?> Haziran 2013 - Tepeleme
Haz 112013
 
245 views

İşyerindeki Sorunlarımızı Tepelemek

bully3

İşyerleri, doğal olarak, bir çok problemi de barındırır.  Bu problemlerden bazıları kolayca atlatılır. Bazıları ise kalıcı hasarlar bırakır. Küçük kıskançlıklar ve çekemezlik sorunlarıyla başa çıkmak genellikle pek zor olmaz. Ancak  cinsel taciz ve mobbing gibi gizli, yarı gizli veya sistematik saldırılarla başa çıkmak hiç te kolay değildir.

Sıkıntının nedeni ve yöntemi ne olursa olsun,  kendimize güven duygumuzu asla yitirmemeliyiz.

EFT-tepeleme, bu açıdan bize çok yararlı araçlar sunar. Dile getirmekte, ya da başkalarıyla paylaşmakta bile zorlandığımız sorunlarla yüzleşmek; kişiliğimize sahip çıkmak ve kendimize güvenimizi pekiştirmek için bu araçlar yaşamsal öneme sahiptir.

Bayan danışanımız, 25 yaşlarında. Son işyerinden, işverenin yakın bir akrabasının uyguladığı yıldırma politikası -mobbing- nedeniyle ayrılmış. Yeni bir işe girmiş. Ancak, yeni işyerinde de benzer sorunlarla karşılaşmaktan korkuyor.

Korku, vücudunun bir kaç bölgesini birden etkiliyor.
Ensede ve şakaklarda ağrı, göğüste daralma var…
Yaşanan sıkıntının şiddetini  7 olarak saptadık.

Kurgu cümlemizi şöyle oluşturduk:
Eski işyerimde sorunlar yaşamış olsam da, kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.

Karate noktasına parmaklarımızla vururken kurgu cümlemizi 3 kez peşpeşe tekrarladık:

”Eski işyerimde sorunlar yaşamış olsam da, kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.”

Sonra vuruşlara geçtik:

Kaşın başlangıcı: Sorun yaşamış olsam da…
Göz ucu: Sorun yaşamış olsam da…
Göz altı: Sorun yaşamış olsam da…
Burun: Sorun yaşamış olsam da…
Çene: Sorun yaşamış olsam da…
Köprücük kemiği: Sorun yaşamış olsam da…
Koltuk altı: Sorun yaşamış olsam da…

Parmaklardaki noktalarla devam ettik.
Baş parmak: Sorun yaşamış olsam da…
İşaret parmağı: Sorun yaşamış olsam da…
Orta parmak: Sorun yaşamış olsam da…
Serçe parmak: Sorun yaşamış olsam da…

Gamut serisine geçtik.
Gamut noktasına sürekli vururken gözlerimizi kapadık…
Gözlerimizi açtık…
Başımızı oynatmadan sağ aşağı baktık…
Başımızı oynatmadan sol aşağı baktık…
Gözlerimizi saat yönünde çevirdik…
Gözlerimizi ters saat yönünden çevirdik…
“İyi ki doğdun” melodisini mırıldandık…
Hızlıca birden beşe kadar saydık…
Melodiyi tekrar mırıldandık…

Vuruşları ve 9-gamut serisini baştan sona ikinci kez tekrarladık. Tüm seri bitince derin bir nefes aldık ve ciğerlerimizi sıkıntılarımızla beraber bir hamlede boşalttık.

Değerlendirme yapmak için gözlerimizi kapadık. Yaşadığımız duygusal baskının yerini ve şiddetini tekrar saptadık: Ensedeki ağrı biraz daha azalmış ve yukarı doğru kaymıştı. Şakaklardaki ağrı kaybolmuş, yürekteki daralma biraz daha hafiflemişti. Şiddet ise 4′e kadar düşmüştü.

Oturum sırasında, danışanımızın gülümsemesi giderek belirginleşti. Rahatlamakta olduğu kolayca görülüyordu.

Tekrar baştan başlayarak kurguyu, vuruşları, 9-gamut serisini, vuruşları ve 9-gamut serisini bir kez daha yineledik. Danışanımızın sıkıntı şiddeti 2′ye düştü.

Son seride olumlamaları da devreye soktuk.

Kurgu cümlemiz yine aynı kaldı. Karate noktasına parmaklarımızla vururken kurgu cümlemizi 3 kez peşpeşe tekrarladık:
”Eski işyerimde sorunlar yaşamış olsam da, kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.”

