?> bilinçaltı sorgulama arşivleri - Tepeleme
Mar 172013
 
308 views

Kırmızı Kalem Sendromu

Kırmızı Kalem Sendromu

2013 yılının Ocak ayında, Colorado Üniversitesi sosyologlarından Richard Dukes ve Heather Albani, Journal of Social Science dergisine bir açıklama yaptılar. Bu açıklamada, sınav kağıtlarına not verirken kırmızı kalem kullanılmasının öğrencileri tedirgin ettiğini, öğretmen-öğrenci ilişkilerini zayıflattığını ve belki de öğrenme düzeyini düşürdüğünü söylediler. Araştırmacılar, yaptıkları deneylerin sonucunda kırmızı yerine mavi veya yeşil kalem kullanımının daha gerçekçi tepkiler yarattığını saptadıklarını vurguladılar.

Bu görüşleri paylaşan çevrelere göre not verme sırasında kırmızı kalem kullanılması, öğrenciler tarafından bir “tehdit” unsuru olarak algılanıyor.

Buna karşın bazı eski eğitimciler, kırmızı kalem kullanımını savunuyor ve bu rengin uyarıları daha kolay algılanır hale getirdiği için öğrenciler tarafından da desteklendiğini söylüyor.

Kırmızı rengin “vurgulama” özelliği taşıdığına katılmamak mümkün değil. Ancak bu rengin, olumsuz uyarılar için öğretici yanından çok, tehdit edici, aşağılayıcı yanının çok daha baskın bir nitelik taşıdığı muhakkak.

Bazı gözlemciler, bir çok insanda kitap okumayı ve yeni şeyler öğrenmeyi zorlaştıran blokajlar olduğunu ve bu blokajların “Kırmızı Kalem Sendromu” nedeniyle ortaya çıktığını söylüyor. Çevrenize bakarsanız, bu tür örnekleri kolayca görebilirsiniz.

Elbette suçu sadece “kırmızı kalem”e yüklemek doğru değil. Sorunun aslını, öğrencilerin arkadaşları önünde küçük düştüğü, aşağılandığı, kendisini değersiz hissettiği olaylarda aramak lazım.

Bazı derslerde zorlanan ve o derste başarılı olmadıklarını söyleyen öğrencilerin pek çoğunun geçmişinde, o dersle ilgili olumsuz bir anı vardır. Bu tür olumsuz anılar, o kişilerin bilinçaltı tarafından “başarısız duruma düşmemek için hiç denememek” stratejisine dönüştürülür. Başarısızlık baştan kabul edilir ve o konuda risk alıp çaba gösterilmez.

Bu davranış, “cam tavan sendromu” olarak ta adlandırılıyor.

Fillerin eğitiminde aynı yaklaşımın bilinçli olarak kullanıldığını duymuşsunuzdur. Bebek fillerin ayaklarına kelepçe takılıyor ve bu kelepçe güçlü bir zincir veya halatla, zorlasalar da sökemeyecekleri bir kazığa bağlanıyor. Bebek fil, bu kısıtlamadan kurtulabilmek için her yolu deniyor ama, nafile!.. Sonunda pes ediyor. Ve ömrü boyunca bir daha asla prangasından kurtulmaya çalışmıyor. Muazzam bir fiziksel güce sahip olan yetişkin filleri, basit zincirler, oldukları yerde tutmaya yetiyor.

Kesin bir kaynak olmasa da, bazı sirk yangınlarında fillerin, kaçamayacaklarına inandıkları için yanarak öldükleri anlatılıyor.

Farkında bile olmadan, bizler de aynı duruma düşmeyelim. Nedeni ne olursa olsun, geçmiş yaşamımızda edindiğimiz blokajlardan kurtulmak mümkün. Bilinçaltı Sorgulama ve EFT-Tepeleme bu sorunları çözmenize yardımcı olur.

Sizde, çocuklarınızda veya çevrenizde benzer sorunları yaşayanlar varsa bizimle bağlantı kurmanız yeterlidir. Sorun varsa, birlikte çözeriz!

Ahmet Aksoy

Mar 152013
 
330 views

korkularınızı tepeleyin

Büyük olasılıkla, sizin de kurtulmak istediğiniz korkularınız vardır.  Eğer yoksa, şanslı azınlıktansınız ve bu yazıyı okumaya ihtiyacınız yok demektir. Varsa, korkularınızı Tepeleyin!

