?> Eylül 2012 - Tepeleme
Eyl 272012
 
281 views

Çöp Kutusu

Çöp görelidir. Mutlak değildir. Kişiye, duruma, biçime ve zamana göre değişir.

Örneğin sabah kahvaltınızı yaptığınız sıcacık ekmek, birkaç gün açıkta kaldığında sizin için çöpe dönüşebilir. Oysa aynı bayat ekmek parçası bir başkası için köfte harcına katılacak veya tirit yapılacak mükemmel bir malzeme olabilir. Ya da kuşlar veya sokak hayvanları için bir ziyafete dönüşebilir.

Tekrar anımsayalım: çöp, yeri, zamanı ve biçimi uygun olmayan herşeyi kapsar.

Şimdi sizinle birkaç küçük deney yapalım!

Elinize bir bardak temiz, içilebilir su alın. Hatta birazını için. Kalanını da buzdolabının dondurucu bölümüne koyup yarım saat kadar bekleyin ve bardağı tekrar çıkarın.

Bardak aynı bardak; su, yarım saat önce tadına baktığınız suyun aynısı. Ancak bu kez katı halde. Eğer hala susuzluğunuzu gidermek istiyorsanız, artık işinize yaramayacak. Bu özel koşullarda bardağın içindeki su –yani buz- sizin için bir çöpe dönüşmüştür. Eğer çok zor koşullar altında değilseniz, o buzu erittiğinizde elde ettiğiniz suyun görüntüsünü ve tadını beğenmeyip içmeyi tercih etmeyebilirsiniz.

Bardağınıza yeniden temiz su doldurun. Sonra o bardağın içine bir tel saçınızı, ya da ağzınıza sokmayı tercih etmeyeceğiniz herhangi bir maddeyi atın. Şimdi aynı suyu gönül rahatlığıyla içer misiniz? (Bu davranış sadece insanlara özgü değil. Örneğin bizim kedimiz, su kabına yabancı bir madde düştüğünde, bu madde kendi tüyü bile olsa oradan su içmeyi reddediyor.)

Fırından yeni çıkmış, mis gibi kokan taze buğday ekmeği, gluten alerjisi olan biri için zehirli bir çöptür.

Defter arasında kurutulmuş küçücük bir yaprak sizin için çocukluğunuzdan esintiler taşıyan değerli bir anı olabilir. Oysa sizin dışınızdaki hemen herkes için tamamiyle anlamsız, değersiz bir çöptür o.

Ama yine de unutmayın ki, sizin çöpünüz, bir başkasının hazinesi olabilir!

Ahmet Aksoy

 

Eyl 152012
 
570 views

Bulaşıcı olmayan ama ömür boyu süren bir cilt hastalığı var: Sedef (Psoriasis). Bu hastalığın en belirgin özelliğini deri üzerindeki çeşitli boyutlarda kırmızı veya gümüş rengi cilt lekeleri oluşturuyor. Sedefe benzer ve deri üzerinde lekeler şeklinde ortaya çıkan başka hastalıklar da var.

İlaçlar bu tür hastalıkların fiziksel tarafını kolayca çözümlese de, duygusal tarafına hiç bir şey yapamıyor.

Hastaların pek çoğu şu duygusal sorunlardan bir veya bir kaçının etkisi altındadır: kızgınlık, endişe, sıkıntı, üzüntü, hayal kırıklığı, suçluluk, yetersizlik, keder, kendini dinleme, stres ve değersizlik…

Tepeleme – EFT yöntemi ilaçlar sayesinde elde ettiğiniz kimyasal çözümlerin, sorunun duygusal taraflarını da çözerek kalıcı hale gelmesini sağlar.