Sonra vuruşlara geçtik:
Kaşın başlangıcı: Sorunlar yaşadım…
Göz ucu: Yine olabilir…
Göz altı: Yine sorun yaşayabilirim…
Burun: Herşey olabilir…
Çene: Yine sorun yaşayabilirim…
Köprücük kemiği: Sorunlarım olsa da…
Koltuk altı: Onlarla başedebilirim…

Parmaklardaki noktalarla devam ettik.
Baş parmak: Sorun yaşamış olsam da…
İşaret parmağı: Hiç önemli değil…
Orta parmak: Tekrar yaşayabilirim…
Serçe parmak: Herşeye hazırım…

9-Gamut serisine geçtik.
Gamut noktasına sürekli vururken gözlerimizi kapadık…
Gözlerimizi açtık…
Başımızı oynatmadan sağ aşağı baktık…
Başımızı oynatmadan sol aşağı baktık…
Gözlerimizi saat yönünde çevirdik…
Gözlerimizi ters saat yönünden çevirdik…
“İyi ki doğdun” melodisini mırıldandık…
Hızlıca birden beşe kadar saydık…
Melodiyi tekrar mırıldandık…

Sonra ikinci seri vuruşlara geçtik:
Kaşın başlangıcı: Ben kendime güveniyorum…
Göz ucu: Sorunlarla başa çıkabilirim…
Göz altı: Ben güçlüyüm…
Burun: Ben kendime güveniyorum…
Çene: Sorunları çözerim…
Köprücük kemiği: Kontrol bende…
Koltuk altı: Kendime güvenim tam…

Ve derin bir nefes alıp, tek hamlede boşalttık.

Tüm sıkıntılarımızla yüzleştik… Yeni sorunlarla yüzleşmeye de hazırız…

Ahmet Aksoy

Haz 092013
 
256 views

Yine korkulardan bahsedeceğim.

ÖlümÇünkü, ne yaparsak yapalım, korkular, yaşamımızın doğal bir parçası olmaya devam ediyor. Onlardan kaçmanın, onları görmezden gelmeye çalışmanın bize bir faydası olmuyor. Korkularımızı tetikleyecek ortamlardan kaçınmanın da hiç bir yararı yok.

Korkularımızı biz seçmiyoruz. Onlar, bizim bilinçli tercihlerimiz değil. Ama varlar. Biz istemesek te, var olmaya devam ediyorlar.

İşte bu yüzden, korkularımızla başa çıkmanın aslında hiç te o kadar zor olmadığını bilmeli, çözüm yolları bulunduğunun  farkında ve bilincinde olmalıyız.

Orta yaşlıların yaşadığı en yaygın korkulardan biri, ölüm korkusu.

Mantıklı bir durum. Yaşamak, güzeldir ne de olsa. Yaş ilerleyince, kaçınılmaz olan son da yaklaşıyor ve korkuyu tetikliyor.

Ancak, danışanlarımızla yaptığımız görüşmelerde ölüm korkusunun aslında pek te kişisel olmadığını gözlüyoruz.

Aslında insanlar ölmekten korkmuyor.  Onların asıl korkuları, kendilerini sorumlu hissettikleri kişileri yalnız ve çaresiz bırakmak. İnsanlar, işte bundan korkuyor. Çünkü ölümün doğal bir sonuç olduğunun farkındalar. Ama yapmak zorunda olduklarını düşündükleri ve henüz tamamlayamadıkları bazı işleri yarım bırakma olasılığı onları korkutuyor.

Şu dizeler de bunu vurgulamıyor mu?

Ölüm Allahın emri/ Ayrılık olmasaydı...”

EFT – Tepeleme, bu açıdan çok yararlı bir yöntem.

Eğer böyle bir sorununuz varsa ve yardım alma fırsatı bulamadıysanız kendinizi bu bakış açısıyla sorgulayın.

Sizi korkutan ne? Ölümün kendisi mi?

Yoksa henüz tamamlayamadığınız işler mi var?

Siz olmazsanız çaresiz kalacağını düşündüğünüz kişiler mi var?

İlk aşamada bunun yanıtını bulun.

Eğer gerçekten de ölümün kendisinden, ölmek kavramından korkuyorsanız, aşağıdaki kurgu cümlesini kullanarak Tepeleme uygulayabilirsiniz. Uzun reçeteyi kullanın. Ağır sorunlarda, kısaltılmış reçeteler yeterince etkili olmayabilir.

Kurgu cümlesi: Ölmekten korkuyor olsam da, kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.

Eğer asıl korkunuz kişisel değil de, sevdiğiniz kişileri yalnız ve çaresiz bırakma olasılığından kaynaklanıyor ise, bu konuda ne gibi önlemler alabileceğinizi düşünün.  O sevdiğiniz insanların size muhtaç kalmadan, kendi ayaklarının üzerinde durabilmesinin şartlarını yaratın. Bu durumda da Tepeleme yapabilirsiniz. Ancak kurgu cümlenizin, asıl soruna odaklanması gerekir.

Özetle, “Hiç ölmeyecekmiş gibi çalış, yarın ölecekmiş gibi yaşa.” düsturuyla hareket etmek en doğrusudur.

Yapacaklarını erteleme, süründürme. Üstlendiğin sorumlulukların gereğini en kısa zamanda yerine getir. Ancak, yeni sorumlulukları gönül rahatlığıyla üstlenmekten de geri durma.

Çünkü, ölümün ne zaman ve nasıl geleceğini bilmemiz mümkün değildir.

Bu, kaçınılmaz bir gerçeklik; ancak dolu dolu yaşamaktan vazgeçmek için de bir mazeret olamaz.

Her ne olursa olsun,  hem sorumluluklarınızı yerine getirmeye, hem de hayatınızı dolu dolu yaşamaya devam edin.

EFT – Tepeleme, size, sorunlarınızla yüzleşmede yardımcı olacaktır.

Ahmet Aksoy