Demek ki siz de genel çoğunluğa dahilsiniz. O halde bu yazıyı sonuna kadar okuyun ve yaşam kalitenizi yükseltmenin en pratik yollarından birini öğrenin: EFT – Tepeleme.

EFT – Tepeleme, korku ve fobilerle başa çıkmada giderek daha fazla kabul gören bir araçtır. EFT, sizin de yaşam kalitenizi arttırmanıza, sizi rahatsız eden korkulardan onlarla yüzleşerek kurtulmanıza yardımcı olabilir.

Günümüzde en çok rastlanan fobi ve korkulardan bazıları şunlar:

  • Açık yer ve kalabalıktan korkma (Agorafobi)
  • Asansöre binmekten korkma
  • Başarmaktan korkma
  • Başarısızlıktan korkma (Kakorafiyafobi)
  • Böcek korkusu (Entomofobi)
  • Cinsellikten korkma (Erotofobi)
  • Dişçi korkusu (Dentofobi)
  • Hastalık korkusu (Patofobi)
  • Hastane korkusu (Nozokomefobi)
  • İğne korkusu (Belonefobi)
  • Kapalı yerde kalma korkusu (Klostrofobi)
  • Karanlıktan korkma (Akluofobi)
  • Kedi korkusu (Ailurofobi)
  • Kitap korkusu (Bibliofobi)
  • Korkmaktan korkma (Fobofobi)
  • Köpek korkusu (Kinofobi)
  • Örümceklerden korkma (Araknofobi)
  • Reddedilme korkusu
  • Sınav korkusu (testofobi)
  • Toplum önünde konuşma korkusu
  • Trafiğe çıkma korkusu
  • Uçma korkusu (Aviofobi)
  • Yabancılardan korkma (Ksenofobi)
  • Yalnızlık korkusu (Manofobi)
  • Yılan korkusu (Ofidiyofobi)
  • Yükseklik korkusu (Akrofobi)

Bu listeye yüzlerce yeni satır eklemek mümkün.

Ama, şimdi DURUN! Yukarıdaki listeyi biraz daha dikkatle inceleyin. Acaba sizde de bu korkulardan var mı? Ya da listeye eklemek istediğiniz başka korkular?

Örneğin beş-on kişilik bir grubun önünde konuşmanız gerektiğinde eliniz-ayağınız birbirine dolaşıyor mu?

Sınava girdiğinizde çok iyi bildiğiniz şeyler bir anda aklınızdan uçup gidiyor mu?

Asansöre veya uçağa binmekte zorlanıyor musunuz?

Pek çok yöntem denediniz ama başarılı bir sonuç elde edemediniz mi?

Bunların hepsine EFT sayesinde çözüm bulmanız mümkün. Çünkü yaklaşık 15 yıllık EFT tarihi boyunca binlerce, onbinlerce insan korkularıyla yüzleşip normal yaşantılarına döndüler.

EFT, PTSD (Post Traumatic Stress Disorder – Travma Sonrası Stres Bozukluğu) gibi ağır vakalarda bile umulmadık başarılar sağlamıştır. Bu nedenle, korkularla başa çıkmada çok daha hızlı ve etkin sonuçlar alınmaktadır.

Korkularınızdan korkmayın! Onlarla yüzleşin! Onlarla barışın!

EFT korkularınızdan arınmada size yardımcı olacaktır. Korkunuzun nedeni bilinçli zihninizin erişemediği kadar derinlerdeyse bile, Bilinçaltı Sorgulama onu yüzeye taşıyacaktır.

Yeter ki siz, korkularınızla yüzleşmeye hazır olun!

Bizi arayın: 0216 450 5784 – 0533 339 0959 – 0533 472 7723

Ahmet Aksoy

Mar 082013
 
311 views

zenginlik

Zengin Olmak İster misiniz?

Zenginlikle İlgili İnançlar Anketi

Aşağıdaki açıklamaları okuyun ve yanıtlayın. Daha rahat edecekseniz, sayfanın alt tarafındaki Yazdır seçeneğini kullanabilirsiniz. (Sadece ilk 2 sayfayı bastırmanız yeterlidir.)
Tamamen katıldıklarınıza 2 puan, kısmen katıldıklarınıza 1 puan, hiç katılmadıklarınıza ise 0 (sıfır) puan verin. Yanıtlarken uzun uzun düşünmeyin. Hızlı bir şekilde ve mümkünse ilk aklınıza gelen seçeneği işaretleyin. Bu bir mantık bulmacası değildir. Sadece sezgilerinize kulak verin.

