başarılı olamazsın.
16- (   ) Gelecek bana hiç te güzel şeyler vaat etmiyor.
17- (   ) Fazla para insanı baştan çıkarır.
18- (   ) Hayal kırıklığı yaşamamak için beklentilerimi küçük tutmalıyım.
19- (   ) Zengin insanlar açgözlü ve acımasız olur.
20- (   ) Bana kimse yüksek ücret ödemez.

Şimdi verdiğiniz puanları toplayın:

1- Toplam puanınız 10’dan azsa zenginlikle ilgili kısıtlayıcı inançlar konusunda şanslısınız demektir.
2- Toplam puanınız 10 ile 20 arasındaysa durumunuz çok vahim olmasa da, bu konuda önlem almanızda yarar var diyebiliriz.
3- Toplam puanınız 20 ve üzerindeyse acil yardım almanız gerekir. Sahip olduğunuz kısıtlayıcı inançlar, yaşamınız üzerinde ağır bir baskı oluşturuyor ve sağlıklı kararlar verebilmenizi engelliyor. Mutlaka bir İçsel Temizlik çalışması yapmalı veya yaptırmalısınız.

Zenginlikle ilgili duygular ve sezgisel değerlendirmeler genellikle çocukluk dönemlerinde şekillenen karmaşık mekanizmalardır. Pek çok insanın bilinçaltında zenginliğin refah değil, bela getirdiği düşüncesi yatar. Bu insanlar, bu nedenle, kendilerini korumak içgüdüsüyle farkında bile olmadan kendi çabalarını sabote ederler. Çok çalıştığı halde bir türlü karşılığını alamayan insanların yaşadığı bu ikilem, aslında, kısıtlayıcı inançlarının eseridir.

Önümüzdeki günlerde bu konuya ilişkin arınma, temporal tepeleme, alfatrans gibi yöntemleri irdeleyen yeni yazılar yayınlayacağız.

Eğer anketten yüksek puan aldıysanız, mutlaka bizi izleyin!

Gamet Gelişim

 

Şub 132013
 
304 views

korku

Hepimizin korkuları vardır. Bu doğal. Çünkü korkunun özünde, kendimizi koruma içgüdüsü yatar.

Diyelim ki ev kadınısınız. Yükseklikten hiç korkmuyorsunuz ve bir binanın 5. katında oturuyorsunuz. Bu durumda, evinizin pencerelerini silmek istediğinizde, pervasızca pencerenin dışına çıkar, hiç bir önlem almaya gerek duymadan pencerenizi silersiniz. Bu davranışınız, gereksiz yere risk almaktır. Korku eksikliği, gereksiz risk almaya davetiye çıkarır.

Korkuların çoğunu öğreniriz. Bazılarını yaşayarak, bazılarını da aldığımız eğitimle.
Elimizi yanan ateşe sokmamayı, yüksek yerden atlamamayı, tehlikeli aletlerle oynamamayı öğreniriz. Bu sayede edindiğimiz korkular, yaşamımızın daha güvenli ve daha konforlu geçmesini sağlar.

Bu tür korkular, güvenlik sınırlarımızı belirler. Her birinin çok net mantıksal açıklamaları vardır.

Ancak, bize öğretilmemiş ya da doğuştan var olmayan abartılı korkularımız da olabilir.

Örneğin yüksekten korkuyoruzdur. Ama o kadar korkuyoruzdur ki, içerideyken, bir kaç katlı bir binanın penceresine bile yaklaşamıyoruzdur. Asansöre, teleferiğe, uçağa binemiyoruzdur.

Kediden, köpekten, fareden, böcekten korkuyoruzdur. Ama öylesine korkuyoruzdur ki, bunların yakın çevremizde olabileceği düşüncesi bile bizi kontrolden çıkarıyordur.
Olasılıklar çok…

Bu tür korkuları da öğreniriz. Özellikle çocukluk dönemlerinde yaşadığımız bazı olaylar nedeniyle. Olayları ve korkumuzun nedenlerini bilmeyiz. Bildiğimiz tek şey, korkunun kendisidir. Mantıkla bağdaşmaz. Ama, elimizden de bir şey gelmez…

Bu korkuların başlangıcı bizim dışımızdaki nedenlere bağlı olabilir. Ancak onları biz kendimiz büyütür, geliştiririz. Çünkü bir korkunun dikte ettiği davranışı kayıtsız-şartsız yerine getirmemiz, o korkumuzun daha da büyümesine yol açar.

Diyelim ki kapalı yerlerden korkuyoruz. Bu nedenle asansöre binmezsek, küçük odalarda bulunmaktan kaçınırsak; her seferinde korkumuzu biraz daha palazlandırmış oluruz. Çünkü bu korkunun yönlendiricisi bilinçaltımızdır. Ve bilinçaltımız, bu korkuyu, aslında, bizi korumak için kullanmaktadır. Biz de bilinçli olarak bu davranışı destekleyen kısıtlamaları desteklediğimizde, bilinçaltımızın yönlendirmesini onaylıyoruz demektir. İşte bu destek, korkumuzu daha katı, daha güçlü bir hale sokar.

Peki çözümü yok mu?

Elbette var!.. Üstelik, korkuların çoğu hiç te karmaşık olmayan, çok basit nedenlere dayanır. Bu nedenle, çözümlenmeleri de pek çok başka sorunla kıyaslandığında, daha kolaydır.

Korkularımızla başa çıkmak istiyorsak, ilk olarak, onlarla yüzleşmemiz gerekiyor. Korkmuyormuş gibi rol yapıp kaçmak, çözüme götürmez, sorunu büyütür.

Önce, sorunun kaynağını keşfetmek lazım. Bunu tek başınıza yapmanız pek mümkün değildir. Mutlaka, profesyonel yardım almalısınız.

Bu konuda biz, öncelikle, danışanlarımızın yaşam öykülerini dinler ve onlara çapraz sorular yöneltiriz. Ayrıca, Bilinçaltı Sorgulama yöntemini kullanarak doğrudan bilinçaltının yanıtlarına ulaşırız. Böylece, sorunun kökenine inmek kolaylaşır. Nedeni bulduğumuzda, hem mantıksal, hem de duygusal çözümlemelerle korkunun aşırılığını ortadan kaldırırız. EFT, telkin, hafif trans, NLP gibi araçlarla sonuca gideriz.

EFT – Tepeleme, korkularla başa çıkmada özellikle çok etkin bir yöntemdir. Savaş, tecavüz, deprem, yangın gibi nedenlerle oluşan ağır PTSD vakalarında bile başarıyla uygulanabilmektedir.

Eğer yaşamınızı kısıtlayan, kalitesini düşüren korkularınız varsa, onların daha fazla büyümesine izin vermeyin. Korkularınızdan korkmayın. Onlarla yüzleşin.

Özgürce yaşamanın tadını çıkarın!

Ahmet Aksoy