Bu amaçla:

1- Yaşadığınız olumsuz duyguların bir listesini yapın ve her satıra niçin böyle hissettiğinizi açıklayan 3 neden ekleyin. Daha sonra bu listeyi sıkıntı yoğunluğuna göre yeniden sıralayın. En yoğun duygular, sıranın en başında olsun.
Örnek: Kızgınım çünkü bu lekeler bir türlü geçmiyor.
Üzüntülüyüm, çünkü plaja gidemiyorum.
2- Listedeki her duyguya 1 ila 10 arasında bir değer verin.
3- Olumlama ve hatırlatıcı cümleleri oluşturun.
Örnek: Bu lekeler geçmediği için kızgın olsam da, kendimi seviyor…
Kızgın olsam da…
4- Kurgu cümlesini 3 kez tekrarlarken, karate noktasına sürekli vur.
5- Vuruşları yap ve hatırlatıcıyı söyle:
KB – Kaş başlangıcı : Kızgın olsam da…
GU – Göz ucu : Kızgın olsam da…
GA – Göz altı : Kızgın olsam da…
BR – Burun : Kızgın olsam da…
ÇN – Çene : Kızgın olsam da…
KK – Köprücük kemiği : Kızgın olsam da…
KA – Koltuk altı : Kızgın olsam da…
GN – Göğüs noktası : Kızgın olsam da…
BL – Bilekler: Kızgın olsam da…
TN – Tepe noktası : Kızgın olsam da…
6- Derin bir nefes al.
7- Sıkıntıyı tekrar derecelendir.
8- 3’ün altına düşmediyse vuruşları tekrarla.
9- 2 veya altına düştüğünde, listede yer alan bir sonraki soruna geç.

Bu uygulamayı yaparken araya dinlenme zamanları koy. Vücuduna su desteği yapmayı unutma.

Tüm listeyi tamamlayana kadar devam et.

Ahmet Aksoy

 

Eyl 122012
 
275 views

(Aşağıdaki yazı Haftalık Kitap Postası Dergisinin 07 Temmuz 2012 tarihli ilk sayısında yayınlanmıştır. )

STRES, çağdaş hastalıklarımızdan biri.
Gündelik endişelerimiz, kaygılarımız, korkularımız, karşılık bulmayan beklentilerimiz…
Bunların hepsi birer stres kaynağı.
Bizler, bu gündelik stres kaynaklarıyla açıkça yüzleşmek yerine onları bilinçaltımızın çekmecelerine tıkıştırmayı tercih ediyoruz. Üstlerini örtüyor, onları biriktiriyoruz. Görmezden gelip, unutmaya çalışıyoruz.
Ve sonra, durup dururken niçin sinirlendiğimizi, niçin hüzünlendiğimizi, ortada belirgin bir neden yokken herşeyden niçin korkar olduğumuzu merak ediyoruz.
Endişelerimiz, kaygılarımız, korkularımız ve karşılıksız beklentilerimiz bilinçaltımızın çekmecelerinde…
Stresin ana kaynağı da işte bu bilinçaltımızın çekmecelerinde biriktirdiklerimiz…
Ya çözüm?…
İşte bu çözümün adı: EFT-Tepeleme.
EFT, İngilizce “Emotional Freedom Techniques” sözcüklerinin kısaltılmış hali. Türkçe karşılığı: “Duygusal Özgürleşme Teknikleri”. Biz buna Türkçe “Tepeleme” diyoruz.
Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgilere http://eft-tepeleme.gamet.com.tr sitemizden ulaşabilirsiniz.
Bu tekniği herkesin bilmesinde yarar var.
Bu teknik, hem sırtımıza yüklediğimiz nasırlaşmış duygusal yüklerden arınmamızı sağlıyor; hem de yeni yüklerin oluşumunu en başından engelliyor. Dolayısıyla hem onarıcı, hem de koruyucu bir yapısı var.
EFT, tıbbi tedavilere bir alternatif değil. Ama, ilgili doktorun da izniyle etkin bir destek sağlayabilir.
EFT, ilköğretimin ilk basamaklarından itibaren, mümkünse daha erken yaşlarda öğrenilmesi gereken bir teknik. Çünkü bu teknik ömür boyu sürekli yararlanabileceğimiz önemli araçlar içeriyor. Tamamen teknik ve pratik. İlk başta uygulamayı bir uzman yardımıyla yapmalısınız. Biraz yetkinleştikten sonra kendi başınıza kolaylıkla yapabilirsiniz. EFT’nin etkili olması için özel felsefi inançlara da ihtiyacınız yok.
Deneyip sonucunu görün ve öyle karar verin.