01- (   ) Çok para kazanmak için insanları sömürmek lazım.
02- (   ) Daha fazla kazanabilmek için çok daha fazla çalışmak zorundayım.
03- (   ) Zenginlik insana mutsuzluk getirir.
04- (   ) Para kazanabilmek için önce büyük bir sermaye olması lazım.
05- (   ) Ben para kazanmakta becerikli değilim.
06- (   ) Benim anne veya babamdan daha fazla kazanmam mümkün değil.
07- (   ) Sadece hayalperestler zengin olacaklarını düşünür. Oysa ben gerçekçiyim.
08- (   ) Ne kadar fazla paraya sahip olursam, o kadar fazla sorunum olur.
09- (   ) Ben başarılı olursam arkadaşlarım beni kıskanır ve benden uzaklaşır.
10- (   ) Çok fazla yükselirsem, o kadar kötü düşerim.
11- (   ) Zengin olmadığım için kendimi daha güvende hissediyorum.
12- (   ) Fakir insanların, namusuyla çalışarak zenginleşmesi mümkün değildir.
13- (   ) Ben başarısız biriyim.
14- (   ) Paran çoksa, o para seni de yönetmeye başlar.
15- (   ) Bu devirde bir dayın olmadan başarılı olamazsın.
16- (   ) Gelecek bana hiç te güzel şeyler vaat etmiyor.
17- (   ) Fazla para insanı baştan çıkarır.
18- (   ) Hayal kırıklığı yaşamamak için beklentilerimi küçük tutmalıyım.
19- (   ) Zengin insanlar açgözlü ve acımasız olur.
20- (   ) Bana kimse yüksek ücret ödemez.

Şimdi verdiğiniz puanları toplayın:

1- Toplam puanınız 10’dan azsa zenginlikle ilgili kısıtlayıcı inançlar konusunda şanslısınız demektir.
2- Toplam puanınız 10 ile 20 arasındaysa durumunuz çok vahim olmasa da, bu konuda önlem almanızda yarar var diyebiliriz.
3- Toplam puanınız 20 ve üzerindeyse acil yardım almanız gerekir. Sahip olduğunuz kısıtlayıcı inançlar, yaşamınız üzerinde ağır bir baskı oluşturuyor ve sağlıklı kararlar verebilmenizi engelliyor. Mutlaka bir İçsel Temizlik çalışması yapmalı veya yaptırmalısınız.

Zenginlikle ilgili duygular ve sezgisel değerlendirmeler genellikle çocukluk dönemlerinde şekillenen karmaşık mekanizmalardır. Pek çok insanın bilinçaltında zenginliğin refah değil, bela getirdiği düşüncesi yatar. Bu insanlar, bu nedenle, kendilerini korumak içgüdüsüyle farkında bile olmadan kendi çabalarını sabote ederler. Çok çalıştığı halde bir türlü karşılığını alamayan insanların yaşadığı bu ikilem, aslında, kısıtlayıcı inançlarının eseridir.

Önümüzdeki günlerde bu konuya ilişkin arınma, temporal tepeleme, alfatrans gibi yöntemleri irdeleyen yeni yazılar yayınlayacağız.

Eğer anketten yüksek puan aldıysanız, mutlaka bizi izleyin!

Gamet Gelişim

 

Şub 132013
 
292 views

korku

Hepimizin korkuları vardır. Bu doğal. Çünkü korkunun özünde, kendimizi koruma içgüdüsü yatar.

Diyelim ki ev kadınısınız. Yükseklikten hiç korkmuyorsunuz ve bir binanın 5. katında oturuyorsunuz. Bu durumda, evinizin pencerelerini silmek istediğinizde, pervasızca pencerenin dışına çıkar, hiç bir önlem almaya gerek duymadan pencerenizi silersiniz. Bu davranışınız, gereksiz yere risk almaktır. Korku eksikliği, gereksiz risk almaya davetiye çıkarır.

Korkuların çoğunu öğreniriz. Bazılarını yaşayarak, bazılarını da aldığımız eğitimle.
Elimizi yanan ateşe sokmamayı, yüksek yerden atlamamayı, tehlikeli aletlerle oynamamayı öğreniriz. Bu sayede edindiğimiz korkular, yaşamımızın daha güvenli ve daha konforlu geçmesini sağlar.

