?> Temmuz 2013 - Tepeleme
Tem 302013
 
412 views

Bu Kahverengi Kıllı Canavarlar İle Nasıl Başa Çıkarız?

Daha konuşmaya başlamadan, yüzünde bir tiksinti ifadesi belirdi.

“Benim sorunum böceklerle..” dedi. Bunları söylerken, tedirgin bakışlarıyla etrafı tarıyordu. “Kendi evim dışında hiç bir yerde rahat edemiyorum. Sokakta bile…”

Hamam Böcekleri

Hamam Böcekleri

Aynı zamanda uçak korkusu da varmış ama, böcek korkusuna kıyasla sözünü etmeye bile değmediğini söyledi.

Böcek Korkusu, yurtdışında başlamış. Gittiği ülkede havalar çok sıcak ve nemliymiş. Orada, ülkemizdekilere kıyasla çok iri ve çok hızlı hareket eden kahverengi hamam böcekleriyle karşılaşmış. Evlerde, bahçelerde, parklarda, hatta sokaklarda…

Kendi evi dışındaki neredeyse her mekanda bu davetsiz konuklarla karşılaştığını anlattı. Bir arkadaşı onu bir bahçe partisine davet etmiş. Güleryüzlü insanlar, müzik, sohbet… Derken, bir ara, kolunun üzerinde bir gariplik hissetmiş. Kafasını çevirip baktığında orada, kolunun üzerinde kocaman, koyu kahverengi, kıllı bir böceğin kendisine baktığını görmüş. Bir anda çığlık çığlığa bağırarak panik içinde oradan oraya koşmaya başladığını anımsıyor. Ama sonra, film kopmuş!..

“O tarihten sonra, böcek görmeye dayanamaz oldum.” dedi. “Ama her böcek değil. Mesela örümcek veya sinekler beni çok fazla etkilemiyor. Onlardan da hoşlanmıyorum ama, o kahverengi, tüylü şeylere hiç dayanamıyorum!” Bunları söylerken yüzü allak bullak oluyordu.

Konuşmayı biraz derinleştirdik.

Yurtdışına gitmeden 2 yıl kadar önce, Türkiye’deyken de bir olay yaşamış.

Eşiyle birlikte yakın bir arkadaşlarının evinde konuk olmuşlar. Her şey yolundaymış. Keyifli bir akşam geçirmişler. Gece de orada kalmışlar.

Danışanımız sabaha karşı bir huzursuzluk duygusuyla uyanmış. Ortalık alacakaranlıkmış. Etrafına bakındığında odanın her yerinde; duvarlarda, tavanda, masanın üzerinde bazı karaltılar görmüş.

“Önce o karaltıların ne olduklarını anlamadım.” diye açıkladı. “Fakat, ışığı yaktığımda, tüm o karaltılar bir anda kaçışmaya başlayınca, durumu kavradım!.. İşte o an elim ayağım kesildi! Sanki bir şeyler üzerime çullandı, nefes alamaz oldum. Tek istediğim şey, bir an önce oradan ayrılmaktı. Derhal eşimi uyandırmaya çalıştım ama, uykusu o kadar ağırdı ki, bir türlü uyandıramadım! Sonunda dayanamadım, panik içinde, tek başına sokağa fırladım!”

Genel olarak böceklere karşı bir tiksinti duymakla birlikte, sadece kahverengi olan ve hızlı hareket eden böcekler karşısında kontrolünü kaybediyormuş.

Böceklerle ilgili bir anısını ve o sırada yaşadığı duyguları zihninde yeniden canlandırmasını istedim. Yüzü buruştu. Ellerini göğsüne götürdü: “Kalbim ve göğsüm sıkışıyor, nefes almakta zorlanıyorum!” dedi.

Sıkıntısının şiddeti 7 düzeyindeydi.

Önce kurgu cümlesini oluşturdum:

“Yakınımda kahverengi ve hızlı yürüyen bir böcek görsem bile kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.”

Bu cümleyi daha kolay söylenebilecek ve sıkıntıyı daha iyi yansıtan yeni bir forma dönüştürdük:

“Kahverengi, ev tipi böceklerden korkuyor olsam da, kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.”

Zamanımız kısıtlıydı. Bu yüzden, kısa uygulama yapmayı tercih ettim.

İlk tur sonunda sıkıntı şiddeti 7’den 4’e indi. Ancak, kalbindeki ve göğsündeki daralma duygusu devam ediyordu.

İkinci tur sonunda kalp ve göğüs sıkışması yine vardı, ama sıkıntı şiddeti 3’e inmişti.

Bir kez daha uyguladık.

Bu kez danışanımızın kalbindeki sıkışma ortadan kalktı. Korku ise kendini sıradan bir tiksintiye bıraktı.

Ahmet Aksoy