EFT uygulamasının kökeni 4 bin yıl önceki Çin ve Japon akupressure tekniklerine kadar uzanıyor. Bu teknikler 20. yüzyılda batı tarafından anlaşılmaya, kabul görmeye ve günün şartlarına uyarlanmaya başlandı. İşte bu yeni uyarlamalardan bazıları 1950′lerden itbaren Uygulamalı Kinesioloji (Applied Kinesiology), Düşünce Alan Terapisi (TFT-Thought Field Therapy) gibi isimler altında tanındı ve kabul gördü.

1990′larda Gary Craig isimli bir mühendis tarafından geliştirilen ve “Duygusal Özgürleşme Teknikleri” olarak isimlendirilen EFT (Emotional Freedom Techniques) pratik ve etkin bir yöntem olarak hızla yaygınlaştı.

EFT, enerji meridyenlerinin varlığına dayanır. Oysa, batı dünyasında herşeyin temelinde madde yer alır. Bununla birlikte, Albert Einstein tarafından bilimsel olarak ortaya konduğu gibi, aslında madde de enerjiden oluşmaktadır. Bu bakış açısıyla, maddesel bir varlık olan vücudumuzun, kendi enerji meridyenlerindeki değişimlerden etkilenmesinin nedenlerini kavramak ta daha kolay olur. Akupunktur ve akupressure uygulamaları da aynı enerji modeline dayanmaktadır.

EFT’nin amacı, enerji akışında denge sağlamaktır. Bu amaçla, vücudumuzdaki bazı akupunktur noktaları, parmak uçlarıyla vuruşlar yapılarak kinetik olarak uyarılır.

Bir EFT uygulamasında zihnimizde belli bir ifade üzerinde yoğunlaşır ve aynı zamanda gerekli noktalara parmak uçlarıyla vururuz. Bu vuruşlar, kendimizi gergin hissettiğimiz zamanlarda masanın üzerinde parmaklarımızla tempo tutmaya benzer.

Klinik çalışmalar, enerji akışındaki aksamaların gerginliğe yol açtığını göstermektedir. EFT uygulaması ile enerji akışı düzenlenmekte ve gerginlikle başa çıkmak mümkün olmaktadır.

EFT uygulaması her seferinde sadece tek bir soruna odaklanarak yapılır. Enerji meridyenleri üzerindeki belirli noktalar parmak vuruşlarıyla uyarılır ve enerji akışındaki düzensizlikler yeniden bir düzene sokulur. Böylece, o sorunun vücutta yarattığı olumsuzluklar ortadan kalkar. Böyle bir durumda, daha altta yatan başka sorunların yüzeye çıkması da mümkündür. Açığa çıkarak farkedilir hale gelen yeni sorunlar da her seferinde birer birer ele alınarak çözümleme işlemine devam edilir. EFT uygulanan kişi, alttan çıkan sorunların daha önceden farkında bile olmayabilir.

Her kaygı ve endişe durumu bedenin çeşitli yerlerinde sorunlar yaratır. EFT yöntemiyle bu sorunların giderilmesini sağlıyoruz. EFT uygulamaları, uygulanan kişinin tepkisine bağlı olarak kısa veya uzun sürebilir. Sorun bazan tek bir uygulama ile aşılabilirken, bazan da uzun süreli tekrarlar gerektirebilir.
EFT duygusal sıkıntıların giderek yoğunlaştığı son yıllarda, etkin ve başarılı bir yardımcı çözüm aracı olarak hızla yaygınlaşmaktadır.