Bu tür korkular, güvenlik sınırlarımızı belirler. Her birinin çok net mantıksal açıklamaları vardır.

Ancak, bize öğretilmemiş ya da doğuştan var olmayan abartılı korkularımız da olabilir.

Örneğin yüksekten korkuyoruzdur. Ama o kadar korkuyoruzdur ki, içerideyken, bir kaç katlı bir binanın penceresine bile yaklaşamıyoruzdur. Asansöre, teleferiğe, uçağa binemiyoruzdur.

Kediden, köpekten, fareden, böcekten korkuyoruzdur. Ama öylesine korkuyoruzdur ki, bunların yakın çevremizde olabileceği düşüncesi bile bizi kontrolden çıkarıyordur.
Olasılıklar çok…

Bu tür korkuları da öğreniriz. Özellikle çocukluk dönemlerinde yaşadığımız bazı olaylar nedeniyle. Olayları ve korkumuzun nedenlerini bilmeyiz. Bildiğimiz tek şey, korkunun kendisidir. Mantıkla bağdaşmaz. Ama, elimizden de bir şey gelmez…

Bu korkuların başlangıcı bizim dışımızdaki nedenlere bağlı olabilir. Ancak onları biz kendimiz büyütür, geliştiririz. Çünkü bir korkunun dikte ettiği davranışı kayıtsız-şartsız yerine getirmemiz, o korkumuzun daha da büyümesine yol açar.

Diyelim ki kapalı yerlerden korkuyoruz. Bu nedenle asansöre binmezsek, küçük odalarda bulunmaktan kaçınırsak; her seferinde korkumuzu biraz daha palazlandırmış oluruz. Çünkü bu korkunun yönlendiricisi bilinçaltımızdır. Ve bilinçaltımız, bu korkuyu, aslında, bizi korumak için kullanmaktadır. Biz de bilinçli olarak bu davranışı destekleyen kısıtlamaları desteklediğimizde, bilinçaltımızın yönlendirmesini onaylıyoruz demektir. İşte bu destek, korkumuzu daha katı, daha güçlü bir hale sokar.

Peki çözümü yok mu?

Elbette var!.. Üstelik, korkuların çoğu hiç te karmaşık olmayan, çok basit nedenlere dayanır. Bu nedenle, çözümlenmeleri de pek çok başka sorunla kıyaslandığında, daha kolaydır.

Korkularımızla başa çıkmak istiyorsak, ilk olarak, onlarla yüzleşmemiz gerekiyor. Korkmuyormuş gibi rol yapıp kaçmak, çözüme götürmez, sorunu büyütür.

Önce, sorunun kaynağını keşfetmek lazım. Bunu tek başınıza yapmanız pek mümkün değildir. Mutlaka, profesyonel yardım almalısınız.

Bu konuda biz, öncelikle, danışanlarımızın yaşam öykülerini dinler ve onlara çapraz sorular yöneltiriz. Ayrıca, Bilinçaltı Sorgulama yöntemini kullanarak doğrudan bilinçaltının yanıtlarına ulaşırız. Böylece, sorunun kökenine inmek kolaylaşır. Nedeni bulduğumuzda, hem mantıksal, hem de duygusal çözümlemelerle korkunun aşırılığını ortadan kaldırırız. EFT, telkin, hafif trans, NLP gibi araçlarla sonuca gideriz.

EFT – Tepeleme, korkularla başa çıkmada özellikle çok etkin bir yöntemdir. Savaş, tecavüz, deprem, yangın gibi nedenlerle oluşan ağır PTSD vakalarında bile başarıyla uygulanabilmektedir.

Eğer yaşamınızı kısıtlayan, kalitesini düşüren korkularınız varsa, onların daha fazla büyümesine izin vermeyin. Korkularınızdan korkmayın. Onlarla yüzleşin.

Özgürce yaşamanın tadını çıkarın!

Ahmet Aksoy

Ara 092012
 
292 views

Daha ana karnındayken başlayan olumsuz duygusal ve fiziksel etkilenmeler tüm yaşamımız boyunca bizi yönlendirmeye devam ediyor. Nedensiz korku ve davranışlarımızın pek çoğunun altında, bu baskılanmış etkiler var.

EFT – Tepeleme aracılığıyla bu tür -nedeni açıkça bilinmeyen- korku ve inançlarımızla yüzleşmemiz ve onların olumsuz etkilerinden kurtulmamız mümkün.

Ancak bu tür iç temizlikleri kendi başımıza yapmamız pek kolay olmuyor. Tıpkı ormanın içindeyken sadece ağaçları görebildiğimiz gibi, kendi sorunlarımızı tarafsız bir bakış açısıyla yakalayıp bizzat değerlendirmemiz pek olanaklı değil. Bu nedenle de “iç temizlik” çalışmalarının EFT – Tepeleme profesyonellerinin denetiminde gerçekleştirilmesi gerekir.

İçsel Temizlik çalışmalarının asıl kritik tarafı korku, kısıtlayıcı inanç gibi  sınırlamaların doğru biçimde tespit edilmesidir.

Bu amaçla yeni bir çalışma başlattık: “İç temizlik Oturumları

Bu oturumlar, sistematik bireysel çalışmalardan oluşuyor.

İlk aşamada özel anketlerle bilinçli olarak farkında olduğumuz sorunlarımızı belirliyor ve bu inançların bilinçaltımız tarafından da paylaşılıp paylaşılmadığını saptamak üzere Bilinçaltı Sorgulamalar uyguluyoruz.

Bilinçli zihnimizin önem verdiği inançlar her zaman gerçeği yansıtmak zorunda değildir.  Bilinçli zihnimizin süzgeçlerine göre önemli gibi görünen bir konu, aslında bilinçaltımız tarafından paylaşılmıyorsa; bizler, farkında bile olmadan “kişisel sabotajlar” üretmeye başlayabiliyoruz. Böyle bir durumda gerçek sorunlarımızın farkına varmamız pek olası değil.

Bilinçaltı Sorgulama, bu açıdan bize önemli ipuçları sağlıyor.

Önümüzdeki günlerde “Zenginlikle İlgili Kısıtlayıcı İnançlar” başlıklı kısaltılmış bir anket yayınlayacağız. Bu anketi kendinize uygulayarak kişisel durumunuzu saptayabilir ve yardıma ihtiyacınız olup olmadığını belirleyebilirsiniz.

İçsel Temizlik, farkında olmamız gereken çok önemli bir konudur. Bu konuyla ilgili yazılarımızı sürdüreceğiz. Kendinizi daha iyi tanımanız ve gerektiğinde önlem alabilmeniz açısından sitemizi ve yazılarımızı izlemenizi öneriyoruz.

İçsel Temizlik uygulayarak bilinçli zihninizi ve bilinçaltınızı senkronize ettiğinizde sınırlarınızın alabildiğine genişlediğini farkedebilir, yaşamın tadını daha fazla çıkarabilirsiniz.

Bizi izlemeye devam edin!

Ahmet Aksoy

 

Kas 192012
 
259 views

İlk başlarda atölyeye  ilgi oldukça yüksek olmakla beraber, bilfiil katılanlar beklediğimiz kadar fazla değildi. Atölyeyi kaçıranlar, neler kaçırdıklarını asla bilemeyecekler.

Çalışmamızda, konuya uzak kişilerde EFT Direnci”nin genellikle yüksek olmasının etkisini uzun uzadıya değerlendirdik.

Katılımcı sayısı az olunca, çözüme yönelik uygulamaları ön plana çıkarmak mümkün oldu. İki arkadaşımızla doğrudan kişisel sorunları üzerinde çalıştık ve bu çalışmalardan birini de  video olarak kayda aldık. Ölümlü bir kazaya şahit olan arkadaşımızla ilgili Tepeleme uygulamasını içeren bu videoyu önümüzdeki günlerde sizlerle de paylaşacağız.

Diğer çalışmamızda ise arkadaşımızın temel sorunlarını peş peşe çözümledik. Hem standart tepeleme uygulamaları yaptık, hem de Temporal Tepeleme yöntemiyle sınırlayıcı inançlarını yeniden düzenledik. Bilinçaltı Sorgulama yöntemiyle bilinçli zihin ile bilinçaltının senkronize çalışmasını sağladık. Çalışmayı tamamlandığımızda hem mutluluk, hem de şaşkınlık vardı.

Siz de Tepeleme Teknikleriyle ister başlangıç, isterse uzmanlık düzeyinde ilgileniyor ve bu konuda kendinizi geliştirmek istiyorsanız bizi hemen arayabilirsiniz! Hem birlikte sorunlarınıza çözümler bulabiliriz, hem de  Tepeleme yönteminin inceliklerini uygulamalı olarak öğrenmeniz mümkün olur.