EFT’nin nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntılara sonraki yazılarımızda yer vereceğiz.

Ahmet Aksoy

ahmetaksoy@gamet.com.tr

Eyl 092012
 
373 views

(Aşağıdaki yazı, 04.08.2012 tarihli Haftalık Kitap Postası Dergisi 5.sayısında yaynlanmıştır.)

Temporal Tepeleme (Temporal Tapping) yöntemi, kökenleri, EFT gibi eski Çin’e kadar uzanan enerji meridyen terapileri yöntemlerinden birisidir. Temporal Tepeleme, özellikle hızlı davranış değişiklikleri gerektiren durumlarda etkili olur. Bu yöntemin eski Çin’de asi ve zaptedilmesi zor -hiperaktif- çocukları denetim altında tutabilmek için geliştirildiği belirtiliyor.(Donna Eden, Energy Medicine) Aynı yöntem, dünyanın bazı bölgelerinde ağrı denetimi için kullanılmıştır. (Stuart D. Marmorstein, The Temporal Tap: Reprogramming Your Mind to Change Your Life)

Temporal Tepeleme yöntemi, standart ve kısaltılmış Tepeleme yöntemleriyle kıyaslandığında çok daha basit ve kısadır. Vuruş bölgesi olarak her iki kulağın üst yarısının etrafında çizilen bir yarım çemberin üzerinde yer alan noktalar kullanılır. Bu bölge, beynimizin “Temporal Lob” bölgesine denk gelir. Yöntemin adı da bu nedenle “Temporal Tepeleme”dir.

Vuruşların yapıldığı noktalar (bkz Resim 1), Üçlü Isıtıcı Meridyeninin üyeleridir. Bunlardan kulağın ön tarafındaki noktanın numarası 21′dir. Kulağın üst tarafındaki nokta, 20 numaralı noktadır. Diğerleri arkaya doğru 19, 18 ve 17 olarak uzanırlar. Üçlü Isıtıcı Meridyeninin bitiş kısmındaki 22 ve 23 numaralı noktaların yerleşimi de diğerlerine oldukça yakındır. 23 numaralı son nokta, kaş ucunda yer alır. 22 numaralı nokta ise kulağa biraz daha yakındır. Bu noktaların hepsini birden etkilemek için elin tüm parmaklarını bitiştirerek veya uçlarını bir yay oluşturacak şekilde birbirlerine yaklaştırarak kullanmak mümkündür. Bu durumda ilk vuruş sırasında serçe parmak kaş ucuna değecek şekilde tutulmalıdır. Vuruşlar her seferinde birkaç milimetre kadar kaydırılır. Bu şekilde yarı çember tamamlandığında başparmak veya işaret parmağı kulak arkasındaki 17 nolu noktayı uyarmış olur. Bu son nokta da uyarıldığı zaman, parmaklar yine başlangıç konumuna getirilir.

Temporal Tepeleme Vuruş Noktaları

Resim 1:Temporal Tepelemede kullanılan Üçlü Isıtıcı noktaları- (Fotoğraf ve düzenleme: Ayşe Nilden Aksoy)

Vuruşların hepsi hızlı bir tempoyla yapılır. Arzu edilirse, sadece işaret ve orta parmağın bitiştirilmiş uçları kullanılabilir. Vuruş şiddeti darbeyi hissedecek, hatta çıkardığı sesi duyacak kadar güçlü olmalı; ancak, can yakacak kadar sert vurulmamalıdır.

Temporal Tepeleme yönteminde vuruşların sadece önden arkaya doğru yapılması önemlidir. Donna Eden, “Energy Medicine – Enerji Tıbbı” isimli kitabında, bu yönün, Üçlü Isıtıcı Meridyenindeki enerji akışına ters olduğu için alışkanlıklar üzerinde özellikle etkili olduğunu vurguluyor.