EFT – Tepeleme Sisteminin gücünü farkedince bir yandan şaşıracak, öte yandan da bu yöntemi daha önce öğrenmemiş olmanıza hayıflanacaksınız…

Bizi aramak isterseniz: 0216 450 5784

Ahmet Aksoy

Gamet Gelişim EFT-Tepeleme

 

Kas 072012
 
261 views

18 ve 24 Kasım tarihlerinde iki aşamalı bir atölye çalışması ile size Tepeleme (EFT)yöntemiyle hayatınızı kolaylaştırmanızı sağlayacak araçlar sunacağız.

İlk gün yapacağımız başlangıç düzeyi çalışmamızda Tepelemenin nasıl bir araç olduğunu, tarihçesini ve uygulama türlerini inceleyeceğiz. Böylece Tepelemeyi ne zaman, nerede, hangi sıklıkta ve nasıl uygulayacağınızı öğreneceksiniz.

İlk günün ikinci bölümünde ise örnek uygulamalarla deneyimlerimizi pekiştirme fırsatımız olacak ve uzun, kısa, temporal, suret, uzaktan, toplu Tepeleme uygulamalarını deneyimleyeceğiz.
Dileyenler ikinci gün yapacağımız ikinci düzey çalışmalarına da katılabilecek.

24 Kasımdaki çalışmalarımız daha çok EFT konusunda uzmanlaşmış veya uzmanlaşmayı planlayan katılımcılara yönelik olacak. Bu çalışmanın başında vuruş noktalarının Enerji Meridyenleriyle ilişkisini ele alacağız. Temporal Tepeleme, Bilinçaltı Sorgulama, Standart ve diğer Tepeleme yöntemleriyle birebir ve gruplar halinde uygulamalar yapacağız. Bu çalışmalar, bir profesyonel veya profesyonel adayı olarak aklınızın takıldığı tüm soruların yanıtlanmasını sağlayacak.

Atölye Programı

I – İlk Gün – Başlangıç Düzeyi (18 Kasım 2012 Pazar Saat: 10.00 – 17.00)
EFT nedir?
EFT’nin tarihçesi
Enerji Meridyenleri
Vuruş Noktaları
Standart Tepeleme
Kısaltılmış Tepeleme
Sanal Tepeleme

II – İkinci Gün – Uzmanlık Düzeyi ( 24 Kasım 2012 Cumartesi Saat: 09.00 – 18.00)
Enerji Meridyenleri ile vuruş noktalarının ilişkisi
Temporal Tepeleme
Bilinçaltı Sorgulama
Standart Tepeleme
Kısaltılmış Tepeleme
Suret Tepelemesi
Sanal Tepeleme
Nefes Tepelemesi

Yerimiz kısıtlıdır. Lütfen yerinizi ayırtmak ve diğer ayrıntılar için  bizi hemen arayın.

Başvuru telefonlarımız: 0216 450 5784 – 0533 472 7723 – 0533 339 0959
Atölye danışmanları: Ahmet Aksoy – Nilüfer Aksoy
Atölye adresimiz: Çeltikçi Sk No: 3 Yalı Ap Zemin kat Kadıköy (Deniz Otelin arkasındaki sokak)

Not: Çalışmalara rahat giysilerle katılmanızı öneriyoruz.
İkinci seviye uzmanlık çalışmalarına katılmak isteyenler mümkünse yanlarında bir sarkaç bulundursunlar. Bu sarkacın dengeli olması (her yöne doğru rahatça salınabilmesi) önemlidir.
Atölye öncesinde bünyenizin susuz kalmadığından emin olun. Bol su tüketin.
Çalışmalar sırasında bünyenizde alkol bulunmamalıdır.
Eğer ağır yatıştırıcı ilaçlar kullanıyorsanız, bu tür ilaçlar kullanmadığınız daha sonraki bir dönemde düzenleyeceğimiz çalışmalara katılabilirsiniz.
Enerji çalışmalarına katılmanızı engelleyecek fiziksel veya zihinsel rahatsızlıklarınız varsa, lütfen doktorunuzun onayını alın.

Eki 102012
 
606 views

Uçak korkusu

Yüksekten korkma, doğal bir korunma içgüdüsüdür. Yüksek bir yerden düşme olasılığını azaltmaya yönelen koruyucu bir davranıştır.

Ancak bu durum, güvenli bir ortamdayken bile “tehlike” sinyallerinin tetiklenmesini engelleyemiyorsa, durum kontrolden çıkmış ve koruyuculuk özelliğinin ötesine geçmiş demektir.