Yöntemin bir de düşünsel ve sözel tarafı var.

Kulağımızı çevreleyen vuruşları yaparken, kısa bir cümle halinde derdimizi dile getirmemiz gerekir. Sol kulağımızın çevresine vuruşları yaparken, olumsuz cümleler kurarak problemimizi dile getiririz. Buradaki amacımız, yüzleşme uygulayarak, ilgili alışkanlığı zayıflatmaktır. Sol tarafa yaptığımız bu vuruşlar, beynimizin sol tarafını, yani mantık süzgeçlerinin aktif olduğu bölgeyi uyarır ve bilinçli zihnimize söylediğimiz cümleye itiraz etmesine fırsat verilmemesi sağlanır. Olumsuz yapıdaki bu cümle ve vuruş serisi tercihan 3 kez yinelenir.

Daha sonra sağ tarafa geçilir. Bu tarafta, benzer cümle bu kez olumlu bir yapıda söylenir. Yani tam bir olumlama cümlesi kullanılır. Sağ beyin lobu doğrudan verilen komutu almaya daha yatkın olduğu için, verdiğimiz olumlama doğrudan bilinçaltına ulaşır. Böylece, tercih ettiğimiz yeni alışkanlığı daha da güçlendirmiş oluruz.

Eğer amacımız herhangi bir eski alışkanlığı değiştirmek değil de, sadece yeni bir alışkanlığı kazandırmak ise, sol tarafı hiç kullanmaksızın, sadece sağ kulağımızın çevresine vuruşları uygulamak ve olumlama cümlelerini söylemek yeterli olur.

Temporal Tepeleme uygulamasında genel öneri sol tarafa vuruş yaparken olumsuz cümlelerin, sağ tarafa vururken olumlu cümlelerin tekrarlanması şeklindedir. Bunun yanısıra her iki tarafa da hem olumlu, hem de olumsuz cümleleri yinelerken aynı anda vuranlar, sadece sağ tarafı kullananlar, hatta sağ ile sol bölgeyi ters olarak (sağ tarafı olumsuz cümleler için, sol tarafı olumlu cümleler için) kullananlar da vardır.

Bizzat yaptığımız deneysel çalışmalarda, çoğunluğun tercih ettiği uygulamaların daha etkin olduğunu gözlemledik. Bu nedenle size de sol tarafa vuruş yaparken olumsuz, sağ tarafa vuruş yaparken olumlu cümleler kurmanızı öneriyoruz.
Şimdi para ve zenginlikle ilgili bir örnek verelim.

  • Sol Kulak: Ben değerli biri değilim (3 kez tekrarla)
  • Sağ Kulak: Ben değerli biriyim (3 kez tekrarla)
  • Sol Kulak: Ben gerektiği kadar paraya sahip değilim (3 kez tekrarla)
  • Sağ Kulak: Ben gerekenden daha fazla paraya sahibim (3 kez tekrarla)
  • Sol Kulak: Zenginlik benim hakkım değil (3 kez tekrarla)
  • Sağ Kulak: Zenginlik benim hakkım (3 kez tekrarla)
  • Sol Kulak: Para kazanmak benim için kolay değil (3 kez tekrarla)
  • Sağ Kulak: Para kazanmak benim için çok kolay (3 kez tekrarla)
  • Sol Kulak: Paranın fazlası yarar getirmez (3 kez tekrarla)
  • Sağ Kulak: Paranın fazlası iyidir. Onu paylaşabilirim (3 kez tekrarla)
  • Sol Kulak: Ben başarılı biri değilim (3 kez tekrarla)
  • Sağ Kulak: Ben başarılı biriyim (3 kez tekrarla)
  • Sol Kulak: Ben başarılı olursam, arkadaşlarım yanımda kalmaz (3 kez tekrarla)
  • Sağ Kulak: Ben başarılı olursam, çevrem de zenginleşir (3 kez tekrarla)

Yukarıdaki cümleler sadece örnek olarak verilmiştir. Elbette bu cümleleri aynen kullanabilirsiniz ama, daha iyi sonuçlar almak için kendi cümlelerinizi, kendi sözcüklerinizle oluşturmanız daha etkili olur. Önce olumlama cümlelerinizi oluşturun. Sonra da olumsuz cümlelerinizi.