Uçak korkusu da benzer bir korku.

Sigorta şirketlerinin itibar ettiği istatistiklere göre en güvenilir ulaşım araçları uçaklar. Bu da çok doğal. Çünkü uçak maliyetleri çok yüksek. Bu yüzden havayolu şirketleri, yatırımlarını güven altına almak için gerekli güvenlik önlemlerini fazlasıyla yerine getirmek zorundalar.

Bu kadar güvenli bir ulaşım aracından korku duymayı, mantıklı bir gerekçeyle açıklamak pek mümkün değil.

Uçak korkusu, çeşitli özellikler taşıyabiliyor. Örneğin bazılarının korkusu uçak havalandığında bitiyor. Oysa bazılarında asıl korku uçak havalandığında doruk noktasına ulaşıyor. Bazıları sadece türbülansa girildiğinde korkuyla yüzleşiyor. Bazılarında ise uçağa binme düşüncesi bile korkuyu tetiklemek için yeterli oluyor.

Korkuların temelinde genellikle yaşanmış öyküler yer alır. Bu öyküleri bulup çıkardığınızda, sorunun çözümüne büyük oranda yaklaşırsınız. Ama bu, zaman alan bir süreçtir. Bu yüzden bazı durumlarda nedeni sorgulama fırsatınız olmaz. Hemen  sonuç almanız gerekir.

Bir danışanımızın uçak korkusu vardı.

Kendisi, görevi gereği çok sık seyahat ediyordu. Uçağa binmekten çekindiği için bu seyahatleri eşiyle birlikte otomobille yapıyorlardı. Dolayısıyla bu durum her ikisi için aşırı derecede yorucu oluyordu.

Sohbet sırasında, aslında çok zorda kaldığı zaman uçağa binebildiğini ama, ayağı beton zemine değinceye kadar çektiklerinin bir işkenceden farklı olmadığını anlattı.

Bu işkenceye bir son vermek için, en kısa zamanda  EFT uygulamaya karar verdik.

Birkaç gün sonra fırsat çıktı. Danışanımızın acilen İzmir’e  gitmesi gerekti.  Zamanı çok  kısıtlıydı ve uçak yolculuğu  tek alternatif gibi görünüyordu.

Yoğun programının arasında, kısa bir görüşme için bir araya geldik. Önce sarkaç yöntemiyle bilinçaltı sorgulama yaparak korkusunun düzeyini sınadık. Duygusal tepkileri olağanüstü güçlüydü.

Bunun üzerine birkaç tur uzun Tepeleme uygulaması yaptık. Göğsünü sıkıştıran endişe seviyesi 8’den, 5-6 düzeyine kadar geriledi.

Sonra da Temporal Tepeleme uyguladık ve üzerindeki uçuş  geriliminden tamamen sıyrılmasını sağladık.

Tekrar Bilinçaltı Sorgulama uygulayarak “uçağa binme korkusu”nun etkisini büyük oranda yitirmiş olduğundan emin olduk. Tüm bu uygulamalar yarım saat içinde tamamlandı.

Ertesi gün danışanımızın duygu yoğunluğunun tahminimizden de fazla olduğunun farkına vardık. Çünkü sorgulama sırasında kullandığımız kristalin ucundan bir parça kopmuştu. Uygulama sırasında bunun farkına  varmamıştık ve kristali ondan başka kullanan olmamıştı.

Bir hafta sonra danışanımızdan beklediğimiz güzel haberi aldık. Her şey yolunda gitmiş ve çok rahat bir yolculuk yapmıştı.

O tarihten bu yana zaman zaman, fırsat bulduğu her yerde uçak korkusu probleminden nasıl kurtulduğunun öyküsünü anlattığının haberini alıyor ve mutlu oluyoruz.

Ahmet Aksoy

 

 

Eki 082012
 
241 views

Gamet Gelişim Bülteni, 2. sayısıyla karşınızda.