Yukarıda verdiğim ve olumsuz-olumlu cümle çiftini peşpeşe kullanmak yerine, önce sadece olumsuz cümleleri sol kulağın çevresine vurarak peş peşe tekrarlamanız, sonra da sağ kulağın çevresine vururken olumlu cümleleri kullanmanız mümkün. Size hangisi daha uygun geliyorsa, o yöntemi kullanın. Larry Nims’in Gary Craig ile birlikte yaptığı bir sahne gösterisinde, bu tekniğin bir tür telepatik etkileşim amacıyla kullanıldığı görülüyor.

Larry Nims, sadece düşünce yoluyla Gary Craig’in kas davranışlarını yönetiyor. Bu etkileme biçimi, “Suret EFTsi” (Surrogate EFT) yöntemindeki etkiyle oldukça benzeşiyor. Kendi vücudumuz üzerinde oluşturduğumuz etkilerin ya da zihinsel olarak yoğunlaştığımız düşüncelerin, arada fiziksel bir temas olmaksızın bir başka bedende aynalanıyor olması dikkate değer.

Temporal Tepeleme ile ilgili deneysel uygulamalarımızı ve araştırmalarımızı ilgiyle -ve bazan şaşkınlıkla- sürdürüyoruz. Özellikle Bilinçaltı Sorgulama ile birlikte kullanıldığında bu yöntem, davranışlar üzerinde çok hızlı ve etkin sonuçlar üretiyor. Bu konudaki bilgi birikimi ve deneyimlerimizi en kısa zamanda yeni bir kitapta toplayarak sizlerle paylaşacağız.

Gelecek haftaki konumuz Bilinçaltı Sorgulama’da buluşmak üzere…

Ahmet Aksoy
ahmetaksoy@gamet.com.tr

http://eft-tepeleme.gamet.com.tr

Meraklısına not: Üçlü Isıtıcı Meridyen noktalarına yaptığımız vuruşların yeri itibariyle bir başka yan etki yarattığını düşünüyoruz: İç kulaktaki hassas denge organının, bu vuruşlardan etkilenme olasılığı var. Kafatasının herhangi bir yerine yapılan benzer vuruşlar da elbette kafamızı çevreleyen tüm noktaları ve onların ait olduğu meridyenleri etkileyecektir.

Referanslar:
(1) Donna Eden, Energy Medicine
(2) Stuart D. Marmorstein, The Temporal Tap: Reprogramming Your Mind to Change Your Life
(3) Larry Nims, Be Set Free Fast: Release Your Discomforts Now
(4) Roger Callahan, Tapping The Healer Within
(5) Gary Craig, The EFT Course
(6) Carol Tuttle
(7) Christine Sutherland

Eyl 082012
 
273 views

EFT – TEPELEME

Deneysel bir çalışma olan EFT [TEPELEME] isimli kitabımızı eşimle birlikte Aralık 2011′de yayınladık.
EFT, İngilizce “Emotional Freedom Techniques” sözcüklerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltma. Açılımı, “Duygusal Özgürleşme Tekniği”.
Kitabımızı özellikle adadığımız iki toplum kesimi var: birincisi öğrenciler, ikincisi ise Van depremzedeleri. Kitabımızda, her iki kesimin sorunlarına yönelik özel bölümler yer alıyor.
EFT – Tepeleme tekniği, kısaca, vücudumuzun enerji meridyenleri üzerinde yer alan bazı akupunktur noktalarının parmak uçlarıyla vurarak sistematik biçimde uyarılmasına dayanır. Bu teknik, fiziksel ve/veya psikolojik sorunlarımızın pek çoğunun vücudumuzdaki enerji akış sisteminde oluşan tıkanıklardan kaynaklandığını varsayar. Eğer enerji sistemimizdeki tıkanıklıklar ortadan kaldırılırsa, onlara bağlı sorunlar da ortadan kalkacaktır.
Eşim mimardır. Ben ise inşaat mühendisiyim. Her ikimiz de bilimsel gerçekliğe önem ve değer veririz. İşte bu nedenle, bu çalışmalarımızı soyut kavramlara değil, kendi deneyimlerimize ve gözlemlerimize dayandırdık.
Son yıllarda oldukça sık kullandığım bir deyiş var: “Herşey olacağına varır”.
Gerçekten de öyle oluyor.
Koşullar neyi gerektiriyorsa, o gerçekleşiyor.
Ama bunu basit bir kadercilik anlayışı olarak görmemek lazım. Bu, sadece gerçekçilik. Anlamasak ta, gerçekleri kabulleniş. Üstelik, sadece bildiklerimizi değil, bilmediklerimizi, bilemediklerimizi de…
EFT ile 2010 yılının Şubat ayında tanıştım. Ayrıntılarını anımsamıyorum bile. Benim için tamamen tesadüf. ( Oysa eşim, aynı konuyla yıllar önce tanışmış. Hatta bu konuya benim dikkatimi çekmeye de çalışmıştı. Ama ben, tam bir vurdumduymazlıkla karşılamış, gülüp geçmiştim.)
Her nasıl olduysa, Gary Craig tarafından hazırlanan ve erişime açık olan “EFT Manual” isimli dokümanı internetten indirip okudum.
Bu tür tekniklere genellikle kuşkuyla bakarım. Bana yabancı ve kuşkulu gelen her şeyi de peşinen reddeder, gerekirse sonradan incelemeye alırım. Ancak bu tekniğin yaratıcısının bir mühendis olması ve sistemi bir takım felsefi dayatmalara bağlamaya çalışmaması özellikle ilgimi çekti. Üstelik yöntem, çok basit, net ve açık bir şekilde tanımlanmıştı. Özetle, temel yaklaşım şöyleydi: “Dene ve Gör”. Olup biteni ispatlamaya, ya da açıklamaya çalışma girişimi yok. Sadece: “Dene ve Gör!”…
Ben de aynen öyle yaptım.
Önce test edilecek bir sorunumu saptadım.
Ayaklarım kendimi bildim bileli hep üşür. Bu nedenle evde çıplak ayakla ve terliksiz dolaşmam pek mümkün olmaz. Hele kışları mutlaka yün veya tiftik bir çetik giyerim. O zaman da ayağımda yün çetiklerim vardı.
EFT’yi sınamak için kendi açımdan böylesine zor bir konu seçmiştim. Yıllardır süregelen, kronik bir sorun…
Kurgu (setup) cümlem şöyleydi : “Ayaklarım üşüyor olsa bile, kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.” (Üstelik ayaklarımın üşümesi nedeniyle yaşadığım sıkıntıyı derecelendirmeyi de unutmuştum.)
Tüm döngüyü – kurgu, vuruşlar ve gamut- bilgisayar ekranındaki dokümana baka baka bir kaç kez tekrarladım.
Hayret!