Bu sayımızda Kartalın Yeniden Doğuşu efsanesini kapak yaptık.
Başarı, Sabır ve Emek İster sayfamızda bazı ünlülerin ibret öykülerini dile getirdik.
Bunları Biliyor muydunuz?, Göz Yanılmaları ve Farkındalık Ödevi sayfaları yine dopdolu.
Kişisel Gelişim bölümümüzdeki “Uykusuzluk, Aşırı Kilolar ve EFT-Tepeleme” başlıklı yazımızda Bilinçaltı Sorgulama ve  Tepeleme ile ilgili bir uygulamamızı özetledik.
Her iki sayımıza da Bültenler bölümümüzden ulaşabilirsiniz.
Gamet Gelişim

Eki 042012
 
479 views

Bir danışanımızın sorunu geceleri düzenli uyuyamamak ve aldığı fazla kilolar idi.
Her gece 8-10 kez uyanıyor ve her seferinde mutfağa gidip rasgele bir şeyler atıştırıyordu.

Aslında bakımlı bir kadındı. Düzenli eksersiz yapıyordu. Bu yüzden kilosunu göstermiyordu. Ama farklı yer ve tartılarda alınan ölçümler 20 kiloluk bir fazlalığı belgeliyordu.

Aşırı ve düzensiz beslenmenin altında genellikle duygusal sorunlar yatar. Katı bir disiplinle uygulanan diyetlerin bile kalıcı çözüm üretememesinin nedeni budur. Çünkü siz sonuçlar üzerinde ne denli yoğun uğraşlar verirseniz verin, asıl nedenleri ortadan kaldırmadıkça kalıcı bir başarı elde etmeniz mümkün olmaz.

Bu yüzden danışanımıza bilinçaltı sorgulama uygulamaya başladık.

Sorgular sırasında gece atıştırmalarını karanlıkta ve gizlice yaptığı ortaya çıktı. Bir şeylerden saklanıyor gibiydi. Acıktığı için yemek yemiyordu. Üstelik gece karanlığında bilinçsizce o kadar fazla şey tüketiyordu ki, gündüz yemek yemeye gereksinim duymuyordu.
Danışanımız babasını kaybetmişti. Annesi ise tek başına eski evlerinde kalıyordu.
Aile ilişkilerine girdiğimizde danışanımızın çocukluk döneminde anne ile babanın sık sık kavga ettiği; bu kavgaların da genellikle yemek masasında patlak verdiği ortaya çıktı. Kavga sertleştiğinde baba anneyi sofradan kovuyor, danışanımız da annesini desteklemek için karnını doyurmadan sofradan kalkıyordu.

İlerleyen saatlerde ortalık yatışıyor ve anne, karanlıkta yatağının içinde büzülmüş halde bekleyen danışanımıza gizlice yiyecek bir şeyler getiriyordu. Baba farketmesin diye tüm bunlar karanlıkta yapılıyordu.

Böylece gece uyku bölünmelerinin ve karanlıkta aceleyle yapılan bilinçsiz atıştırmaların nedeni açıklığa kavuşmuş oldu.

Hemen Tepeleme uyguladık.

Olayı zihninde görüntüleyen danışanımızın göğsü daralıyordu. Hissettiği duygusal şiddet maksimumdu.

Gözyaşları arasında 4 tur uzun uygulama yaptık. Sonunda her şey sakinleşti.

Ertesi gün danışanımızla yaptığımız telefon görüşmesinde uzun zamandır ilk kez uyuyabildiğini müjdeledi. Tüm gece boyunca sadece bir kaç kez uyanmıştı.

İki gün sonra tepeleme uygulamasını yineledik.

Bir kaç gün sonraki telefon görüşmesinde uykusunun çok daha düzenli hale geldiğini ve gece atıştırmalarının tamamen son bulduğunu öğrendik. Mutluluğu sesinden kolayca anlaşılıyordu. Aynı mutluluk duygusu bizi de sarmaladı.

EFT-Tepeleme uygulamalarında ele alınan sorunun doğru tespit edilmesi, uygulamanın başarıyla sonuçlanmasında büyük önem taşır. Yapılan yanlış uygulamalar, duygusal sıkıntıları gidermek bir yana, daha da pekişmelerine neden olur. İşte bu yüzden, Bilinçaltı Sorgulama, ele aldığımız sorunların danışanımızın bilinçaltı tarafından nasıl değerlendirildiğini anlamamızda en büyük yardımcımızdır.

Ahmet Aksoy

Gamet Gelişim – 0216 450 5784

Not: Yukarıdaki satırlarda hep “biz” dediğimi farketmişsinizdir. Bunu bilinçli olarak yaptım. Çünkü Tepeleme uygulamalarımızın sorgulama bölümlerine çoğunlukla eşimle birlikte katılırız. Uyguladığımız çapraz sorgulama, sonuca daha hızlı ve doğru ulaşmamızı sağlar.