Tüm uygulama sadece 10 dakika sürmüş, ama ayaklarımdaki karıncalanmaya benzeyen sürekli üşüme duygusu gerçekten de kaybolmuştu! Acemice yapılan bir uygulamanın sonucunda bu kadar net bir sonuç alabilmek gerçekten şaşırtıcıydı. (Uygulamanın etkisi, bir sonraki kış başına kadar sürdü. Neredeyse 8 ay. Ayaklarımın tekrar üşümeye başladığını farkedince, bu kez daha bilinçli bir şekilde tekrar EFT uyguladım ve tüm kış boyunca bir daha ayaklarımın üşümesinden yakınmadım.)
Bu şaşırtıcı sonucu alınca, merak ve ilgiyle EFT konusunu araştırmaya başladım. Türkçe kaynak yoktu. Bu nedenle internet üzerinden bulabildiğim her türlü İngilizce kaynağı taradım. EFT nasıl ve ne zaman ortaya çıkmış? Bu kadar etkin sonuçlar vermesinin nedenleri neymiş? Ne tür sorunlara uygulanabiliyormuş? Daha bir sürü soru…
Bir yandan da eşimle birlikte denemelere ve uygulamalara başladık. Öğrenciler, sanatçılar, ev hanımları, gayrimenkul uzmanları, gençler, yaşlılar…
Sonuçta ulaştığımız özet şu oldu: EFT’yi, tanımlanabilir her türlü soruna rahatlıkla uygulamak mümkün. Ancak, herkeste aynı sonucu vermeyebilir. Bazılarında 10 dakika içinde tüm sıkıntılar ortadan kalkarken, bazılarında belirgin bir etki gözlenmiyor. Bazı durumlarda ise etki, bir kaç gün sonra ortaya çıkıyor. Ama bugüne kadar bizzat yaptığımız uygulamalarda yanıt alamadığımız tek bir örnek bile olmadı.
Çeşitli ülkelerde, farklı alanlarda EFT uygulamaları var. Örneğin bazı okullarda öğrencilerin enerjilerini dengelemek ve stresten arınmalarını sağlamak için uygulanıyor. Bir diğer önemli etki alanı ise PTSD (Travma Sonrası Stres Düzensizliği). Amerika’da Vietnam, Körfez ve Irak savaşından ağır sorunlarla dönen ve tıbbi çözümlerden yeterince yararlanamayan askerlere uygulandığında önemli başarılar elde edilmiş.
İngilizce kökenli EFT (Emotional Freedom Techniques) sözcüğü yerine, artık, TEPELEME sözcüğünü kullanmayı yeğliyoruz. Yeni uygulamalarda başımızın tepesi, en önemli noktalardan birisi. Parmak uçlarıyla vurma teriminin İngilizce karşılığı olan “tapping”, tepeleme sözcüğünü andırıyor. Zaten yapmak istediğimiz şey de “sorunlarımızı tepelemek”ten başka bir şey değil! Tepeleme terimi bu nedenle akılda çok daha kolayca yer edebilir.
EFT – Tepeleme tekniği, günlük yaşamın yoğun baskısıyla başa çıkabilmek açısından inanılmaz derecede basit ama etkili bir araç.
Size de öneriyoruz.
İnanmak zorunda değilsiniz.
Sadece deneyin ve sonucuna kendiniz karar verin!

Kitabımızı kendi olanaklarımızla bastırdık ve dağıtımcıya vermedik. Eğer bu eseri edinmek isterseniz http://eft-tepeleme.gamet.com.tr/eft-tepeleme-kitabi/ linkine tıklayarak ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

Ahmet Aksoy – Nilüfer Aksoy

Nilüfer Aksoy: 0533 472 7723 – naksoy@gamet.com.tr
Ahmet Aksoy: 0533 339 0959 – ahmetaksoy@gamet.com.tr

Eyl 082012
 
340 views

Herkese merhaba!

Daha önceleri http://eft.axtelsoft.com site adresinde sürdürdüğümüz faaliyetlerimizi bundan böyle bu adreste sürdüreceğiz.

Çünkü EFT – Tepeleme atölye çalışmalarımızı zaten Gamet Gelişim Akademisi bünyesinde yapıyoruz. Bu nedenle web sitemizi de aynı çatı altına taşımak hem sizin hem de bizim için erişim kolaylığı sağlayacaktır.

Yeniden görüşmek üzere!..